arşivhaberMİLLİYETÇİLİK MASKESİ - Salih Batak

MİLLİYETÇİLİK MASKESİ – Salih Batak

Bu kadar düzeysiz karalama kampanyası; faşizmin çirkefliğinden başka da bir şey değildir herhalde… Hiçbir siyasi argüman barındırmayan; sadece hakaret ederek ve/ ya toplumda hedef göstermeye çalışarak; arkasına sığınılan milliyetçiliğin karakteristik bir örneğidir sadece bu…

Anlaşıldığı gibi Şener Elcil’e karşı başlatılan karalama kampanyasından bahsediyorum…

Kıvılcımı ateşleyen, yani birilerini bu kadar rahatsız eden asıl nokta; eylem içeriğinden ziyade Brüksel’de  gerçekleştirilmesi oldu… Ve aslında Brüksel’de yapılan bu küçücük eylem yıllardır çok kez yazıldı, çizildi bu ülkede…

Bu küçücük eylemin birilerinde bu kadar mide bulandırmasının sebebi, KKTC sınırları dışında söylenmesi oldu yani…

***

Geçmişte de; nice sanatçılar hayatlarını yok yere sürgünde geçirdi… Hatta çoğu yaşadığı toprağa hasret çekerek öldü/ öldürüldü de…

Şarkısıyla, şiiriyle halkların derdine tercüman olan nice güzel insanlar; son nefesinde bile ter kokan işçisinin yanında oldu…

Nazım Hikmet mesela…

Ne güzel yazmıştı: “yazılarım otuz kırk dilde basılır,

Türkiye’mde Türkçemle yasak”

Yıllarca hayatını sürgünde geçiren…

Sayısız saldırıya uğrayan…

Yıllarca yok yere hapis yatan…

Hayatı boyunca ezilenin yanında olduğu için kitapları yakılan Nazım Hikmet; Vietnam’daki çocukların acısına ortak olduğu için hayatını sürgünde geçirmeye mahkum olan Nazım Hikmet: Öldükten bilmem kaç yıl sonra bile; mezarında rahat bırakılmadı…

Sahip çıkma bahanesi ile ismi kürsüde malzeme olarak halen daha kullanılıyor…

Hayatı boyunca yazdığı yüzlerce şiir; yine yaşadığımız bu bok sistemi eleştiriyordu…

Bu gün hayatta olsa geçmişte Vietnam’daki insanlara yazdığı şiirleri bu gün; Libyalılara, Filistinlilere yine yazardı…

***

Brüksel’de yapılan eylem birilerinin yönlendirmeye çalıştığı gibi Şener Elcil’in kişisel çıkarlarından kaynaklanmıyordu… Fakat yapılan saldırılar kişiye indirgenerek; eylemi amacından saptırma ve halkı pasifize etme amacı taşıdığı için bu kadar düzeysiz bir şekilde tek bir kişiye saldırı haline getirilebiliyor…

Bir haftadır basınımızda bu konu ile ilgili olayları takip ediyorum…

Milliyetçilik maskesinin arkasına saklanarak yazılan onca yazı var ki; dayanılacak gibi değil…

Harcanan zamana mı üzülürsün, yazanın haline mi?

Arkadaş eylemi hazmedememiş ya, almış eline kalemi: hiçbir siyasi nitelik taşımayan alaycı bir tavırla; kalleşçe saldırarak haddini bildiriyor aklı sıra…

Üzülüyor insan…

Sadece üzülüyor…

Çok şey yazasım var da…

Deymez be kardeşim! (…)

 

Diğer yazıları

Umud’un yeri – Halil Paşa

Halil Paşa'nın Havadis Gazetesi eki Poli Dergisinde yayınlanan yazısıDükkanın...

DAÜ BİR-SEN’den DAÜ çalışanlarına açık mektup

DAÜ BİR-SEN Eş Başkanları Buğu Sümen Cohar ve Kazım...

Yasa gücünde kararname çıkarma yetkisi ve sınırları – Mehmet Öner Ekinci

Hukukçu-ve Emekli Meclis Genel Sekreteri olan Mehmet Öner Ekinci’nin...

Seçici hafızalar – Omar Robert Hamilton (Mada Masr)

Ne Muhammed Mursi ne de Mısır ordusu taraftarıyım. Kendimi...

Siyasi Partiler Ledra Palace’ta görüştü

Bazı Kıbrıs Türk ve Rum siyasi partiler rutin toplantıları...
4,157BeğenenlerBeğen
947TakipçilerTakip Et
3,975TakipçilerTakip Et
805AboneAbone Ol

Son eklenenler

Hellimden Hellim Peynirine; Kültür Politigdir! – Halil Karapaşaoğlu

Buray Hoşsöz: "Hellim peynir değildir. Peynir çeşiti olabilir ama...

Sahnede ışıyan iyilik: Ada oyunu – Neşe Yaşın

Bir dönemde marjinal olan dudak uçuklatan sözler ve davranışlar...

EOKA: Mitos ve Gerçek – Niyazi Kızılyürek

31 Mart 1955 tarihinde gece yarısından hemen sonra Kıbrıs...

Küba: Finansal Boğma, Enerji Kuşatması ve Özbelirlenim Mücadelesi – Nicolas Menna

İnatçılık benimle mi doğdu acabaBugün akıldışı görünen şeyin inadıDüşmanı...

ABD dış politikası ve emperyalizm – Ümit Akçay

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları ve buna karşı...

ABD’nin delilik çağı – Fehim Taştekin

Soykırımcı-Epstein Koalisyonu, İran’da gösterişli darbelerle acziyet ve umutsuzluk yaratarak...

COP31’e giderken: İklim adaleti mi savaşın enerji rejimi mi? – Fevzi Özlüer

2020 yılında, Eko Eko Eko belgeselinin çekimleri sırasında yaptığımız bir söyleşide şu...

Aforizma olarak doğa, sermaye olarak toprak – Gözde Bedeloğlu

Hadi biraz geçmişe gidelim. 2009 yılının Mart ayında İstanbul’da 5. Dünya...

Canlı yayın