9 Aralık 2025, Salı
10.8 C
Lefkoşa
arşivAli SarıtepeGerçeklerin meşrulaşması ve sanal siyaset - Ali Sarıtepe

Gerçeklerin meşrulaşması ve sanal siyaset – Ali Sarıtepe

Gerçeklerin gerçek olma durumu, onların meşru olduğu meşrulaşmış olduğu anlamına gelmez.

Gerçekler, kendisini anlatan tüm olguların hayat içerisinde boy atması ile ortaya çıkarlar. Onların ortaya çıkması esas olarak öz hallerinde meydana gelen devinimin yükselmesi sonucu olmaktadır. Devinimin yarattığı bu durum kendisine dışarıdan yeni devinimler kazandığı zaman, o artık görünür bir olgu olma durumuna gelmiş demektir. Gerçeklerin devinim çoğalmalarıyla güçlenmesi çeşitli çoklu hallerde olmaktadır. Öznenin (gerçek) iç deviniminin yaratmış olduğu dış dalga, gerçeğin dıştan da algılanmasına imkan yaratacak güçtedir. Bu gerçeğin dıştan algılanmasının erken hali, ilk halidir. Gerçeğin iç dinamiklerin ötesinden de dıştan da algılanması, gerçeğe yol almada kolaylaştırıcı imkanlar sunar.

Dolayısıyla her gerçek meşru doğmaz. O, ancak devinim çoğalmaları ve devinimin ortaya çıkardığı güç oranında meşrulaşır.

Gerçeğin iç deviniminin yarattığı dalgalar pozitif karşılık yarattığı gibi, negatif karşılıkta yaratabilir. Hele ki; gerçek diplere sürülmüş ise, ondan gelen dalgaların ilk anlaması o devinime karşı bir duruş şeklinde olmaktadır. Reaksiyoner özlü olan bu duruş yapısı gereği anlamazcıdır, yok görücüdür. Bu hallerdeki anlayışın ilk başlardaki güç hali kuwetli bir durumdadır. Onun bu kuwetli hali, gerçeği yok etme enerjisine dönüşmesini beraberinde getirir.

Gerçeğin iç yapılanma halindeki doğruluğu ve direngenliği, reaksiyoner enerjinin süreç içerisinde güçsüzleşmesini de beraberinde getirir. Bunun doğal yansıması olarak pozitif dış dalga kendisine yeni alanlar bulur ve bu alanların çoğalmasıyla orantılı olarak gerçekler kendilerini meşrulaştırmış olurlar.

Meşrulaşmış olan gerçekler, anlamalarla daha çok karşılaşırlar ve kendisine karşı yönelen reaksiyoner dalga aynı oranda yalnızlaşmaya başlar. Bu yalnızlaşma onda, gücünün azalması dönüşümünü beraberinde getirir.

Gerçeğin meşrulaşması, meşrulaştırılması, onun bire bir doğru algılandığı anlamına tekabül etmez. Algılanan gerçeğin, algılayanın algılaması ile de ilgisi vardır.

Burada gerçek sadece meşrulaşmıştır.

Meşrulaşmış gerçek ne kadar yanlış anlamalarla muzdarip olursa olsun, meşrulaşmanın getirdiği eşsiz güçle, o, bu tür algılamaları işlevsizleştirme imkanına sahip olur.

Gerçeğin meşrulaşması ile gerçeğin olması gerektiği yere ulaşması doğrusal sonucu beraberinde getirmemektedir. İşte burada gerçeğin yanlış anlamalarla yolculuğa çıkarılması söz konusudur. Gerçeğin yolculuğa (siyasete) çıkarılması yanlışlarla donatılması halinde, onun üzerinden yapılan siyasete sanal karakter yüklenmesi olur. Siyaset (çözüm) sanallaştığı oranda, gerçekle arasındaki bağ o kadar kopar. Ve o noktada; gerçek bir yanda yürür, siyaset bir yanda yürür. Gerçek ve çözümün uç durma halleri onların çatışma karakterlerinin boyutunu ortaya çıkarır.

Gerçek bir defa meşrulaştıktan sonra artık o ortadadır ve her olgu tarafından görünmektedir. Dışarıda oluşan dalga gerçekle paydaşlaşması oranında çözümde (siyasette) sahici olma karakterine ulaşma şansına sahip olacaktır.

Gerçeğin sanal siyasetle kuşatılması, onun kendinin meşruluğunu sonuna kadar dayatmasını beraberinde getirir. O bu haliyle çırılçıplak ortada dolaşmaya başlar.

Dolayısıyla sanal siyaset (çözüm), gerçeğin kendi mecrası içerisinde yol almasına vesile olmamaktadır.

Üstelik onun bu hali, gerçeğin (olgunun) ve siyasetin (çözümün) var olan enerjilerinden ortak bir güç, nitelikli güç yaratmadığından dolayı; iki unsur olarak birbirleriyle sürtünmelerinden kaynaklanan enerjileri basit enerji olarak kalır.

Doğru olan, gerçekle siyaset arasında ahenkli bir ilişki yaratıp ortaya çıkan paydaşlıktan nitelikli enerji yaratmaktır.

 

Diğer yazıları

Toplumunu hasta eden devlet – Ali Sarıtepe

Toplum ya da toplum kütleleri üzerinde yükselen ve bir...

“Anayasayı askıya aldım” devlet biçimini dönüştürme eylemliliğidir – Ali Sarıtepe

Bundan önceki makalede “Demokratik Özerklik Devlet Biçimini Dönüştürme Talebidir”...

Demokratik özerklik devlet biçimini dönüştürme talebidir – Ali Sarıtepe

Üretim ilişkisinin karşılığı olan devlet tipi içerisinde çok çeşitli...

Bezginlik ve bezginleşmek – Ali Sarıtepe

Kişinin bir şey karşısında, devamlılık arz eden bir şey...

Orantılı şiddet, orantısız şiddet ve devlet terörü – Ali Sarıtepe

Kullanılan kavramın her iki halinin de ortak paydası vardır,...
4,157BeğenenlerBeğen
947TakipçilerTakip Et
4,002TakipçilerTakip Et
745AboneAbone Ol

Son eklenenler

Esad sonrası birinci yılındaki Suriye – Özkan Yıkıcı

Bir yıl öncesine gidelim: suriyenin rejimi resmen çöktü. Esat...

Fışkılık 2 – Şener Elcil

Geçtiğimiz haftaki yazımda Türkiye’den arayan gazeteci arkadaşımın “düşmanı dışarda arama...

Stratejik illüzyon! – Fehim Taştekin

ABD Başkanı Donald Trump, küresel hegemonya savaşını kendi narsist...

Anımsayarak kelam gevezeliği – Özkan Yıkıcı

Her döneminde tekrarlardım: seçim sürecine girince, önceki tüm yaşananlar,...

Kıbrıs Cumhuriyeti’ni adadaki “Eşit Kurucu Ortaklar” mı kurdu? – Niyazi Kızılyürek

Kıbrıs Cumhuriyeti’nin sui generis bir devlet olarak doğduğuna literatürde...

Stockholm… sendrom mu? balon mu? – Arif Mostarlı

Devlete sevdalı ‘normal’ – ve elbette işbirlikçi – bir...

Emperyalizmin modern silahı: Borçlandırma – Uğur Zengin

Zihnimizde dış borca dair iki çarpıcı bilgi var. Birincisi,...

Canlı yayın