yazılariktibasKırmızı ışık yanıyor - Gürsel Köksal

Kırmızı ışık yanıyor – Gürsel Köksal

Orjinal yazının kaynağıbirgun.net

Almanya’nın doğusundaki üç eyaletteki seçimler, uzun uzun süredir zaten kitlesel desteğini yitirmiş olan merkezi hükümeti daha da zor durumda bıraktı. Bir yandan aşırı sağ parti AfD’nin gerçekleştirdiği oy patlaması, diğer yandan da federal hükümeti oluşturan koalisyon partilerinin oy kaybının ardından bir süredir gündemde olan “erken seçim” tartışması yeniden alevlendi.

Seçimlerin ardından ilk erken seçim çağrıları hükümetteki “trafik lambası” koalisyonunun küçük ortağı liberallerden geldi. Her üç eyalette de meclise giremeyen Hür Demokrat Parti’nin (FDP) yaşadığı hezimet “felaket” olarak tanımlayan partinin çok sayıda önde gelen ismi, federal hükümetin göç ve ekonomi politikalarında acilen yön değiştirmemesi halinde ortaklıktan ayrılma tehdidini dile getiriyorlar. Olaf Scholz liderliğinde 2021’deki seçimlerden sonra “ilericiler ortaklığı” iddiasıyla kurulan sosyal demokrat, yeşil ve liberal koalisyon hükümetinin uzun pazarlıklar sonucu kararlaştırılan ortak programını zaten başınan beri içlerine sindiremeyen FDP, yaşadıkları güç kaybını ancak bu yolla durdurabileceklerini düşünüyorlar. Üç yıllık icraatı boyunca ortak programda sosyal demokrat ve yeşillerin imzasını taşıyan çeşitli konularda liberallerin itirazları yüzünden geri adım atan Scholz, SPD’nin son eyalet seçimini küçük bir farkla da olsa kazanmasıyla kısa bir süre için rahatlamış durumda. Ancak bu durum artık zaten kaybedecek bir şeyi kalmamış olan liberallerin tehditleri karşısında ona bir avantaj sağlamıyor. FDP’li Maliye Bakanı (aynı zamanda partinin genel başkanı) Christian Lindner, hükümet programındaki sosyal ve çevreci hedeflerin bir bölümünü de olsa gerçekleştirebilmek için bütçede açık vermeyi, borçlanmayı göze alan Scholz’a kesinlikle karşı çıkıyor. Ve eğer son anda bir uzlaşma yolu bulunamazsa, bu direniş kasım ayına ertelen bütçe görüşmelerinde koalisyonun dağılmasına neden olabilir.

Hükümetin diğer ortakları SPD ve Yeşiller’in gündeminde erken seçim tartışması şimdilik yok. Yeşiller’in iki eş başkanı istifa ederek yaşanan hezimetin sorumluluğunu üstlendiler ve partiyi içinde bulunduğu krizden çıkarma görevini “yeni yüzler”e bıraktılar. Kimse Scholz’dan da İngiltere ve Fransa’daki gibi ani erken seçim karar beklemiyor.

Son anket sonuçlarına göre (23 Eylül tarihli) hükümet partilerinin oy oranı yüzde 28,5’a kadar gerilemiş durumda. Genel seçimler gelecek yıl eylül ayında. Yani hükümetin bir yıl zamanı var. Ancak üç yıllık icraatı boyunca birbirini sabote eden, gelecekte birlikte olmayacakları sinyalleri veren ortaklardan oluşan hükümetin olumsuz gidişatı durdurması neredeyse olanaksız.

Onların aksine aşırı sağcıların oylarında ise küçük de olsa artış var ve ikinci sıradaki yerlerini artık iyice pekiştirmiş durumdalar. Tüm göstergeler onların önümüzdeki dönemde daha da güçleneceklerine işaret ediyor.

Ağırlıkla Sol Parti’den ayrılanların kurduğu yeni “sol” parti BSW de istikrarlı bir biçimde oyunu artıran diğer siyasi güç.

İTTİFAK TARTIŞMALARI

Doğu eyaletleri Thüringen, Saksonya ve Brandenburg’daki seçimler Alman politikasındaki “ittifaklar” açısından yeni bir dönemin başlangıcı olacak.

Tüm partiler aşırı sağcı AfD’yle koalisyona girmeyeceklerine dair merkezi ve bağlayıcı açıklamalarına uyacakları için, yeni kurulan BSW önümüzdeki dönemin anahtar partisi konumunda. Buralarda yeni hükümetlerin kurulabilmesi için BSW’nin Thüringen ve Saksonya’da merkez sağ, Brandenburg’da da sosyal demokrat ağırlıklı koalisyonlara katılması ya da dışarıdan destek vermesi gerekiyor.. Bundan önce Sol Parti’yle asla bir koalisyona gitmeyeceklerini açıklayan CDU’lular da, Sol Parti’den ayrılanların kurduğu BSW’yle işbirliğine ilişkin ılımlı mesajlar veriyorlar.

Ancak Ukrayna’ya askeri yardımlarına ve Rusya’ya yönelik ambargolara karşı çıkan, Ukrayna ve Rusya arasındaki savaşı durdurmak için bir an önce ateşkese gidilmesini savunan BSW’nin lideri Sahra Wagenknecht’in Almanya’ya uzun menzilli ve nükleer başlık taşıyabilen Amerikan füzelerinin yerleştirilmesi konusundaki açıklamaları önümüzdeki sürecin zorlu olacağını gösteriyor. Bu konuda karar yetkisi eyalet değil, merkezi hükümette ancak, Wagenknecht bu üç eyalette kurulacak yeni hükümetlerin Amerikan füzelerinin yerleştirilmesine karşı olmasını ön şart koşuyor.

ANAHTAR PARTİ DE AFD

Aşırı sağcıların çatı örgütü AfD, son dönemlerde girdiği tüm seçimlerden daha da güçlenerek çıktı. Meclislere giren diğer partiler onlarla işbirliğine karşı olduğu için muhalefette kalmaya devam edecekler. Ancak “dışlama” politikasının uzun ömürlü olmayacağına dair işaretler güçleniyor. Özellikle CDU’nun tabanında bu partiyle işbirliği konusundaki merkezi talimat tartışılıyor ve eleştiriliyor. Bu arada “AfD’nin aslında faşist bir parti olmadığı” ya da “Bu partiye oy verenlerin hepsi faşist değil, aralarında sıradan insanlar da yer alıyor”, “AfD’nin taleplerinin haklı yanları var” gibi söylemler giderek yaygınlaşıyor. Bu tartışmaların sonunda hükümet düzeyinde olmasa da yerel düzeyde – zaten kısmen başlamış olan – işbirliklerinin yaygınlaşması ve artık siyasi yaşamın “normal” bir parçası haline gelen AfD’yle resmi işbirliklerinin meşrulaşması kaçınılmaz görünüyor. Yani sadece BSW değil, AfD de önümüzdeki sürecin anahtar partisi konumunda. Ve tabii girişte belirttiğimiz gibi bir de FDP var.

Şimdiye kadar bazen merkez sağ partilerle, bazen de sosyal demokratlarla koalisyon hükümetlerinde yer alarak Federal Almanya Cumhuriyeti siyasi tarihine damgasını vuran FDP, 1982 yılında da benzer bir adım atmış ve Helmut Schmidt liderliğindeki SPD-FDP ortaklığından ayrılarak, ülkede yeniden merkez sağ ağırlık hükümetler döneminin başlamasını sağlamıştı. O dönem bu kopuştan güçlenerek çıkmışlardı. Şimdiki koşullar böyle bir tavrın onlar için daha da kötü sonuçlar doğurabileceğini gösteriyor.

Ama kurtuluş için bir “tarihi tekerrür”ü son çare olarak görebilirler de.

SON ANKETE GÖRE PARTİLERİN OY DURUMU (%)

Ana muhalefeti oluşturan merkez ana partilerin oy oranlarında küçük bir gerileme var, ancak halen en güçlü onlar. Yüksek sesle erken seçim talebinde bulunmuyorlar, ancak ortak federal başbakan adayı konusundaki iç yarışı da sonlandırarak, böyle bir olasılığa hazırlıklarını tamamlamış durumdalar.

Diğer yazıları

Macaristan ve Biz: Orbán’ın Yenilgisi üzerine Düşünceler – Fabrizio Burattini

Sonuçlar artık kesinleşti. Katolik muhafazakâr Peter Magyar, Viktor Orbán’ın...

Emperyalizmin krizi – Ümit Akçay

ABD ve İsrail’in 28 Şubat 2026’da İran’a karşı başlattıkları...

İran ateşkesi militarizmin yenilgisi – Branko Marcetic

Ne kadar aksini söylemek cazip olsa da mevcut ateşkes,...

Acı Pirinç – Semiha Durak 

25 Mayıs 1954, öğleden sonra saat 2:50. Robert Capa, Fransız...

Bir Kişiden Fazlası: Çatlı’yı Mümkün Kılan Ağın Anatomisi – Yusuf Yalçın

Abdullah Çatlı’nın yurtdışındaki varlığını anlamak için önce şu temel...
4,157BeğenenlerBeğen
947TakipçilerTakip Et
3,969TakipçilerTakip Et
810AboneAbone Ol

Son eklenenler

Trump’ın Hürmüz ablukası ve bumerang etkisi – Yusuf Karadaş

ABD ve İran heyetleri arasında Pakistan’da yapılan görüşmelerden bir...

Hindistan’dan Kıbrıs’a dijital sansür operasyonu! – Gözde Bedeloğlu

Kuzey Kıbrıs’ta yaklaşık bir haftadır devam eden siber saldırıların...

Ödemekle Bitirilemeyen Borç – Şener Elcil

Kıbrıslıların, Türkiye’ye borç ödemeye başlama tarihi, 1517 Ridaniye Savaşı ile Mısır’ın Osmanlı Padişah’ı Yavuz Sultan Selim tarafından...

Savaşların ekonomik maliyeti – Hayri Kozanoğlu

Savaşların yıkımı sadece cephede değil bütçelerde de büyüyor. ABD...

Macaristan ve Biz: Orbán’ın Yenilgisi üzerine Düşünceler – Fabrizio Burattini

Sonuçlar artık kesinleşti. Katolik muhafazakâr Peter Magyar, Viktor Orbán’ın...

Kıbrıs ekseninden bir NATO makalesi – Özkan Yıkıcı

Son gelişmeler eğer yetmişlerin ortasında olsaydı, hele de Türkiye...

ABD-İran ateşkesi ne anlama geliyor? – Doç. Dr. Mustafa Çıraklı

Diplomatik söylemin fazlasıyla gelgitli, sahadaki gelişmeler bağlamında ise tarafların...

Duyduk, duymadık demeyin: Komünizmden başka bir gelecek yok… – Fikret Başkaya

“İnsanlık ancak çözümleyebileceği sorunları görev olarak önüne koyar. Çünkü...

Canlı yayın