Kıbrıs iktibasMertkan HamitCasino Ekonomisi Üzerinden Bir Gerçeklik Testi: KKTC Ne Kazanıyor, Ne Kaybediyor? - Mertkan...

Casino Ekonomisi Üzerinden Bir Gerçeklik Testi: KKTC Ne Kazanıyor, Ne Kaybediyor? – Mertkan Hamit

Orjinal yazının kaynağıekopolitix.wordpress.com

Doğu Akdeniz’de kumar sektörü üzerinden yapılan karşılaştırmalar, aslında ekonomilerin nasıl yönetildiğini en çıplak haliyle ortaya koyuyor. Aynı sektörde faaliyet gösteren üç yapı var: Yunanistan, Kıbrıs Cumhuriyeti ve Kıbrıs’ın kuzeyi. Ancak ortaya çıkan sonuçlar birbirinden oldukça farklı.

Bu fark sadece sektörün büyüklüğüyle ilgili değil. Asıl mesele, devletin bu sektörden ne kadar pay alabildiği ve bunu ne kadar bilinçli bir şekilde yaptığı.

Yunanistan: Büyük sektör, güçlü devlet

Yunanistan’da kumar sektörü tamamen ölçülebilir bir yapı üzerine kurulmuş durumda. 2025 yılı itibarıyla toplam bahis hacmi yaklaşık 16.7 milyar euro, devletin buradan elde ettiği gelir ise 1.04 milyar euro.

Bu şu anlama geliyor: devlet, sistemde dönen her 100 euronun yaklaşık 6.2 eurosunu doğrudan kamu geliri olarak alabiliyor.

Buradaki kritik unsur şu:

Sistem tamamen veri temelli çalışıyor. Bahis hacmi (toplam oynanan para), oyunculara ödenen kazançlar ve operatörlerin elde ettiği gelir ayrı ayrı takip ediliyor. Dolayısıyla vergi, gerçek ekonomik aktiviteye bağlı olarak alınıyor.

Kıbrıs Cumhuriyeti: Küçük ama disiplinli model

Kıbrıs Cumhuriyeti’nde sektör daha küçük, ancak çok daha teknik ve kontrollü bir yapıya sahip.

2023 verilerine göre:

Toplam bahis hacmi yaklaşık 1.1 milyar euro Brüt oyun geliri (Gross Gaming Revenue – GGR), yani oyuncuların kaybettiği ve operatörlerin kazandığı net tutar: yaklaşık 123 milyon euro Bu tutar üzerinden yaklaşık %10 vergi alınıyor

Burada kullanılan kavram önemli:

Brüt oyun geliri (GGR), toplam bahis miktarından oyunculara ödenen kazançların çıkarılmasıyla elde edilen gerçek gelir.

Devlet, “oynanan parayı” değil, gerçek kazancı vergilendiriyor. Bu da sistemi hem daha adil hem de daha sürdürülebilir hale getiriyor.

kktc: Büyük sektör, eksik ölçüm

Sektörün ekonomiye katkısı: yaklaşık 1.2 milyar dolar olduğu Casinocular birliği tarafından iddia ediliyor (yaklaşık 1.1 milyar euro) Kamunun elde ettiği gelir: yaklaşık 100 milyon euro. Ancak Casino Isletmecilerinin iddiasına göre Ercan Havalimanı’na gelen yolcuların yaklaşık %60’ı casino amaçlı

Bu veriler tek başına bakıldığında sektörün güçlü olduğu izlenimini veriyor. Ancak burada ciddi bir sorun var:

1. Toplam bahis hacmi kamusal bir bilgi olarak ortada yok yani bilinmiyor Brüt oyun geliri (GGR) resmi olarak hesaplanmıyor Verginin hangi ekonomik tabana dayandığı net değil

Bu durum, basit bir teknik eksiklik değil. Bu, doğrudan kamu gelirinin ne kadarının potansiyel olarak kaybedildiğinin bilinmemesi anlamına geliyor.

Veri olmadığı için KKTC’de sektörün gerçek büyüklüğünü doğrudan ölçemiyoruz. Ancak diğer ülkeleri referans alarak tahmin yapabiliyoruz.

Eğer:

Casino sektörünün ekonomiye katkısı yaklaşık 1.1 milyar euro ise Bunun tamamı doğrudan casino geliri değil, otel, restoran ve diğer hizmetleri de içeriyorsa

Makul bir tahminle:

Brüt oyun geliri (GGR): 200–300 milyon euro Toplam bahis hacmi: 2–3 milyar euro muhafazakar bir tahmindir. Bu tahmin, kuzeydeki casino sektörünün Kıbrıs Cumhuriyeti’nden belirgin şekilde daha büyük olduğunu gösteriyor.

Şimdi en kritik noktaya gelelim.

KKTC’de devletin aldığı gelir yaklaşık 100 milyon euro.

Eğer aynı sektör:

Yunanistan’daki gibi yaklaşık %6–7 oranında vergilenseydi ; Kamu geliri 120–180 milyon euro aralığında olurdu.

Bu durumda ortaya çıkan fark: eksi 50–80 milyon euro seviyesindedir.

Bu fark küçük değil. Bu, doğrudan kullanılmayan bir kamu kaynağı anlamına geliyor

kktcde casino sektörü sadece bir sektör değil. Ekonominin merkezinde yer alıyor. Turizmin önemli kısmı casino kaynaklı Hizmet sektörü büyük ölçüde buna bağlı Döviz girişinin önemli bir kısmı buradan geliyor

Ancak aynı sektör tam ölçülmüyor şeffaf değil vergi açısından optimize edilmemiş. Bu şu anlama geliyor, ekonomi yüksek düzeyde bir sektöre bağımlı ama devlet bu bağımlılığın karşılığını tam olarak alamıyor.

Lisans temelli yaklaşım yapısal bir Sorun’s dönüşüyor. Çünkü, KKTC’de mevcut yapı büyük ölçüde: lisans ücretleri sabit ödemeler üzerine kurulu oysa sabit gelir üreten sistem, faaliyetteki büyümeden sınırlı pay alır

Faaliyet bazlı sistem ise sektör büyüdükçe kamu gelirini artırır. KKTC bugün ikinci modelin avantajını kullanamıyor.

Bu tartışma çoğu zaman yanlış bir yere çekiliyor. Mesele “casino olmalı mı olmamalı mı” değil.

Asıl mesele. kamu bu sektörü ölçebiliyor mu, yönetebiliyor mu ve adil şekilde vergilendirebiliyor mu? Dillere pelesenk “egemen” devlet ; “egemenliğini” laf salatası yaptığı milli ve zilli konular dışında icra edebilecek bir kudrete sahip midir?

Sonuç olarak kktcde casino sektörü büyük, dinamik ve ekonomik olarak kritik. Ancak aynı zamanda eksik ölçülen ve potansiyeline göre düşük vergi toplanan bir alan. Toplam bahis hacmi düzenli olarak ölçülür brüt oyun geliri resmi bir gösterge haline getirilir vergi bu temel üzerinden yeniden yapılandırılır

KKTC’nin yılda 50–80 milyon euro ek kamu geliri yaratması mümkün.

Bu bir varsayım değil. Bu, mevcut verilerin izin verdiği en makul hesap.

Diğer yazıları

İmparatorun Üsleri: Her Şeyi Söyleyip Hiçbir Şey Vaat Etme Sanatı – Mertkan Hamit

Cumhurbaşkanı Nikos Hristodulidis bu hafta Bloomberg TV’ye bir röportaj...

“Unutma” Emri – Mertkan Hamit

CTP Genel Başkanı Sıla Usar İncirli’nin Aydınlık Gazetesi’ne verdiği röportaja...

Liderlerarası görüşmelerden anlam çıkarma denemesi… – Mertkan Hamit

Crans Montana’daki kolektiflik başarısızlık sonrası ‘seçtirilen’ Ersin Tatar aracılığıyla,...

Adaletin kelepçeleri ve bizim sessizliğimiz – Mertkan Hamit

Bir ayı aşkın süredir beş Kıbrıslı Rum hapisteydi. Sağlık...

Bir Temmuz bunalımı – Mertkan Hamit

Son buzul çağının 14,000 yıl önce sona erdiği kabul...
4,157BeğenenlerBeğen
947TakipçilerTakip Et
3,976TakipçilerTakip Et
805AboneAbone Ol

Son eklenenler

Görünür, görülmezlik altında gerçekleri arama hamleleri – Özkan Yıkıcı

Etrafımızda savaş var. Savaşın yükü bize dek çoktan geldi....

Hellimden Hellim Peynirine; Kültür Politigdir! – Halil Karapaşaoğlu

Buray Hoşsöz: "Hellim peynir değildir. Peynir çeşiti olabilir ama...

Sahnede ışıyan iyilik: Ada oyunu – Neşe Yaşın

Bir dönemde marjinal olan dudak uçuklatan sözler ve davranışlar...

EOKA: Mitos ve Gerçek – Niyazi Kızılyürek

31 Mart 1955 tarihinde gece yarısından hemen sonra Kıbrıs...

Küba: Finansal Boğma, Enerji Kuşatması ve Özbelirlenim Mücadelesi – Nicolas Menna

İnatçılık benimle mi doğdu acabaBugün akıldışı görünen şeyin inadıDüşmanı...

ABD dış politikası ve emperyalizm – Ümit Akçay

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları ve buna karşı...

ABD’nin delilik çağı – Fehim Taştekin

Soykırımcı-Epstein Koalisyonu, İran’da gösterişli darbelerle acziyet ve umutsuzluk yaratarak...

COP31’e giderken: İklim adaleti mi savaşın enerji rejimi mi? – Fevzi Özlüer

2020 yılında, Eko Eko Eko belgeselinin çekimleri sırasında yaptığımız bir söyleşide şu...

Canlı yayın