yaklaşımlarÖzkan YıkıcıYeni yıla merhaba derken - Özkan Yıkıcı

Yeni yıla merhaba derken – Özkan Yıkıcı

Artık yeni yıla girdik. Yeni yılın ilk gününde bulunuyoruz. Dün denilen zaman, ayni zamanda geçmiş yıl olmaktadır. Saatler öncesi önceki yıl ile özdeşleşiyor. Bir anlamda dünümüz eşitdir tarihi geçmiş yıl ile endekslendi. Oysa zaman akıyor. Dünün akışı bugüne geliyor. Öte yandan takvimsel olarak rakam olarak yeni sayıya sıçrayan sene değişimi oluyor. Böylesi bir gerçeklerle uçuşup gidiyoruz.

Tabi ironiler de var. buna isterseniz paradokslar da dokunuş olarak yaparsınız. Yeni yıl demek, net olan, bir yıl daha yaşlanmak anlamındadır. Yaşlanıp sona doğru gidişin yeni adımıdır. Ama biz bunu tersinden kutluyoruz. Yaşlanma ile ölüme yaklaşmayı kutluyoruz. Kutlamalarla hoşgeldiniz deniliyor. Tabi bir de siyasal gericileşme gerçeği var. oda cihatcılık tırmanışıyla oluşan kültürler fay hat kırılmasının aynası oluyor. Öyle bir aşamaya geldik ki dinsel retorik kondurtarak, yılbaşı kutlamalarına direk karşı çıkmalarda epey artı. Son yılarda bunların da engeleme hamleleriyle de normal şekle gelen tutumlarla da yeni yıla geçişlerin güncesine eklenmektedir.

****

Kıbrısta sorun canlılığı ile yeni bilgi merak sonucu, eski yıldan yeni yıla geçme ilk günü belirli kesimlerce önemsenmektedir. Elbet bu kişilerden biri de ben idim. Şimdi bu merak yok oldu. Halbuki doksanların sonuna dek her yılbaşında açılacak arşivlerle merak edilen bazı durumların da öğrenilme beklentisi vardı. Özellikle, Kıbrıs konusunda İngiltere arşivlerinin otuz yıl öncesinin bazı belgelerin açıklanması önemliydi. Nitekim her yılbaşında açılan İngiltere arşivlerinden normal ezberi ve hamasi yapıyı bozan geçmiş karşımıza hep geldi.

En önemlisi,Açerson planıydı. Doksanların ortasında açılan İngiltere arşivlerinde ortaya serilen Açerson planı belirli kesimlerce duyarlı görüldü. Çünkü Açerson planında Türkiyenin de imzası vardı. Kıbrısta enosisi kabul ediyordu. Sadece Karpazda kırk yıl kiralık üst Türkiyeye veriliyordu. Makariyosun ret etmesi ve Bloksuzlar ile Sovyetler Birliğini harekete geçirmesi sonucu İngiltere de olayı yokuşa sürfü. Hat da başlangıçta, Makariyosun karşı olması sonucu, Kıbrısta yine Atmışdört yılında askeri darbe düşünüldü. Tabi o dönem Kipriyanonun cunta başı olması isteniyordu.

Bu belge belirli kesimlerde sarsıntı yaratı. Onay veren devlevletler sesizce geçiştirdiler. Ama belge herkesin resmen bilgisine geldiydi. Ama resmi tarih hiç değiştirilmedi.***

Arşivler hep yeni yılda açıldı. Fakat, Kıbrıstaki tartışmaların iyice soğuması, resmi eksene takılmasıyla birlikte artık gündem olmuyor. Böylelikle rresmi tarih daha kolay hamasi yalan sıkmaya da koşul buluyordu.

Yeni yıla girdik. Müjdeler şimdiden başladı. Önemli müjdeler elbet en basitiyle zamlarla oldu. Ama artık kanıtsandı. Otomatik konulan harç zamlarından tartışmalı gelgitli KDV kyükselme durumları şimdiden yeni eflasyon mesajı olarak senenin başından damgayı vurdu. Fakat işin kolayı var: ısmarlama rakamlarla bunları yok veya hafif şekliyle rakamlaştırma kolaylığı var. istatistik dayresi zaten bu işe yarıyor. Öyle değilmi; bundan önceki rakam bire dahi gelmezken, çarşıda Y.11 gerçeğini haykırmaktaydı. İşin kolalyı ısmarlama eflasyon ve resmi açıklamasıyla tartışmaları sıkıştırıp tutmanın ötesine geçememe devam denilmektedir.

Şimdiden bazı tartışmalar da başladı. Türkiyede yeni hamle ile Öcalan kanalı Kürt tartışma süreci istemesek de K. Kıbrısta yankı bulacak. Ama yanlış eksenle oturacak. Kürt Kıbrıs ikilemleri duyulacak. Hamleler, örgütsel durum ve Türkiye gerçeği hiç göz önünde tutulmayacak. Ama konuşturulacak. Foncular burdan Kıbrısa hise kesecek ken, resmi kesim de talimat bekleyecektir. Ama Kürt konusu Ortadoğu yeni hamlelerden gelecek Türkiye devlet sürecinin yelpazesiyle tartışılacağı kesin. Kıbrıslı foncular ise dışta sidik dökülse bile “Kıbrısı da yakalayacak” probaganda algısına hemen sarılacaklardır. Kürt konusu da hele de Türkiye de var olduğu için buradaki foncular hemen rüzgar etkisini bekleyecek nutuklar çekecek. Tıpkı AB sürecine bakmadan, AB içi siyasal gericileşme gelişmesini gözetmeden atıkları gibi..

Kısaca, yeni yılaa merhaba dedik. Merhaba eski bir söz gibi yeni yıla kondurtuldu. Ama rakamsal yeni üst sayıya çıkılsa da genelde zaman devam ediyor. Yeni rakam ve devam eden akışkanlık ikileminde yeni yıla hoşgeldik. Yaşlansak da eskisini en azından aratmayacak gelişmeler umuduyla da herkesi daha aydınlık için mücadeleğe çağırıyorum.

Diğer yazıları

Kısa bir hatırlatma – Özkan Yıkıcı

Geniş Orta Doğu coğrafyasında savaş sürüyor. Emperyalist hegemonya ile...

Konuyu ele alırken – Özkan Yıkıcı

Bilmem farkında mısınız: Hele de son yaşanan olayları da...

Yalaka yalan arenasından taktik ve psikolojik hamleler – Özkan Yıkıcı

Önceki yazımda, Kuzey Kıbrıs’taki genel grev eylemine dokundum. Sonucu...

Mart ayının son pazartesinden – Özkan Yıkıcı

Mart ayı da tamamlanmak üzere. Son haftanın pazartesine geldik....

İran’a saldırılar üzerinden bir ay tamamlandı – Özkan Yıkıcı

Bir ay önce gündem şöyle bir ikilem içindeydi: İran...
4,157BeğenenlerBeğen
947TakipçilerTakip Et
3,977TakipçilerTakip Et
804AboneAbone Ol

Son eklenenler

“Dünya büyük bir kaosa sürüklendiğinde, sonunda büyük bir düzene ulaşılır” – Cevdet Kadri Kırımlı

Çin, istediklerini elde etmenin ancak sıcak çatışmayla mümkün olabileceğini...

Kısa bir hatırlatma – Özkan Yıkıcı

Geniş Orta Doğu coğrafyasında savaş sürüyor. Emperyalist hegemonya ile...

Deli Adam Teorisi: Nixon’ın Vietnam’ı, Trump’ın İran’ı ve ‘öngörülemezlik’ kartının riskleri – Emrah Katırcı

İlk başkanlık döneminde  (2017-2021) ABD Başkanı Donald Trump’ın “performansı” ...

BM’nin Kıbrıs sorununda zayıflayan rolü – Yücel Vural

Kıbrıs sorununda dönemsel-geçici bir tıkanma mı var, yoksa kuzeydeki...

Savaşı ‘ABD askerinin trajedisi’ lensiyle okumak – Kavel Alpaslan

“İsrail’in savaşında ölmek istemiyoruz!”Bu sözler ABD ve İsrail’in İran’a...

Çin bu savaşın neresinde? – Hayri Kozanoğlu

Çin’in İran savaşında ‘düşük profilli’ tutumu bazılarını hayal kırıklığına...

Konuyu ele alırken – Özkan Yıkıcı

Bilmem farkında mısınız: Hele de son yaşanan olayları da...

Türkiye hâlâ “seçimli otoriter” mi? – Cansu Çamlıbel

Hükümet medyasının son bir haftadır kulağına fısıldanan üç senaryo...

Canlı yayın