toplumsal muhalefetsendikal hareketEL-SEN: Hükümetin Bu Tavırları İle Her Şey Daha da Zor Olacak!

EL-SEN: Hükümetin Bu Tavırları İle Her Şey Daha da Zor Olacak!

Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu Çalışanları Sendikası (El-Sen) Başkanı Tuluy Kalyoncu, Kıb-Tek’in kurtarılabilmesi için tek çarenin, kurumun süratle özerkleşmesi ve hükümetin ellerini kurumun üzerinden çekmesi olduğunu yineledi.

Kalyoncu yaptığı yazılı açıklamada, Ekonomi ve Enerji Bakanı Sunat Atun’un yaptığı açıklamaları eleştirerek, Atun’u televizyonda canlı yayımlanacak, halka açık bir programda “KIB-TEK nasıl kurtulur “ konusunu tartışmaya çağırdı.

Kalyoncu, “Ülkemizde tek ciddi varlık olarak halkımızın elinde kalan KIB-TEK’in özelleşmesine karşı direnişimiz sonunda, Bakanlar Kurulu ile KIB-TEK’in özerkleşme temelinde mali ve idari yönden yeniden yapılandırılması için yasal çalışma başlatılması konusunda mutabık kalındı” dedi.

Konu ile ilgili açıklama şöyle:

Herhangi bir ülkede, ortalama yönetim ve demokrasinin bazı temel prensipleri vardır. Örneğin siyasetçiler, seçim zamanları vaatlerde bulunup daha sonra bunların bir kısmını yerine getirmezlerse, O koltuklarda oturmayı içlerine sindirmezler. Ya da demokratikleşmeden bahsedip ‘tedbirler aldık’ diyerek bazı hakları tek taraflı olarak budamaya koyulduklarında, bunun adına demokrasi demezler.

KIB-TEK konusuna bakalım. KIB-TEK’ten sorumlu Bakan, Başbakan, KIB-TEK Yönetim Kurulu Üyeleri ve diğer doğrudan veya dolaylı tüm ilgililer, zaman zaman çeşitli açıklamalarda bulunuyorlar. Bir gün; “KIB-TEK özelleştirilmeyecek” diyorlar. Ertesi günü; “kısmen özelleşecek” diyorlar. Bir gün; “AB norm ve standartlarına uyacağız” diyorlar.  Ertesi gün bu normları hiçe sayarak ‘garantili alım sözleşmeleri’ imzalama veya süre ve miktarını uzatma yoluna gidiyorlar. Bir yandan,  “serbest rekabet” diyorlar, öte yandan özel sektörü elektrikte tekel haline getirmek için her şeyi yapıyorlar.

Ülkemizde tek ciddi varlık olarak halkımızın elinde kalan KIB-TEK’in özelleşmesine karşı direnişimiz sonunda, Bakanlar Kurulu ile KIB-TEK’in ÖZERKLEŞME temelinde MALİ ve İDARİ yönden yeniden yapılandırılması için yasal çalışma başlatılması konusunda mutabık kalındı. Bu mutabakat, KKTC adına, KKTC’nin en üst yetkili yürütme makamı olan Başbakan ve Hükümeti adına bir mutabakatı ifade ediyor olması gerekir. Ortalama demokrasinin olduğu ülkelerde beklenenin aksine, hükümetin verdiği kararın yayımlandığı Resmi Gazete’nin mürekkebi kurumadan Sayın Sunat Atun’un, hiçbir şey olmamış, Bakanlar Kurulu’nun; KIB-TEK’in özerkleşmesine ilişkin kararı yokmuş gibi bir gazeteye verdiği mülakatı üzüntü ile okuduk. Üzüntümüzün nedeni, gerekirse yeniden meşru her yolla direnişe geçmekten çekincemiz olduğundan değildir. Üzüntümüz, Bakanlar Kurulu kararının, bu kararla doğrudan ilgili Bakan tarafından sanki kendi Başbakanı söz vermemiş ve kendi de böyle bir kararı imzalamamış gibi konuşmayı sürdürmesidir. Üzüntümüz, direnen çalışanların üzerine giderek, bizleri yıldırabileceğini sanan Yönetim Kurulu’nun, ilgili Bakan tarafından cesaretlendirilmesine olan inançtır. Sayın Bakanın AKSA’nın savunuculuğuna soyunması, AB normlarını yok sayması, kendi tercihidir. Ancak Bakanlar Kurulu kararını yok sayması hiçbir hukuk devletinde kabul göremez. Bu konuda Sayın Başbakana da görev düştüğünü düşünüyoruz. Sayın Başbakan gerekeni yapmalı, yeni bir kaos ortamı yaratılmasına yönelik çabaları engellemelidir.

Sayın Bakan’a açık teklifimizdir. KIB-TEK sizin görüş ve düşüncelerinizle kurtulamaz, tam tersine yok edilir. Halkımız, sizin görüş ve düşüncelerinizle ucuz, sürekli ve kaliteli enerji kullanamaz, tam tersine giderek daha da pahalılaşan bir enerji kullanmak zorunda kalır. KKTC Meclisi’nde kabul ettiğiniz af yasası ile KIB-TEK’in alacaklarını bir kalemde sildiniz. Oysa yapmanız gereken, af yoluna gidecek idi iseniz, bunun kaynağını devlet bütçesine koymanız idi. EL-SEN bilimsel verilerle karşınızda duruyor. Sizi, televizyon kanallarının canlı yayımlayacağı, halkımıza ve sorularına açık bir ortamda kamuoyumuz önünde KIB-TEK nasıl kurtulur ve sizin görüş ve önerilerinizle nasıl batırılırı tartışmaya davet ediyoruz.

Peşinen çaremizi söyleyelim. Çare kurumun süratle ÖZERKLEŞMESİ ve ellerinizi KIB-TEK’ten çekmenizdir.

Diğer yazıları

DAÜ-SEN davalı öğrencilere destek verdi

Doğu Akdeniz Üniversitesi Akademik Personel Sendikası (DAÜ-SEN), geçen yıl...

DAÜ-SEN: Hükümetten talebimiz etik dışı uygulamaya dur demesidir

Doğa Okulları’nın hisselerinin Nişantaşı Üniversitesi’ne devredildiğine ilişkin gelişmelere, DAÜ-SEN...

Tel-Sen eylem kararı

Telekomünikasyon Dairesinde örgütlü bulunan Tel-Sen Yönetim Kurulu olarak yetkili...

DAÜ için çare: özerk, demokratik üniversite

DAÜ-SEN ve DAÜ BİR-SEN ortak açıklaması Doğu Akdeniz Üniversitesi (DAÜ)...

DAÜ- BİR- SEN: Keyfi yönetim devam ediyor, Rektörlük herkesle eğleniyor

Doğu Akdeniz Üniversitesi Birlik ve Dayanışma Sendikası (DAÜ Bir-Sen)...
4,157BeğenenlerBeğen
947TakipçilerTakip Et
3,969TakipçilerTakip Et
807AboneAbone Ol

Son eklenenler

Tayvan’ın “anavatanla birleşmesi” Çin için neden bir zorunluluktur? – Cevdet Kadri Kırımlı

Çin’in temel çıkarlar (核心利益) arasında nitelediği toprak bütünlüğü konusundaki...

Siyasal iklimde sıcak günler dokunurken – Özkan Yıkıcı

Son birkaç gündür, kendi mahallemde Kıbrıs’la alakalı siyasal sıcak...

İran Devrimi ve Foucault’nun Siyaset(sizlik)leri – Daniel Bensaïd

Deleuze ve Foucault, her biri kendi tarzında, daha 1970’lerden...

Tayvan’da geri sayım başlıyor… – Cevdet Kadri Kırımlı

Çin’in Tayvan hamlesine Japonya seyirci kalmayacaktır. Tayvan’da olabilecek gelişmeler...

ABD’yi yatıştırma politikası ve sınırları – Ertan Erol

ABD’nin Küba’ya uyguladığı blokajın yıl başından bu yana şiddetini...

Casino Ekonomisi Üzerinden Bir Gerçeklik Testi: KKTC Ne Kazanıyor, Ne Kaybediyor? – Mertkan Hamit

Doğu Akdeniz’de kumar sektörü üzerinden yapılan karşılaştırmalar, aslında ekonomilerin...

Görünür, görülmezlik altında gerçekleri arama hamleleri – Özkan Yıkıcı

Etrafımızda savaş var. Savaşın yükü bize dek çoktan geldi....

Canlı yayın