17 Ocak 2026, Cumartesi
13.8 C
Lefkoşa
arşivhaberTOPLUMSAL VAROLUŞ İÇİN MÜCADELE MİTİNGİ - Salih Batak

TOPLUMSAL VAROLUŞ İÇİN MÜCADELE MİTİNGİ – Salih Batak

Gazetenin haftalık olduğu okuyucuları/ takipçileri tarafından bilinmektedir. Ve anlayacağınız gazetenin haftanın Cuma günleri piyasaya çıkmasından dolayı, yazmak istediğim konu (yani bugünkü miting) üzerinde geçmiş günlere dayanan fikirler sunmak ya da bu fikirleri yorumlamak için geç kaldık…

Düşündüm ki şimdiden, gerçekleştirilecek miting üzerine, yurttaşların beklentilerini, fikirlerini veya devlet, kurum ve örgütlerin eleştirilerini dikkate alarak yorumlamak yerine, mitingin kafada canlandırılıp, sonuçları üzerinde tartışılacak tahminlerde bulunmak daha faydalı gibi görünüyor. En azından bu yazıyı hangi ölçüde yazacağım üzerinde düşünürken bu daha mantıklı ve daha heyecanlı gibi geldi…

Elbette daha miting gerçekleştirilmediği için yapacağım yorumlar sadece tahminden ibaret olacaktır. Bu yüzden yanlış/ eksik veya haksızlık yapıldığını düşünülecek yerde sadece önyargılarımın gösterdiği hedefi deşifre etmekten başka, herhangi bir eleştiri yapılırken bunun göz önünde bulundurulması kanaatindeyim…

***

Ben daha çok mitingin ismi ve işlevi üzerinde durmak istiyorum. Çünkü gerçekleştirilecek olan kitlesel eylemin, günlerdir yapılan propagandanın içeriğini isminden anlamamız gerekiyor mu?

Bu soru özellikle mitinge katılacak bir kişi için gerekli ve önemli…

Gerekliliğinin esasen dayanağı, önceden tarihi belirlenen mitingin gün yaklaştıkça içeriği ve işlevi üzerinde yapılan tartışmalar ve bu tartışmaların doğurduğu ayrışmalara karşı, medya ve örgütlerin açıklamalarının gösterdiği hedefler, çok çelişkili…

***

Çelişkileri biraz açmak gerekirse, gerilere gitmek gerekecektir.

Türkiye’nin Kıbrıs üzerindeki yükünü azaltmak için yıllardır işbirlikçileri aracılığı ile geçirmeye çalıştığı söz konusu ekonomik paketler vardır. Bu paketleri faydalı gören kesim, Türkiye’nin çıkarlarını kollayan elitler ve yıllardır insanların duygularını  “milli” çıkarlarına alet etmek için dillerine doladıkları nutuklardan etkilenen yurttaşlardır.

Bir diğer seçenek; yani Türkiye’nin Kıbrıs üzerindeki yükünü azaltmak için dayattığı paketlerin aslında topluma dayatılan imha paketi olduğunu vurgulayan kesimdir.

Geçmiş senelerden beri bu paketi hayata sürmeyi öngören Türkiye’ye karşı direniş gösterildi. Ve bu gerçekleşecek olan eylem /miting de yine bir direniş hareketidir.

Kesinlikle isimden rahatsızlık değil de, bilakis memnun olduğum mitinge; gün yaklaştıkça ismine yakışmayan örgütlerin dahil edilmesi ve yine ismine yakışmayan tartışmaların sahne alması beni çok etkiledi.

Etkiledi ki düşündürdü…

Özellikle adına “Toplumsal Varoluş Mitingi” dediğimiz bu başkaldırı hareketinde, tartışılacak konu kesinlikle hangi pankartların taşınacağı değildi.

Veya CTP ve TDP’ye ne kadar alışsak da, ÖRP ve DP gibi partilerin var olup, olmayacağı söz konusu bile olmamalıydı.

Bu partilerin ve hangi pankartların taşınacağını tartışma konusu eden sendikaların bu platforma destek vermesi, hatta platform içerisinde bulunması çok yanlış…

Çünkü bu tartışmalar yanlış sonuçlara gebe…

Yine tahminen yazdığımı belirterek, miting alanında açılacak pankartların ve bayrakların adına varoluş mücadelesi denilen bir başkaldırı hareketi içerisindeki çelişkili duruşu ve miting sonrasında medyada ve basın kuruluşlarında tartışılması mutlaka gündemde olacaktır.

Kimi “zarar”sız sendika ve örgütler kabuklarına çekilecek… (Çünkü amaçları bu var olan çarpık düzene karşı dur demek değil, sadece günübirlik yanlışlıklarda çoğunluğa uyarak destek vermektir.) Kimisi alanda açılacak rahatsız edici pankartları veya söylemleri, hatta sloganları eleştirecektir bile…

En kötüsü de, eğer attıklarım tutarsa; geçmişte birçok örneği olduğu gibi, basın bu mitingin önemi üzerinde durmaktan ziyade; sadece pankartların getirdiği rahatsızlıklar üzerinde durulması ile yetinecektir…

Böyle olmaması ümidi ile…

Diğer yazıları

Umud’un yeri – Halil Paşa

Halil Paşa'nın Havadis Gazetesi eki Poli Dergisinde yayınlanan yazısı Dükkanın...

DAÜ BİR-SEN’den DAÜ çalışanlarına açık mektup

DAÜ BİR-SEN Eş Başkanları Buğu Sümen Cohar ve Kazım...

Yasa gücünde kararname çıkarma yetkisi ve sınırları – Mehmet Öner Ekinci

Hukukçu-ve Emekli Meclis Genel Sekreteri olan Mehmet Öner Ekinci’nin...

Seçici hafızalar – Omar Robert Hamilton (Mada Masr)

Ne Muhammed Mursi ne de Mısır ordusu taraftarıyım. Kendimi...

Siyasi Partiler Ledra Palace’ta görüştü

Bazı Kıbrıs Türk ve Rum siyasi partiler rutin toplantıları...
4,157BeğenenlerBeğen
947TakipçilerTakip Et
3,996TakipçilerTakip Et
761AboneAbone Ol

Son eklenenler

Chávez’den Maduro’ya: 21. yüzyıl sosyalizminin yükselişi ve çöküşü (2) – Özgür Orhangazi

Chávez döneminde uygulanan ekonomi politikaları, petrol gelirlerinin yeniden dağıtımına...

Venezuela, MAGA ve Çin – Cihan Tuğal

Orta büyüklükte bir ülkenin cezalandırılması Trump’ın hanesine yazılan bir...

Kıbrıs pencerelerinden içeriye sızanlarla – Özkan Yıkıcı

Bir Lefkoşa gecesine daha girdim. Bugünkü tuhaflık, ama ileride...

Diktatörler gitsin ama! – Yücel Vural

Dünya’nın büyük bir bölümünde büyük bir karmaşa yaşanıyor. Bunun adını,...

ABD ile Avrupa arasında ‘Grönland savaşı’ mı çıkacak? – Yücel Özdemir

ABD Başkanı Trump geri adım atmadığı takdirde “Grönland sorunu”,...

TRT nefret kuşağı: ‘Gökkuşağı Faşizmi’ – Gözde Bedeloğlu

2015 yılında ilk kez polisin plastik mermi, biber gazı...

Grönlandlı Olsaydım – Özkan Yıkıcı

Şu anda elbet ben Grönlandlı olamazdım. Bırakın olmayı, oraya...

Canlı yayın