iktibasYücel ÖzdemirSilahlanmada Alman-Fransız rekabeti - Yücel Özdemir

Silahlanmada Alman-Fransız rekabeti – Yücel Özdemir

Orjinal yazının kaynağıevrensel.net

Bundan yaklaşık dokuz yıl önce, temmuz 2017’de Almanya ve Fransa tarafından başlatılan ‘ortak savaş uçağı’ üretme projesi, ülkeler arası rekabetten ötürü dağılmakla karşı karşıya. 100 milyar avroluk bütçeye sahip olan “Future Combat Air System” (geleceğin savaş uçağı sistemi-FCAS) projesi kapsamında, mevcut savaş uçakları üretiminin birleştirilmesi hedefleniyordu. Halihazırda Fransa Rafale ve Mirage; Almanya Eurofighter savaş uçaklarının üretiminde söz sahibi.

Dokuz yıl önce bu devasa askeri yatırım hamlesi Almanya Başbakanı Angela Merkel ve Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron tarafından “devrim” olarak nitelendirilmişti. Projenin akıbetinin bu ayın sonuna kadar belli olması bekleniyor.

Ne var ki, ocak ayında her iki ülkenin ortak bakanlar kurulu toplantısından sonra verilen mesajlarda FCAS’nin tıkandığı gizlenmiyordu. Şimdiden, Fransa’da 2027’de yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimlerinin aşırı sağcılar tarafından kazanılması durumunda “Projenin cenaze töreninin yapılabileceği” yazılıyor. Ancak, aşırı sağdan bağımsız olarak her iki ülkenin silah tekelleri arasındaki rekabet projenin geleceği üzerinde asıl belirleyici olan.

FCAS sadece bir uçak projesi değil

Projeye Almanya ve Fransa tarafından siyaseten büyük önem verilse de her iki ülkenin tekelleri arasında süren rekabet, aynı zamanda hangi ülkenin sözünün geçerli olacağını belirliyor. Almanya, savaş uçağı üreten Airbus ile projeye dahil olurken, Fransa’da Rafale ve Mirage savaş uçaklarını üreten Dassault ile projeye katıldı. Dassault, tekel olarak en gelişkin altyapı ve teknolojiye sahip olduğunu belirterek kendi sözünün geçmesini isterken, Eurofighter’ın üretici Airbus’ın Alman kanadı ise sermaye bakımından daha büyük olduğu için kendisinin etkili olmasını istiyor. Pazarlıklar adından İspanya da projeye dahil olurken, asıl kavga ise hâlâ Dassault ile Airbus arasında sürüyor.

Süddeutsche gazetesinde yer alan bir haber analize göre, Dassault’un CEO’su Eric Trappier, yıllardır ortak proje konusuna pek sıcak bakmıyor. Geçen yıl, “Kibirli görünmek istemem, ancak bir savaş uçağı yapmak için kendi yeteneklerim dışında başkasının yeteneklerine ihtiyacım mı var?” diyerek, Dassault’un Airbus’tan üstün olduğunu dolaylı olarak ifade etmişti.

Bu çıkışın maddi bir arka planı da var. Zira Dassault, altıncı nesil savaş uçağı geliştirdi. Bu uçak, hava savaş sisteminin kalbini oluşturuyor. FCAS üretimi insansız hava araçları, sensörler ve ağ bağlantısı sistemi üzerinden yapılacak. Bu nedenle geçtiğimiz aralıkta Fransızlar, projenin kendi liderlikleri altında olması gerektiğini açık olarak ilan ettiler. Dassault’un ürettiği Rafale, Avrupa’nın ürettiği en başarılı savaş uçaklarından biri kabul ediliyor. Geçen yıl Dassault 26 uçak sattı. Her yeni siparişle birlikte Fransa’nın FCAS’de de söz sahibi olabileceğine dair güven arttı. Bu arada silahlanmaya devasa bütçeler ayıran Almanya’nın, Fransa’dan Rafale yerine ABD’den 35 adet F-35 ısmarlaması da yüksek sesle olmasa da tepkiyle karşılandı.

Almanya ise tedarik ve finans gücünü öne çıkararak FCAS’de kendisinin söz sahibi olmasını dayatıyor. Denilebilir ki; Fransa teknolojik üstünlük ve altyapı nedeniyle son sözünü söylemek isterken, Almanya finansman gücüne güveniyor. Öte yandan ikisinin de tek başına 100 milyar avroluk projeyi hayata geçirme koşulları zor.

Fransa’nın ek bütçe ayırması pek mümkün görünmüyor. Zira borçlanma alabildiğince büyümüş ve bu tartışmalara yol açmış durumda. En son savunma harcamaları 6.7 milyar artarak toplam 57.1 milyar avroya çıkarıldı.

Almanya’dan İsveç seçeneği

Fransa ile FCAS üzerinden restleşme aşamasına gelen Almanya, baskıyı artırmak için İsveç’in silah ve otomobil tekeli Saab ile iş birliğini gündeme getirdi. Saab, Gripen adında bir savaş uçağı üretiyor. Alman basınında konuyla ilgili olarak yer alan haberlere göre, Saab CEO’su Micael Johansson, “Almanlarla ortak bir savaş uçağı üretmeye hazırız” demişti.

Bir diğer seçenek ise Almanya’nın İngiliz-İtalyan-Japon ortaklığı olan Global Combat Air Programme (GCAP) programına dahil olması. British Aerospace (İngiltere), Leonardo (İtalya) ve Japon havacılık konsorsiyumu JAIEC (Mitsubishi) tarafından desteklenen proje, epey ilerlemiş durumda.

Fransa ile anlaşamayan Almanya’nın bu projeye dahil olması, ocak ayında Roma’ya giden Almanya Başbakanı Friedrich Merz’in gündemindeydi. İtalyan günlük gazetesi “Corriere della Sera” Almanya ile İtalya arasında görüşmelerin olduğunu yazmıştı. İtalya, Almanya’nın projeye dahil olmasına sıcak bakıyor. Ancak Airbus’ın GCAP projesine nasıl entegre edilebileceği belirsiz.

Hem müttefik hem rakip

Almanya ve Fransa arasında FCAS üzerinde süren ve muhtemelen bu ayın sonuna kadar netleşmesi beklenen tartışmalar, çok yakın iki müttefik gibi görünen iki ülke arasında aynı zamanda bir rekabetin de olduğunu gösteriyor. Silah tekelleri arasındaki rekabet, ülkelerin çıkarlarını daha fazla öne çıkardığını gösteriyor. Bir uzlaşmanın sağlanmaması durumunda Alman-Fransız stratejik ortaklığının derin bir yara alacağı bugünden ifade ediliyor.

Diğer yazıları

Savaşın tetikçisi silah tekelleri – Yücel Özdemir

Dünya adeta bir savaştan diğerine sürükleniyor. Bugün 14. gününe...

İran savaşı, Hürmüz Boğazı ve dünyanın darboğazı – Yücel Özdemir

Bir haftasını geride bırakan İran savaşının uzun sürmesi durumunda,...

Almanya-Çin ilişkilerinde ‘zorunlu partnerlik’ mi? – Yücel Özdemir

İki hafta önce Münih Güvenlik Konferansında ABD’ye esip yağan...

ABD’nin yeni hesabı: Avrupa’da askeri küçülme – Yücel Özdemir

Her ne kadar geçen hafta sonu Münih Güvenlik Konferansı'nda...

‘Arka bahçeden’ aktörlüğe: Avrupa’nın ABD’ye yanıt arayışları – Yücel Özdemir

Yılın ilk ayı oldukça gerilimli, hareketli ve belki de...
4,157BeğenenlerBeğen
947TakipçilerTakip Et
3,977TakipçilerTakip Et
804AboneAbone Ol

Son eklenenler

Konuyu ele alırken – Özkan Yıkıcı

Bilmem farkında mısınız: Hele de son yaşanan olayları da...

Türkiye hâlâ “seçimli otoriter” mi? – Cansu Çamlıbel

Hükümet medyasının son bir haftadır kulağına fısıldanan üç senaryo...

Duvardaki tuğla İran mı? – Hediye Levent

Amerika-İran-İsrail savaşı birinci ayını doldurdu ancak hâlâ ne Amerika’nın...

Öldürmeyi reddedenler – Şendoğan Yazıcı

Anayasa Mahkemesinin önünde 30'dan fazla vicdani ret başvurusu yıllardır...

Katliam Teknolojileri: İran’a Emperyalist Saldırıda Yapay Zekâ Kullanımı – Davi Barbosa

LUCAS, geçen cumartesi İran semalarını istila eden Amerikan insansız...

Savaşın yayılması ve bölgesel yeniden dizayn politikasına etkileri – Yusuf Karadaş

ABD ve İsrail’in İran’a karşı başlattığı savaş bir ayını...

Ahmad Kaabour’u uğurlarken: Sansür ve direniş – Kıvanç Eliaçık

“Almanya Filistinli yazarları sansürledi.”Geçtiğimiz hafta böyle haber başlıkları okuduk....

Bu grev ve emekçi eylemi, bir “hak” mücadelesidir ve haklıdır… – Hasan Kahvecioğlu

İtfaiye aracından kitle üzerine su fışkırtma…Yirmi yaşındaki çocuğun gözünün...

Canlı yayın