Seçim öncesinde yapılan kamuoyu yoklamalarında Fidesz’den ayrılan Peter Magyar’ın başını çektiği muhafazakar Tisza partisi açık arayla önde görünüyor. Tisza ve Lideri Magyar’ın en önemli vaatleri arasında AB ile ilişkileri normalleştirme bulunuyor

Avrupa’da bütün dikkatler Macaristan’da 12 Nisan’da yapılan parlamento seçimlerinde. Yapılan anketlere göre, 2010’dan bu yana aralıksız olarak tek başında iktidarı elinde tutan aşırı sağcı, milliyetçi Macar Yurttaşlar Birliği (Fidesz) ve Lideri Viktor Orban’ın tahtı sallantıda. Bugüne kadar Avrupa Birliği’nin (AB) aldığı pek çok karara itiraz eden, Rusya ile yakın ilişkiler içerisine giren, içeride ise göçmenlere, basına yönelik baskılar sürdüren Orban’ın devrilmesi, hem ülkede hem de Avrupa’da, yeni bir döneme kapı aralama olarak değerlendiriliyor.
Seçim öncesinde yapılan kamuoyu yoklamalarında Fidesz’den ayrılan Peter Magyar’ın başını çektiği muhafazakar Tisza partisi açık arayla önde görünüyor. Son anketlerde Tisza’nın 199 sandalyeli Macaristan parlamentosunda 138-142 arasında sandalye kazanarak, anayasayı değiştirecek üçte iki çoğunluğu sağlayabileceği ileri sürülüyor.
Kamuoyu araştırma enstitüsü Median’ın araştırmasına göre 16 yıldır aralıksız iktidarda bulunan Fidesz ise ancak 49-55 arasında sandalye kazanabilecek. 16 yıl boyunca çoğu zaman üçte iki çoğunluğu elinde tutan Fidesz, iktidarda kalmak için seçim yasasını değiştirmişti. Değiştirdiği yasa şimdi Fidesz’in aleyhine işliyor. Median’ın tahminleri, şubat sonu ile mart ayı arasında gerçekleştirilen ve toplam 5 bin kişiyle yapılan anketlere dayanıyor. Enstitü, dört yıl önceki seçim sonuçlarını doğru tahmin etmişti.
Rüşvet ve yolsuzluk Orban’ı sarstı
Fidesz ve Orban’ın halk arasında desteğinin azalmasına neden olan gelişmelerin başında ülkede yaşanan yolsuzluk, rüşvet ve yoksulluk geliyor. Şubat 2026 itibarıyla ülkedeki işsizlik oranı yüzde 4.9’a yükseldi. Bu rakam, 2016’dan bu yana görülen en yüksek seviye. Keza yoksulluk da sürekli artıyor. 2025 ortalarında yayımlanan Eurostat verilerinde Macaristan “gerçek bireysel tüketim”de (AIC) AB genelinde son sıraya geriledi. Bu veri, hane halklarının refahını ve satın alma gücünü ölçen en önemli göstergelerden biri. Yüksek enflasyon, reel ücretlerin alım gücünü eritmiş ve orta sınıfın bir kısmını yoksulluk sınırına yaklaştırmış durumda.
Yanı sıra, AB’nin Macaristan’a mali yardımları bloke etmesi de ekonomik sorunların derinleşmesine yol açtı. Muhafazakar Tisza ve Lideri Magyar’ın en önemli vaatleri arasında AB ile ilişkileri normalleştirme bulunuyor. Bu nedenle Avrupa ülkelerinin çoğu Orban’a karşı Magyar’a destek veriyor.
ABD’den Orban’a açık destek
ABD ise Orban’ın iktidarda kalmasını istiyor. Seçimlerden önce başkent Budapeşte’ye giden ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, açıkta Orban’ı destekledi. Vance ziyareti sırasında AB’yi seçimlere müdahale etmekle suçladı. Yaptığı açıklamada, “Brüksel’deki bürokratlar, hükümet başkanını sevmedikleri için Macar halkını baskı altında tutmak adına ellerinden gelen her şeyi yapıyor” ifadelerini kullandı.
Almanya Hükümeti, Vance’nin suçlamalarını reddetti. Hükümet Sözcü Yardımcısı Sebastian Hille, Vance’in ziyaretinin Macaristan’daki parlamento seçimlerinden sadece birkaç gün önce gerçekleşmesinin, “seçimlere müdahale” olduğunu söyledi.
Orbán, AB’de ‘Rusya dostu’ olarak biliniyor. Mart ayında düzenlenen AB zirvesinde, Ukrayna’ya verilmesi öngörülen 90 milyar avroluk yardım, Orban tarafından veto edilmişti.
Orban seçim kampanyası sırasında Ukrayna savaşını yoğun olarak kullandı. Rakibi Magyar’ın Ukrayna’ya Macar askerleri göndereceğini ileri sürdü. Afişlerde Magyar’ı Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ve AB Parlamentosu muhafazakar EVP Grubu Başkanı Manfred Weber ile birlikte kullandı. Sosyal medyada ise Fidesz, bir Macar askerinin kurgusal infazını gösteren bir yapay zeka videosu yükledi. Videoda pencereden dışarıya bakan küçük kız, Ukrayna’da savaşa giden babasının ne zaman geri geleceğini soruyor.
Başbakanlık koltuğuna oturmaya hazırlanan Magyar kimdir?
Anketlere bakılırsa 12 Nisan’da yapılacak seçimlerden sonra başbakanlık koltuğuna oturması kesin gibi görünen Péter Magyar, uzun yıllar iktidardaki Fidesz ve hükümet çevrelerine yakın bir isimdi. Bu nedenle sistemin içinden geliyor. Macaristan’ın Eski Adalet Bakanı Judit Varga’nın eski eşi. Devlet şirketlerinde yönetim kurulu üyeliği ve diplomatik görevler dahil olmak üzere çeşitli üst düzey görevlerde bulundu.
Magyar’ın ismi, 2024’ün başlarında Macaristan’ı sarsan “çocuk istismarı affı skandalı” ile duyuldu. Bu skandal, Cumhurbaşkanı Katalin Novák ve Magyar’ın eşi Judit Varga’nın istifasına yol açmıştı. Magyar, eşinin “Kurban edildiği” ve ülkenin birkaç aile tarafından yönetilen bir şirket haline geldiğini iddia ederek Fidesz’den ayrıldı. Adalet Bakanlığı içindeki yolsuzlukları kanıtladığını iddia ettiği gizli ses kayıtlarını paylaşarak geniş çaplı protestolar başlattı.
Kitle desteğinin arttığını gören Magyar, kısa sürede Tilsza (Saygı ve Özgürlük Partisi) adı altında bir parti kurdu. Kendisini ne tam sağcı ne de solcu olarak tanımlayan Tilsza, daha çok “merkezdeki muhafazakar” olarak görülüyor, yolsuzluk karşıtı olduğunu iddia ediyor ve Avrupa Birliği ile daha yapıcı ilişkiler kurulmasını savunuyor. 2024’te yapılan Avrupa Parlamentosu seçimlerinde yüzde 30’a yakın oy alarak Orbán döneminde bir muhalefet partisinin ulaştığı en yüksek başarıyı elde etmişti.
Macaristan’daki muhalefeti birleştirmeyi başaran Magyar, böylece 16 yıldır başbakanlık koltuğunda oturan Viktor Orban’ın en büyük rakibi oldu.



