6 Aralık 2025, Cumartesi
14.8 C
Lefkoşa
iktibasİbrahim VarlıTrump, Grönland ve yeniden çizilen haritalar - İbrahim Varlı

Trump, Grönland ve yeniden çizilen haritalar – İbrahim Varlı

Orjinal yazının kaynağıbirgun.net

Lenin’in “kapitalizmin en yüksek aşaması” olarak formüle ettiği emperyalizmin, dünyayı yeniden paylaşma iştahının nüksettiği tarihsel bir kırılmanın eşiğindeyiz. Emperyalist-kapitalist sistemin krizi derinleşirken güç merkezleri arasındaki hegemonya ve paylaşım savaşı da şiddetleniyor. Aynı bloktaki -kapitalist- güç merkezlerinin birbirine düştüğü bu yeni bölüşüm sürecinde pazarlar-kaynaklar kapışılmaya, haritalar da yeniden çizilmeye çalışılıyor.

İrtifa kaybeden Amerikan emperyalizmi, gerileyen hegemonyasını tahkim etmek için pervasızlaşıyor. “Pastadan daha fazla pay kapmak” için küresel düzeni kendi emperyal çıkarları doğrultusunda yeniden şekillendirmenin, dizayn etmenin peşinde.

ABD TOPRAKLARINI GENİŞLETMEK İSTİYOR

Haliyle, Amerikan emperyalizminin 47. Başkanı Donald Trump’ın, Panama Kanalı’nı, Grönland’ı istemesi, Kanada’ya göz koyması, Filistinlileri Mısır ve Ürdün’e sürmek istemesi şaşırtıcı değil, bu istemin dışa vurumu.

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun dediği gibi “Trump’ın şakası yok”, multimilyarder başkan Amerikan topraklarını genişletmenin peşinde. Grönland’ın alınmasını “mutlak zorunluluk” olarak ilan eden Trump’ın gerekirse askeri seçenekleri göz ardı etmeyeceğini aktaran Rubio’ya göre de Grönland’ın ABD topraklarına katılması, Panama Kanalı’nın alınması Amerikan ulusal çıkarlarının bir gereği ve acilen yerine getirilmeli.

ABD’nin bir numaralı rakibi Çin’in artan küresel etkisi Washington’ı harekete geçiren temel etken. Rubio, “Gerçek şu ki, Panama Kanalı’nda herhangi bir yabancı gücün, özellikle de Çin’in bu tür bir potansiyel kontrolü elinde tutmasına izin veremeyiz” sözleriyle niyetlerini açıkça belirtiyor.

Meksika Körfezi’nin adının Amerikan Körfezi olarak değiştirilmesi de bu yayılmacı zihniyetin bir ürünü.

TRUMP’IN ROL MODELİ TOPRAK BÜYÜTEN 25. BAŞKAN!

Seçilir seçilmez “Amerikan egemenliğini küresel çapta artıracaklarını” açıkça ilan eden Trump kendisine ABD’nin 25’inci Başkanı William McKinley’i rol model alıyor. Trump’ın başkanlık görevini devraldığı gün Alaska’daki Kuzey Amerika’nın en yüksek dağı olan Denali’ye McKinley’in adını vermesi rastlantı değil.

Trump’a ilham kaynağı olan McKinley, Amerikan topraklarını genişletmesiyle meşhur. 1897’den 1901’de uğradığı suikasta kadar başkan olarak görev yapan McKinley liderliğindeki ABD, 1898’de İspanya’ya karşı savaştan zaferle çıkmış Porto Riko, Hawaii, Guam ve Filipinler’i topraklarına katmıştı. İspanya Amerika kıtasındaki kolonilerini yitirirken ABD’nin de Büyük Okyanus’un batısında ve Latin Amerika’da yeni bölgeler elde etmesiyle sonuçlanmıştı.

Trump’ın yemin töreninde övgüyle bahsettiği McKinley, tarifeleri seven, korumacı politikalar uygulayan bir lider olmasıyla da biliniyordu. Trump’ın işbaşına geldiği ilk gün imzaladığı kararnamede, ABD’nin, McKinley liderliğinde “toprak kazanımlarının genişlemesi de dahil olmak üzere hızlı bir ekonomik büyüme ve refah yaşadığı” vurgulanıyordu.

Amerika’yı yeniden büyük yapacağını ifade eden Trump’ın Grönland’ı, Panama Kanalı’nı ve hatta Kanada’yı istemesi haliyle bu yayılmacı isteğinin sonucu.

Amerikan imparatorluğunu yeniden canlandırma sözleri veren Trump, “Tarife Kralı” olarak nitelendirdiği McKinley’in izinden gidiyor. 1 Şubat’ta “ticaret savaşı”na start veren Trump, toprak genişletme meselesini de kafasına koymuş vaziyette.

Trump’a bu sözleri söyleten Amerikan sermaye sınıfı, egemenleri. Trump bu kesimlerin temsilcisi ve sermayenin ihtiyacına binaen bu işgalleri dile getiriyor. Amerikan hegemonyası geriliyor, pastadan aldığı pay eriyor, dünya ticaretine de artık eskisi gibi mutlak suretle hükmedemiyor.

KURALLARA DAYALI ULUSLARARASI SİSTEM SAFSATASI

Trump ile birlikte yayılmacı emellerini açıkça dile getirmekten sakınmayan Amerikan emperyalizmi Ortadoğu’yu da İsrail ile birlikte kendi çıkarları doğrultusunda şekillendirmek için harekete geçmiş durumda.

Tam da bu nedenledir ki 20 Ocak’ta koltuğa oturan Trump’ın Beyaz Saray’da ağırladığı ilk lider olan Netanyahu, Trump ile birlikte Ortadoğu haritasını yeniden çizeceklerini söyledi. Hamas ve Hizbullah ile savaşta Ortadoğu’nun çehresini değiştirdiklerini, haritayı yeniden çizdiklerini kaydeden Netanyahu, şimdi Trump’la yakın işbirliği içinde çalışarak bunu daha iyiye doğru yeniden çizebileceklerine inandıklarını belirtti.

Evet, Amerikan emperyalizmi ve İsrail siyonist yönetiminin harita değişikliğinin ilk etaptaki adresleri Filistin, Lübnan ve Suriye. İsrail tankları özerklik isteyen Dürziler için Suriye’nin güneyindeki Suweyda’ya girdi. Golan Tepeleri’ndeki işgal genişletildi, İsrail ordusu artık sadece Şam’a 30-40 kilometre uzaklıkta.

Trump’ın yayılmacı emelleri, Washington’ın İsrail ile birlikte Ortadoğu’da sınırları yeniden çizme isteği, Netanyahu hakkındaki Uluslararası Ceza Mahkemesi kararının yok sayılması bir liberal düstur olarak yıllar yılı ağızlara pelesenk edilen “kurallara dayalı uluslararası sistem” safsatasının da çöktüğünü gösteriyor.

“Kurallara dayalı” dedikleri şey bir güçlüler hukuku. Gücü olanın dilediğini yerine getirdiği, her türlü zorbalığı yaptığı bir düzen.

PAYLAŞIM SAVAŞINDA YENİ BİR SAYFA AÇILIYOR

Grönland ve Panama Kanalı’na göz koyan ABD, yeni paylaşım savaşında sadırganlaşıyor. Rusya, Çin, Kanada ve İskandinav ülkeleri ile giriştiği Arktik bölgesi paylaşım kavgasında Grönland merkezi önemde. Kuzey Kutbu’ndaki yarışta Trump, Rusya’nın ve Çin’in artan varlığına karşı Grönland’ı istiyor.

Soğuk Savaş döneminde Grönland’da askeri üs kurarak bölgedeki varlığını artıran ABD, burayı mineraller, nadir toprak metalleri ve petrol rezervleri de dahil olmak üzere doğal kaynaklar açısından “yaşamsal önem”de görüyor.

Danimarka Dışişleri Bakanı Lars Lokke Rasmussen ve Grönland Başbakanı Mute Egede, “Grönland satılık değil ve asla satılık olmayacak” sözleriyle Trump’a tepki gösterse de New York Times gazetesi de tıpkı Dışişleri Bakanı Rubio gibi, “Trump’ın Grönland ve Panama Kanalı’nı kontrol etme isteği”nin şaka olmadığını yazdı.

Amerikan sermayesinin sınırsız desteğini arkasına alan Trump’ın “Amerika’yı yeniden şaha kaldıracağım” sözleri emperyal iştahın dışa vurumu. “Amerika’yı yeniden büyük yapma” söz veren Trump’ın “toprak talepleri” sözcülüğünü yaptığı sermayenin talebi. Trump’ın ABD topraklarının genişlemesi için planları olduğu açık.

Emperyalist-kapitalist kapışmada yeni bir evreye giriliyor. Emperyalist-kapitalist sistemin krizi her alanda kedisini farklı semptomlarla dışa vuruyor.

Krizler, savaşlar, çatışmalar ve paylaşım kavgası da çürümeye yüz tutmuş bu sistemin doğal sonuçları.

Kaynakların, pazarların yanında toprak bölüşümünün de yeniden dillendirilmeye başlandığı bu kaotik iklimde daha büyük çatışmaların, savaşların eli kulağında.

Diğer yazıları

Emperyalist savaş, devrimci tutum ve görevler – İbrahim Varlı

Bundan yüz yıl önce, egemenler dünyayı hızla 1’inci Paylaşım...

Emperyalist yayılmacılık ve yeni toprak savaşları – İbrahim Varlı

Lenin, yüzyıl önce -1916- kaleme aldığı “Emperyalizm-Kapitalizmin en yüksek...

Tek sistem, güç kayması, çok kutupluluk – İbrahim Varlı

Emperyalist-kapitalist sistemin krizini, içsel çelişkilerini ve yönelimlerini görmek/anlamak için Münih...

Çok aktörlü Suriye’de kritik düğüm Rojava – İbrahim Varlı

Esad sonrası Suriye’nin paylaşımına dair pazarlıklar, çatışmalar, anlaşmazlıklar olağan...

Savaşın emperyalist karakterini görmeden Ukrayna anlaşılamaz – İbrahim Varlı

Ukrayna Savaşı bir dünya savaşına evirilmek üzere. Bunun olup...
4,157BeğenenlerBeğen
947TakipçilerTakip Et
4,001TakipçilerTakip Et
744AboneAbone Ol

Son eklenenler

Almanya’da zorunlu askerlik geri dönüyor: Liseliler okul grevinde – Merve Arkun

5 Aralık eylemleri, yalnızca bir gün sürecek bir grev...

Ukrayna’da emperyalist pazarlık masası – Yücel Özdemir

Sadece Avrupa değil, dünya basını bu haftayı ‘Ukrayna barışı’...

Neden “vay be” karşılığına raslamıyoruz? – Özkan Yıkıcı

Bir üllke düşünün: başbakan müşteşarı hava alanında yurt dışına...

Demarkasyon: Sınır çekmek, toprağı savunmak – Ecehan Balta

Brezilya sokaklarında yıllardır aynı slogan yankılanıyor: “Demarca já!” –...

Trump ‘antikomünizm haftası’ ilan etti: ABD’li gençler sosyalizme olumlu bakıyor – Kavel Alpaslan

Soğuk Savaş döneminde antikomünist propagandanın en şiddetli hissedildiği ülkelerden...

İran, Türkiye ve Pakistan üzerinden kuşatmayı kırabilir mi? – Hediye Levent

İran, ABD’nin başını çektiği yaptırımlar silsilesinin altında ezildikçe eziliyor....

Akkuyu 2026 sonuna kaldı – Özgür Gürbüz

AKP iktidarının ilk yıllarında, 2004 yılında yeniden hortlatılan, ilk...

Yeni sol hareket ile İngiltere gidişatı – Özkan Yıkıcı

Sömürgesel kültürün ayni zamanda siyasalaşan önemli yansıması da olur....

Canlı yayın