yazılariktibasTayvan’da geri sayım başlıyor... - Cevdet Kadri Kırımlı

Tayvan’da geri sayım başlıyor… – Cevdet Kadri Kırımlı

Orjinal yazının kaynağıt24.com.tr

Çin’in Tayvan hamlesine Japonya seyirci kalmayacaktır. Tayvan’da olabilecek gelişmeler sonrası ilk sıcak temas muhtemelen Çin ile Japonya arasında yaşanacak ve tırmanma istidadı gösterecektir. Japonya’nın yaşayacağı ciddi bir sıcak çatışma ortamına ABD’nin uzun süre seyirci kalması mümkün olmayacaktır

Tayvan ana muhalefet partisi lideri Cheng Li-wun (鄭麗文)’ın yarın başlayacak olan Çin Halk Cumhuriyeti (ÇHC) ziyareti, muhtemelen ileride adanın Çin’le birleşme sürecinin önemli adımlarından biri olarak anılacaktır.

Haberi ilkin Xinhua 30 Mart’ta Taipei mahreçli olarak duyurmuştu: “Kuomintang (KMT) Genel Başkanlığı, 30 Mart’ta Çin Komünist Partisi (ÇKP) Merkez Komitesi ve Genel Sekreter Xi Jinping’in, Genel Başkan Cheng Li-wen’i bir heyetle birlikte Çin anakarasına ziyarete davet ettiğini açıkladı. Genel Başkan Cheng, minnettarlığını dile getirerek daveti memnuniyetle kabul etti. İki tarafın da boğazlar arası ilişkilerin barışçıl gelişimini teşvik etmek, boğazlar arası ticaret ve işbirliğini artırmak, Tayvan Boğazı’nda barışı sağlamak ve halkın refahını iyileştirmek için birlikte çalışacaklarını umduğunu ifade etti.” [1]

Zarfin mazruftan önce geldiği bir kültürde, ifade biçimini dikkatli “okumakta” yarar var. Haberin Taipei mahreçli geçilmesi ve Cheng Li-wen’in daveti kabul ettiği şeklinde verilmesi, Cheng’in taltif edilmesini, lakin Xi’nin davetine icabet ettiğinin yine Cheng perspektifinden ifadesiyle de hiyerarşiyi “kabullendiğinin” vurgulandığını söyleyebiliriz.

Cheng’in ziyaretinin, Tayvan’da muhalefetin çoğunlukta olduğu parlamentoda, Başkan Lai’nin 40 milyar dolarlık ek savunma bütçesi talebinin KMT tarafından reddedilmesinin hemen ardından gerçekleşmesi de ilginç bir tesadüf, tabii.

Cheng, geçen hafta parti grup toplantısında yaptığı konuşmada, “Bizim savunduğumuz şey barış ve uzlaşıdır; buna, Tayvan’da iktidar ve muhalefet partileri arasındaki uzlaşı ile Tayvan Boğazı genelindeki uzlaşı ve barış da dahildir,” dedi.

“Uluslararası durumun halihazırda çalkantılı olduğu bir dönemde, hiç kimse Tayvan Boğazı’nın yeniden gergin bir askeri krizin içine sürüklenmesini görmek istemez,” diyerek Tayvan halkının, Tayvan’ın dünyanın en tehlikeli gerilim noktalarından biri olmasını istemediğini belirtti.

Bu gelişme hiç kuşkusuz ki Çin Komünist Partisi (ÇKP)’nin ideologu ve Tayvan politikalarının mimarı Wang Huning’in eseri. Huning daha geçen Şubat ayında KMT Başkan Yardımcısı Hsiao Hsu-tsen’i, boğazlar arası forum ziyareti kapsamında Pekin’de ağırlamıştı. Bu, KMT ile son on yılda gerçekleştirilen en yüksek düzeyde ziyaret idi.

Malum, ÇHC Tayvan’ı kendi toprağı olarak kabul ediyor. ÇHC’ne göre Tayvan, ülkenin isyankar bir eyaleti ve “Tek Çin İlkesi (一个中国原则)” çerçevesinde adanın anavatanla birleşmesini (实现祖国完全统一) en temel varoluşsal zorunluluk olarak nitelendiriyor. Barışçıl birleşmeyi tercih ettiğini vurgulasa da, gerekirse silah kullanmaktan kaçınmayacağını ada etrafında yıllardır yaptığı agresif tatbikatlarla dile getiriyor.

Tayvan’da uzatmalar mı oynanıyor başlıklı yazımda Tayvan hadisesinin arka planını ayrıntılı biçimde anlattığım için aynı noktaları tekrarlamaya gerek yok. Ama Trump sayesinde Çin bugün, o yazıda belirtilenden çok daha fazla seçeneğe sahip.

Maduro’nun ABD tarafından ülkesinden derdest edilip ABD’ye yargılanmaya getirilmesi ve Ali Hamaney’in hava saldırısıyla öldürülmesinin Çin için “ilham verici” olmadığı söylenemez. Mesela, ÇHC’nin ayrılıkçı olarak nitelediği ve birleşmenin önünde en önemli engel olarak gördüğü Lai Ching-te’nin başına Maduro veya Hamaney benzeri bir şey geliverirse, bu durumda ana muhalefet lideri Cheng Li-wun başkanlığı üstlenip ardından olağanüstü hal ilan ederek sokaklardaki kargaşayı zapturapt altına almak için Çin Halk Kurtuluş Ordusu’nu davet ediverirse…

Buna kim ne diyebilir? Komşusu Ukrayna için bile pek bir şey yapamayan Avrupa’nın, Çin’e olan ekonomik bağımlılığı nedeniyle ÇHC’ye yaptırım uygulamaya kalkışacak kadar bile mecali yok.

ÇHC yönetimi, “tırsak Trump”ın (TACO: Trump Always Chickens Out, Trump Her Zaman Tırsar) tepkisinin de kuru gürültüden öteye gitmeyeceğini düşünüyor.

Bir önceki yazımdaki “Tayvan vesilesiyle tutuşacak ateşin cürmü, Ukrayna ve Ortadoğu’dakinden daha fazla yeri yakacak; muhtemelen fevkalade bir kaos ortamının anası olacaktır.” kehanetini okumuş olanlar muhtemelen “Ee, Avrupa ve ABD’den tepki gelmeyecekse o zaman niye kaos olsun ki?” diye düşüneceklerdir.

“Japon militarizmi hortluyor”

Fitilin ateşleyicisi Japonya olacaktır. Dünyadaki bu kadar hengâme arasında tabii ona pek sıra gelmiyor. Ama Japanya’nın ultra muhafazakar başbakanı Sanae Takaichi, Japonya’yı siya siya yüzyıl önceki “değerlerine” yaklaştırıyor. Başbakan seçildiği tarihten bu yana dünyanın en güçlü kadınlarından biri olarak tanımlanan Takaichi, faşizan denebilecek Nippon Kaigi’nin üyesi olup Japonya’nın İkinci Dünya Savaşı sırasındaki savaş suçları nedeniyle özür dileyen Murayama ve Kono bildirgelerini eleştirmekte ve Japonya’nın uluslararası anlaşmazlıklarda savaş hakkından feragat etmesini ve savaş potansiyeli taşıyan ordular bulundurmasını yasaklayan anayasanın 9. maddesinin kaldırılmasını savunmaktadır.

Geçen Kasım’da mecliste Bütçe Komitesi’nde yapılan görüşmeler sırasında Çin’in Tayvan’a yönelik bir saldırısının Japonya için “varoluşsal bir kriz durumu” teşkil edebileceğini ve bunun ülkeye meşru müdafaa kapsamında askeri eylemde bulunma hakkı tanıyacağını söylemiş, bu durum ÇHC ile Japonya arasında son yıllardaki en önemli krizi başlatmıştı. Bu yoruma tepki olarak Çin’in Osaka Başkonsolosu Xue Jian, X platformunda “Bize saldıran o kirli boynu bir an bile tereddüt etmeden kesmekten başka çaremiz yok. Hazır mısınız?” diye bir paylaşımda bulunmuş, bu da gerginliği diplomatik kriz boyutuna taşımıştı. Ardından iki ülke vatandaşları için karşılıklı seyahat uyarıları yayımlamıştı. Her yıl 9 milyon Çinlinin Japonya’yı ziyaret ettiği ve Çin’in en fazla turist gelen ülke olduğu dikkate alınırsa, Japonya’nın bu durumdan daha fazla etkilendiği açıktır. Nitekim Çinli turistlerin yüzde 60 oranında azalması, Japonya turizm sektörünü derinden etkiledi.

Çin, bu gelişmelerin ardından Senkaku Adaları çevresinde devriye gezmek üzere Çin Sahil Güvenlik gemilerini ve askeri insansız hava araçlarını bölgeye sevk etti. Çin Halk Kurtuluş Ordusu Donanması uçak gemileri Liaoning ve Shandong’u, Pasifik Okyanusu’nda eş zamanlı operasyonlar yürütmek üzere ilk kez birlikte görevlendirdi.

Bunlara ilaveten Japonya’ya nadir toprak elementleri ihracına ciddi sınırlamalar getirmek, Japon deniz ürünleri ithalatını kısıtlamak gibi yöntemlere de başvuran Ama ÇHC’nın çabaları ters tepmeye devam ediyor. Kararlı duruşuyla muhalefetin de desteğini arkasına almış olan Takaichi’ye ülkesindeki kamuoyu desteği yüzde 70’leri geçmiş durumda. Takaichi geri adım atmadığı gibi el yükseltmeye hazır bir duruş sergilemekte.

ÇHC, Takaichi yönetiminin tutumunu “Japon militarizminin hortlaması” olarak değerlendiriyor.

***

Tarihsel ve stratejik çerçeveden bakıldığında Tayvan’ın Çinle birleşmesinin Japonya açısından varoluşsal bir tehdit oluşturacağını söylemek pek de yanlış değildir.

Ticaret yollarının kesintiye uğraması ve çatışma, Tayvan Boğazı ve Güney Çin Denizi üzerinden geçen deniz yollarına bağımlı Japon ekonomisini ağır şekilde sarsar. Ama öncelikle de enerji güvenliğini etkiler. Japonya’nın petrol ithalatının yüzde 95’i Ortadoğu menşeli. Ve bunun neredeyse tamamı Tayvan Boğazı güzergahından geliyor. Toplam ithalatının yüzde 32’si de Tayvan Boğazı üzerinde gelmekte.

Tayvan’ın Çinle birleşmesinin Japonya’ya etkilerini aşağıdaki infogramla özetlemek mümkün:

Çin’in Tayvan hamlesine Japonya seyirci kalmayacaktır. Tayvan’da olabilecek gelişmeler sonrası ilk sıcak temas muhtemelen Çin ile Japonya arasında yaşanacak ve tırmanma istidadı gösterecektir. Japonya’nın yaşayacağı ciddi bir sıcak çatışma ortamına ABD’nin uzun süre seyirci kalması mümkün olmayacaktır.


[1] “中国国民党主席郑丽文感谢并接受中共中央和习近平总书记邀请将率团访问大陆 (Kuomintang Genel Başkanı Cheng Li-wen, Çin Komünist Partisi Merkez Komitesi ve Genel Sekreter Xi Jinping’in Çin anakarasına bir heyetle birlikte yapılacak ziyaret davetini memnuniyetle karşılayarak kabul etti), Xinhua, 30 Mart 2026, https://www.news.cn/20260330/ff836b729d3a49f0bd0896543b828637/c.html?utm_source=chatgpt.com

Diğer yazıları

Macaristan ve Biz: Orbán’ın Yenilgisi üzerine Düşünceler – Fabrizio Burattini

Sonuçlar artık kesinleşti. Katolik muhafazakâr Peter Magyar, Viktor Orbán’ın...

Emperyalizmin krizi – Ümit Akçay

ABD ve İsrail’in 28 Şubat 2026’da İran’a karşı başlattıkları...

İran ateşkesi militarizmin yenilgisi – Branko Marcetic

Ne kadar aksini söylemek cazip olsa da mevcut ateşkes,...

Acı Pirinç – Semiha Durak 

25 Mayıs 1954, öğleden sonra saat 2:50. Robert Capa, Fransız...

Bir Kişiden Fazlası: Çatlı’yı Mümkün Kılan Ağın Anatomisi – Yusuf Yalçın

Abdullah Çatlı’nın yurtdışındaki varlığını anlamak için önce şu temel...
4,157BeğenenlerBeğen
947TakipçilerTakip Et
3,969TakipçilerTakip Et
815AboneAbone Ol

Son eklenenler

Trump’ın Hürmüz ablukası ve bumerang etkisi – Yusuf Karadaş

ABD ve İran heyetleri arasında Pakistan’da yapılan görüşmelerden bir...

Hindistan’dan Kıbrıs’a dijital sansür operasyonu! – Gözde Bedeloğlu

Kuzey Kıbrıs’ta yaklaşık bir haftadır devam eden siber saldırıların...

Ödemekle Bitirilemeyen Borç – Şener Elcil

Kıbrıslıların, Türkiye’ye borç ödemeye başlama tarihi, 1517 Ridaniye Savaşı ile Mısır’ın Osmanlı Padişah’ı Yavuz Sultan Selim tarafından...

Savaşların ekonomik maliyeti – Hayri Kozanoğlu

Savaşların yıkımı sadece cephede değil bütçelerde de büyüyor. ABD...

Macaristan ve Biz: Orbán’ın Yenilgisi üzerine Düşünceler – Fabrizio Burattini

Sonuçlar artık kesinleşti. Katolik muhafazakâr Peter Magyar, Viktor Orbán’ın...

Kıbrıs ekseninden bir NATO makalesi – Özkan Yıkıcı

Son gelişmeler eğer yetmişlerin ortasında olsaydı, hele de Türkiye...

ABD-İran ateşkesi ne anlama geliyor? – Doç. Dr. Mustafa Çıraklı

Diplomatik söylemin fazlasıyla gelgitli, sahadaki gelişmeler bağlamında ise tarafların...

Duyduk, duymadık demeyin: Komünizmden başka bir gelecek yok… – Fikret Başkaya

“İnsanlık ancak çözümleyebileceği sorunları görev olarak önüne koyar. Çünkü...

Canlı yayın