arşivAli SarıtepeÇözüm süreci: Türkiye’nin demokratikleşmesi süreci olması zorunluluğundadır - Ali Sarıtepe

Çözüm süreci: Türkiye’nin demokratikleşmesi süreci olması zorunluluğundadır – Ali Sarıtepe

Umut ve endişenin iç içe olduğu bir dönemde yaşıyoruz.

Yaşadığımız ana damgasını vuran umut-endişe çatışkı hali; Türkiye’nin temel sorununun yani demografik özgürlük sorununun olmayışının bugün en açık anlatımı olan Kürt meselesinin, çözülmesi gereken bir sorun olarak kendisini zorunluluk olarak dayatması halidir.

Kürt sorunu bir yanıyla İran, Irak, Suriye ve Türkiye ortak(!) sorunuyken, diğer yanıyla da aynı zamanda yukarıda adı geçen bu ülkelerin her birinin tek tek sorunudur da.

Dolayısıyla bölgesel bir sorundur, Kürt sorunudur, bunun da ötesinde Kürdistan sorunudur. Ve bu yanıyla; kendisine yönelik olarak mahrum edilmiş demografik özgürlüğünü edinme mücadelesini verirken, Kürdistan sorunu olarak da; coğrafyasının demografik farklılıklarının özgürlüğü teminatı altında kendisini yaşayabileceği yarınını bu günden kurması kurgulaması hali de ona ödev olarak öne çıkma haliyle iç içe olacağıdır.

Kürt meselesi ya da daha soyut ifade ile bir devlet; ulusal sorun problemini yaşıyor  durumda ise ve nihai olarak da, bu sorun çözülme zorunluluğu içerisen girmişse, özünde o ülke siyasi sınırları içerisinde en geniş anlamıyla özgürlükler ve demokratikleşme sorunları var demektir.

Sorunu, sadece bir yanından tutup çözmenin mümkünatı olamayacağı için; bir devletin tanımlanan sınırları içerisinde demokratikleşme sorunsalını çözmeden, kendisinde olan demografik sorunları çözebilme şansı yoktur.

Erdoğan şahsında bu hükümetin terör sorununu çözeceğim demesi, PKK sorununu çözeceğim demesi olmaktadır. PKK’da Kürt sorununun sonucu olduğuna göre, PKK’yı çözmesi/gereksizleştirmesi de ancak Kürt sorununu çözmekle mümkün olacağı gerçeğidir. Kürt sorunu da TC devletinin demokratikleştirilmesi olmadan çözüme kavuşma imkanlarına sahip olamayacağından dolayı da:

Birlikte yaşama üst başlığı altında Kürt sorununun çözümünün tek anahtarı TC’nin her alanda demokratikleştirilmesi mecburiyetliliğidir. Kendisini bu bağlam üzerinden sorumlulandırmayan bir devlet politikası peşinen şunu der konumunda olacaktır:

Türkiye Kürdistan’ı kendi devletini kursun, biz TC’nin kalan toprakları üzerinde yasanın, hukukun ve adaletin, var olan icrası haliyle yaşantımıza devam edeceğiz.

Bu da; milli güvenlik siyasetinin, Türkiye Kürtlerle büyür paradigmasıyla örtüşmediği için, kurulmaya çalışılan bu paradigmanın tek ayaklı yürüyemez halinden çıkarılmasının anlatımı olan ‘Türkiye’nin büyüyebilmesi, onun demokratikleşmeyi en geniş haliyle hayata egemen edilmesinden geçer’ paradigmasıyla ayaklarını sağlam bir şekilde yere basmasıyla mümkündür.

Çözüm sürecinin mümkünatı olmadığı halde tek aktörü olmak isteyen Erdoğan; Kürt sorununu imha ve inkar dışında tam olmasa bile nereye kadar çözme bakış açısına sahip olsa bile; karşısına demokrasi ve özgürlük sorunu mutlak anlamda çıkacaktır.

Dolayısıyla, burada esas mesele; Türkiye’nin demokratikleştirilmesidir, özgürleştirilmesidir.

Olgu bu bağlamda ele alındığı zaman, Türkiye devleti A’dan Z’ye kadar kendini yenileme ve yeniden üretme imkanlarına sahip olacaktır.

Bunun dışında izlenecek yolda; var olan handikaplarından dolayı sürecin akamete uğramasının olasılığı hep yüksek olacaktır. Ve sürece pusu atmak daha kolay olacaktır.

Diğer yazıları

Toplumunu hasta eden devlet – Ali Sarıtepe

Toplum ya da toplum kütleleri üzerinde yükselen ve bir...

“Anayasayı askıya aldım” devlet biçimini dönüştürme eylemliliğidir – Ali Sarıtepe

Bundan önceki makalede “Demokratik Özerklik Devlet Biçimini Dönüştürme Talebidir”...

Demokratik özerklik devlet biçimini dönüştürme talebidir – Ali Sarıtepe

Üretim ilişkisinin karşılığı olan devlet tipi içerisinde çok çeşitli...

Bezginlik ve bezginleşmek – Ali Sarıtepe

Kişinin bir şey karşısında, devamlılık arz eden bir şey...

Orantılı şiddet, orantısız şiddet ve devlet terörü – Ali Sarıtepe

Kullanılan kavramın her iki halinin de ortak paydası vardır,...
4,157BeğenenlerBeğen
947TakipçilerTakip Et
3,976TakipçilerTakip Et
805AboneAbone Ol

Son eklenenler

“Dünya büyük bir kaosa sürüklendiğinde, sonunda büyük bir düzene ulaşılır” – Cevdet Kadri Kırımlı

Çin, istediklerini elde etmenin ancak sıcak çatışmayla mümkün olabileceğini...

Kısa bir hatırlatma – Özkan Yıkıcı

Geniş Orta Doğu coğrafyasında savaş sürüyor. Emperyalist hegemonya ile...

Deli Adam Teorisi: Nixon’ın Vietnam’ı, Trump’ın İran’ı ve ‘öngörülemezlik’ kartının riskleri – Emrah Katırcı

İlk başkanlık döneminde  (2017-2021) ABD Başkanı Donald Trump’ın “performansı” ...

BM’nin Kıbrıs sorununda zayıflayan rolü – Yücel Vural

Kıbrıs sorununda dönemsel-geçici bir tıkanma mı var, yoksa kuzeydeki...

Savaşı ‘ABD askerinin trajedisi’ lensiyle okumak – Kavel Alpaslan

“İsrail’in savaşında ölmek istemiyoruz!”Bu sözler ABD ve İsrail’in İran’a...

Çin bu savaşın neresinde? – Hayri Kozanoğlu

Çin’in İran savaşında ‘düşük profilli’ tutumu bazılarını hayal kırıklığına...

Konuyu ele alırken – Özkan Yıkıcı

Bilmem farkında mısınız: Hele de son yaşanan olayları da...

Türkiye hâlâ “seçimli otoriter” mi? – Cansu Çamlıbel

Hükümet medyasının son bir haftadır kulağına fısıldanan üç senaryo...

Canlı yayın