yaklaşımlarÖzkan YıkıcıGelişme Amerikadan gelince - Özkan Yıkıcı

Gelişme Amerikadan gelince – Özkan Yıkıcı

Konu Amerika olunca, akan sular durur. İster demeç olarak açıklama, ister se gelişme şeklinde yaşanınca, hemen dünyada konu olur. Gündeme oturur. Kaldı ki son gelişme oldukça önemli: Baydın adaylıktan çekildi.. Çekilme nedeni neolursa olsun, sonuçta başkan olup yeniden aday olan Baydın, baskılara ve sağlık koşullarına ek olarak çevresi de katılınca, direnecek gücü da kalmadı. Üstelik her araştırma Baydının kaybedeceği işareti veriyordu. Her hamlesi sgandalalrla ve yetersizlik algısıyla yeni boyutlar da ekleniyordu. Kaldı ki söz konusu olan ülke ABD.. ABD demek, sistemin en güçlü ülkesi demektir. Dünya siyasetini kontrol eden, ekonomik önemli güç olan, askeri merkezi eksende oturan devletdir. Buna ek olarak seçim de eklenince, elbet Baydının çekilmesi de kaçınılmaz şekliyle konu olmaya çoktan adalığın da ötesine geçti..

Daha önce de yazdım: son Amerikan b aşkanlık seçimi epey paradoksalarla doludur. Dünyanın geleceğini belirleyecek seçim iki adayı, birisi resmen bunayan, öteki de çılgın adıyla açıkça anılan adayların seçkisine sıkıştı. Dünyayı böylesi iki liderden biri yönetecekti. Tabi Amerikan gerçeğini bilmeyenler için çok daha tuhaftı. Halkbuki Amerikan tekelci sermaye gerçeği, kurumsal lgüçler denklemi ile sınıfsal devlet gücünün evrenseleşşen sömürge boyutları yanyana getirilince, iki liderin salt kişisel durumları değil, sermaye tercihlerinin de aynasıdır. Öyle ki seçim finasmanları milyonlarca dolar katgılarla oluyor. Medyalar reklamlarla ve propagandalarla örülüyor. Ozaman Baydın veya Trump salt kişisel değil tekelci sınıfsal sermayenin seçkileriyle birlikte ele alınma gerçeğine bizi ulaştırmaktadır.

Daha Baydın aday olurken unutkanlığı malumdu. Siyasal tercihleri zaten başkan olduğu için neler yaptığı da ortadaydı. Yine de kendine Demokrat parti diyen üyeler seçtikleri delegelerle Baydına açık destek verdiler. Uyarılara karşın yine de Baydın dediler. Kamuoyu yoklamalarında kaybetme eylimini artırmasına rağmen yine de ayni lideri istediler. Oylamalar ve dökülen dolarlar bunu adeta ateşledi. Sermaye toplama başarısı da egemen sermayenin en azından bir kısmı tüm bunama ve yetersizliklere karşın Baydın diyordu.

Devaöı da var: Baydın çekilince Demokratların delegelerine seçme hakı da hemen daraltıldı. Baydın hemen yardımcısını aday gösterdi. Haresin siyasal duruşu değil de kimliksel etnik konumu propagandaya kondu. Böylelikle bize siyasaldan çok siyasetin otoriter ve kimliksel oyun kuralını politik alanda yaşatıldı. Yetmedi: Amerikan Demokrat parti destekli sermayesi de hemen seçenek oluşmama adına tercihini Haresle pratiğe soktu. Baydının toplanan kaynağı ile hemen seksenbir milyon dolar vererek sermaye bir anda Amerikan seçim gerçeğinin gücünü de yeniden kanıtlıyordu. Bir anlamda, Amerikan seçmenine ve özelde Demokrat delegelerine, benim istediğimi tercih etmezsen, kaynak sorunun da olacak. Yeni göstereeğin aday önce kısa zamanda kaynak toplaması şart. Kaynaksız da probaganda olmuyor. Taki kaynak toplama örgütlemesi yapması ise seçimlerin gelmesi demekti. Böylesi zaman sıkışması içinde sermaye kaynağı ile Haresi aday yapma dayatmasını yapıyordu.

Bunlar bize Amerikan seçimlerindeki demokratik anlayışın dda nedenli sahte olduğunu da gösterdi. Övülen Amerikan demokrasisinin Baydının istifasıyla, nasıl sermaye kısgacında kaldığını yeni aday seçilirken dahi yaşatarak kanıtladı. Demokrat parti delegelerine tercih yapma şansı dahi vermedi. Özellikle sol çizgiden aday çıkma seçeneğini daha baştan sıfırladılar. Belki de Baydının istifa etmesini geciktirerek, seçenek oluşmama zeminini de hazırladıkları izlenimi dahi oluşması sürpriz olmazdı.****

Konu Amerika: olay Kasım ayındaki başkanlık seçimi. Onca ön seçimli süreçler sonuçta bir çılgın diyeri de bunak denecek iki seçenek insanların hem de kendi oylarıyla çıkardı. Amerikan siyasetinin ne olduğu turunsolu oldu. Bile bile Baydın son ana dek adaylıkta direndi. Sonra ayle baskısı da gelince, istifa edip yerine de partiye şansı brakmadan yardımcısını gösterdi. Amerikan sermaye çevreleri de hemen parasal katgıyla bunu tamamladı. Demokrat partiye öyle bir girdap sağlatıldı ki yeni adayla seçeneği yükseltme şansı dahi brakılmadı. Çünkü herkesin görmezden geldiği sermayenin gerçek etkisi, Baydın olayı ile yeniden hatırlatıldı. Ama birilerine sorsanız: “zengin Amerikan demokrasi örneği” olarak övgülerle gösterilecek kıyamdadır.

Şimdiden Haresin üzerinden reklamlar başladı. Siyasal görüşü elbet çok altlarda. Üstelik başkan yardımcılığı gibi dönemlik deneyimi de var. akılda kalacak hamlesi de yok. Buyüzden hemen kimliksel eksene ve kadın simgesine konu kaydırtıdldı. Umutlan, belirli Amerikan sermayesi Trumpu durdurmasıdır. Kadın olma melez kimliksel ayle gerçeği gibi kuramlarla seçi  süreci yürüyecek. Bir anlamda Amerika süper gücüne karşın başkanlık yolunda adeta ters yönde adaylarla adeta geri braktırılmış ülke örneği kuralıyla oynayacak. Bir farkla, milhonlarca doların reklamları ile imgelerin uçuştuğu görsel reklamlı propagandalarla. Buda bize Amerikan emperyalizmin nedenli siyasal kısırlaşıp salt savaş ve karla endekselene politik esirliğe doğru gideceğimizin da acı mesajıdır.

Savaşlar, ekonomik krizler ve kimliksel propagandalarla ol bol yalanlarla gericiliğin üretilip dünyaya yayma süreci devam edecek. Ciahtcı gerçeklerini, savaşların yalanla beslenmesi ve silahlanmalar hep bunun birer hamlesi olarak sürecek. Gericilik tırmanışı ile barbarlık dünasına eğer sol seçeneksizlik sürdükçe devam edeceği kesin.

Baydın geri çekilirken, bize en azından Amerikan sermayesinin etkisiyle seçtiği politik gerçeği anlatma bakımından da yaklaşım sergilememizin önemli olduğunu yeniden hatırlatması dileyimle..

Diğer yazıları

Duruş ve söylem çelişkili yaşamdan seçkiler – Özkan Yıkıcı

İnsanlar bazen konuyu bilerek tavır geliştirir. Bazen önüne konan...

Kısa bir hatırlatma – Özkan Yıkıcı

Geniş Orta Doğu coğrafyasında savaş sürüyor. Emperyalist hegemonya ile...

Konuyu ele alırken – Özkan Yıkıcı

Bilmem farkında mısınız: Hele de son yaşanan olayları da...

Yalaka yalan arenasından taktik ve psikolojik hamleler – Özkan Yıkıcı

Önceki yazımda, Kuzey Kıbrıs’taki genel grev eylemine dokundum. Sonucu...

Mart ayının son pazartesinden – Özkan Yıkıcı

Mart ayı da tamamlanmak üzere. Son haftanın pazartesine geldik....
4,157BeğenenlerBeğen
947TakipçilerTakip Et
3,975TakipçilerTakip Et
805AboneAbone Ol

Son eklenenler

Hellimden Hellim Peynirine; Kültür Politigdir! – Halil Karapaşaoğlu

Buray Hoşsöz: "Hellim peynir değildir. Peynir çeşiti olabilir ama...

Sahnede ışıyan iyilik: Ada oyunu – Neşe Yaşın

Bir dönemde marjinal olan dudak uçuklatan sözler ve davranışlar...

EOKA: Mitos ve Gerçek – Niyazi Kızılyürek

31 Mart 1955 tarihinde gece yarısından hemen sonra Kıbrıs...

Küba: Finansal Boğma, Enerji Kuşatması ve Özbelirlenim Mücadelesi – Nicolas Menna

İnatçılık benimle mi doğdu acabaBugün akıldışı görünen şeyin inadıDüşmanı...

ABD dış politikası ve emperyalizm – Ümit Akçay

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları ve buna karşı...

ABD’nin delilik çağı – Fehim Taştekin

Soykırımcı-Epstein Koalisyonu, İran’da gösterişli darbelerle acziyet ve umutsuzluk yaratarak...

COP31’e giderken: İklim adaleti mi savaşın enerji rejimi mi? – Fevzi Özlüer

2020 yılında, Eko Eko Eko belgeselinin çekimleri sırasında yaptığımız bir söyleşide şu...

Aforizma olarak doğa, sermaye olarak toprak – Gözde Bedeloğlu

Hadi biraz geçmişe gidelim. 2009 yılının Mart ayında İstanbul’da 5. Dünya...

Canlı yayın