iktibasAras CoşkuntuncelWashington’da İran, Venezuela tartışmaları ve kanalizasyon sızıntısı - Aras Coşkuntuncel

Washington’da İran, Venezuela tartışmaları ve kanalizasyon sızıntısı – Aras Coşkuntuncel

Orjinal yazının kaynağıevrensel.net

Perşembe günü Wall Street Journal, Trump’ın İran’da askeri ve sivil hedeflere yönelik sınırlı bir saldırı seçeneğini değerlendirdiğini yazdı. Aynı gün İran’ın Birleşmiş Milletler (BM) temsilcisi, BM genel sekreteri ve güvenlik konseyine yolladığı resmi mektupta, eğer İran bir saldırıya maruz kalırsa “bölgedeki düşman güçlerin tüm üsleri, tesisleri ve varlıkları” meşru hedeflerdir diye uyarıda bulundu. Bu arada Umman ara buluculuğunda ABD-İran görüşmeleri devam ediyor. Aynı anda ABD ve İsrail’in askeri hazırlıkları da artarak devam ediyor. ABD ve İsrail’in bu tip görüşmeler sırasında saldırması, hatta bu görüşmeleri yem olarak kullanması başvurdukları bir taktik. ABD’nin (ve İsrail’in) artık olup olmayacağı değil, ne zaman olacağı tartışılan İran saldırısının süregelen gelişmelerini, bölge ve dünya için ne anlama geldiğini Fehim Taştekin son yazılarında ve videolarında Evrensel’de detaylı işliyor. Ben olası İran saldırısının ABD iç siyasetinde nasıl tartışıldığına, özellikle de Kongrede kendilerine muhalif, bağımsız, ya da “demokratik sosyalist” diyenlerin neler dediklerine biraz değineceğim.

Haziran ayında İsrail ve ABD’nin İran’ı bombalaması sırasında yapılan anketlerde Amerikalıların yüzde 85’i İran’a saldırıya karşı çıkmıştı. Benzer şekilde Amerikalıların büyük çoğunluğu geçtiğimiz ay İran’da, bizzat Mike Pompeo[1]  ve İsrail medyasının övünerek itiraf ettiği gibi, MOSSAD’ın karıştığı eylemler ve saldırılar ve Trump’ın tehditleri sonrasındaki anketlerde de benzer sonuçlar vardı. Kongrede Demokratların, Demokratlarla birlikte hareket eden ve kendine “demokratik sosyalist” diyenler dahil bağımsızların, ve bazı Cumhuriyetçilerin” itirazı ise meselenin şekline yönelik; “Trump tek başına karar alıp bombalamasın; Senatonun onayını alıp bombalasın” diyorlar.

13 Haziran’da İsrail’in İran’a saldırısından hemen sonra Demokrat Partinin Senatodaki Lideri Chuck Schumer “İran’ın vereceği cevaba hazırlanırken, ABD’nin İsrail’in güvenliğine ve savunmasına olan bağlılığı sarsılmaz olmalıdır” demişti. Ayni günlerde Demokratların Temsilciler Meclisindeki Lideri Hakeem Jeffreys ise diplomasiden ve ABD askerlerinin zarar görmemesi gerektiğinden bahsettikten sonra “İsrail’in güvenliğine sarsılmaz bir bağlılığımız var. İran rejiminin özgür dünya için ciddi bir tehdit oluşturduğu açık. İran’ın nükleer güç haline gelmesine hiçbir koşulda izin verilemez” demişti.

İsrail’in ilk saldırıları sonrası Trump da İran’ı tehdit edip teslim olmasını isteyince Temsilciler Meclisinde Cumhuriyetçi Thomas Massie ve Demokrat Ro Khanna, Senato’da ise kendisini “demokratik sosyalist” olarak tanımlayan Bağımsız Senatör Bernie Sanders Trump’ın Kongrenin onayını almadan İran’ı bombalamasını engelleyebilecek tasarılar sunmuştu. Massie ve Khanna’nın tasarısı Temsilciler Meclisinde oylanmaya geçemedi; Sanders’ın tasarısı ise bazı Demokratların da oylarıyla reddedilmişti. Gectigimiz gunlerde Massie ve Khanna tasarılarının oylanabilmesi için tekrar uğraşacaklarını açıkladılar. Schumer de son haftalarda yine “Bu mesele Kongrede görüşülmeyi gerektiriyor” nakaratını tekrarlıyor. Jeffreys daha da muğlak şekilde “Trump Kongreye yeterli bilgi sağlamıyor” diye yakınıyor. Kimsenin emperyalist müdahalelere karşı çıktığı yok, hatta yetersiz diye eleştiren çok. Demokrat Partinin liderlerinden laf kalabalığının ötesinde Trump’ın Kongrenin onayı olmadan İran’ı bombalamaması yönündeki girişimlere bile güçlü bir destek gelmedi şu ana kadar.

Benzer zayıf ve muğlak açıklamalar ABD’nin Venezuela Başkanı Maduro ve eşini kaçırmasından sonra da yapılmıştı, hatta o gün de bugün de Demokratların eleştirileri yapılan haydutluğun Venezuela’da komple bir rejim değişikliğine varmamasına oldu. Örneğin Demokratların Temsilciler Meclisi Lideri Jeffreys operasyondan sonra “Maduro hükümetin meşru başkanı değil. Şüphesiz, Venezuela’da hukukun üstünlüğü ve demokrasi yok, ve bu ülkenin halkı daha iyisini hak ediyor” diye başladığı açıklamasında ilk paragrafı Trump’ı değil Maduro’yu kınamaya ayırmış, sonunda da cılız şekilde Trump’ı yine sadece Kongrenin onayını almadığı için eleştirmişti. Schumer de aynı şekilde Maduro’yu “gayrimeşru” diye kınayarak başladığı açıklamasında Trump yönetiminin Kongreden yetki almamasına itiraz edip Trump’ın Venezuela’yı “İnandırıcı bir plan olmadan” yönetme niyetini “pervasızlık” olarak nitelendirmişti.[2] 

Bir sonraki başkanlık seçimlerinde adaylığını koyacağı konuşulan Demokrat Partinin “demokratik sosyalist” Senatörü Alexandria Ocasio-Cortez ise geçtiğimiz günlerde Münih’teki güvenlik konferansında Trump’ı önce Maduro’yu kaçırdığı için sonra da Venezuela’da rejimi komple değiştiremediği için eleştirdi: “Bu arada, Rubio ve Trump yönetimi Maduro rejimine dokunmadı/bir bütün halinde yerinde bıraktı.”

Geçtiğimiz günlerde ortaya çıktı ki ABD’nin başkenti Washington’da Potomac Nehri’ne haftalarca büyük bir kanalizasyon sızıntısı olmuş; bu sızıntı bölgedeki tüm şehirlerin zaten kısıtlı olan su kaynaklarını tehdit ederken kamu sağlığından ziyade bütçe kesintilerine ve şirket kârlarına öncelik veren bölgedeki federal, eyalet ve yerel yönetimler ise haftalarca her yere tonlarca yayılan bu lağım pisliğini bitirmek yerine suçu birbirlerine atmaktan başka bir şey yapmamış. ABD siyaseti de budur, böyledir.


Dipnotlar:

  1. Pompeo, Trump’ın ilk donemi dışişleri bakanlığı ve CIA direktörlüğü, öncesinde ise dört dönem Kongre üyeliği yapmış biri
  2. Zaten sonra bu Demokrat Parti liderleri “ülkemi bombalayın” diye ABD ve İsrail’e yalvaran ve bu savaş yalvarışları sayesinde Nobel Barış Ödülü alan Maria Corina Machado’yu ağırlayıp destek için sıraya girdiler.

Diğer yazıları

ABD kaybetti; Trump ateşkesi içeriye satma derdinde – Aras Coşkuntuncel

Ho Chi Minh, Vietnam Savaşı sırasında “Sizden öldürdüğümüz her...

Washington’da çatlak sesler yerini paniğe bırakıyor – Aras Coşkuntuncel

Trump’ın Florida’daki özel malikanesi Mar-a-Lago’nun da bulunduğu Palm Beach...

ABD’nin askeri, endüstriyel, medya kompleksi – Aras Coşkuntuncel

CNN’nin yayınlarını yeterince savaş ve Trump yanlısı bulmayan Savaş...

İran füzeleri Washington’da şimdiden çatlaklar açıyor – Aras Coşkuntuncel

ABD ana akım medyası, rejimin bileşenlerinin çoğunluğunda yani kapitalist...

Onlarca ifade, yüzlerce isim, milyonlarca belge, sıfır dava – Aras Coşkuntuncel

Temsilciler Meclisi Üyesi Jerry Nadler: Epstein’ın suç ortaklarından kaçını suçladınız?...
4,157BeğenenlerBeğen
947TakipçilerTakip Et
3,969TakipçilerTakip Et
815AboneAbone Ol

Son eklenenler

Trump’ın Hürmüz ablukası ve bumerang etkisi – Yusuf Karadaş

ABD ve İran heyetleri arasında Pakistan’da yapılan görüşmelerden bir...

Hindistan’dan Kıbrıs’a dijital sansür operasyonu! – Gözde Bedeloğlu

Kuzey Kıbrıs’ta yaklaşık bir haftadır devam eden siber saldırıların...

Ödemekle Bitirilemeyen Borç – Şener Elcil

Kıbrıslıların, Türkiye’ye borç ödemeye başlama tarihi, 1517 Ridaniye Savaşı ile Mısır’ın Osmanlı Padişah’ı Yavuz Sultan Selim tarafından...

Savaşların ekonomik maliyeti – Hayri Kozanoğlu

Savaşların yıkımı sadece cephede değil bütçelerde de büyüyor. ABD...

Macaristan ve Biz: Orbán’ın Yenilgisi üzerine Düşünceler – Fabrizio Burattini

Sonuçlar artık kesinleşti. Katolik muhafazakâr Peter Magyar, Viktor Orbán’ın...

Kıbrıs ekseninden bir NATO makalesi – Özkan Yıkıcı

Son gelişmeler eğer yetmişlerin ortasında olsaydı, hele de Türkiye...

ABD-İran ateşkesi ne anlama geliyor? – Doç. Dr. Mustafa Çıraklı

Diplomatik söylemin fazlasıyla gelgitli, sahadaki gelişmeler bağlamında ise tarafların...

Duyduk, duymadık demeyin: Komünizmden başka bir gelecek yok… – Fikret Başkaya

“İnsanlık ancak çözümleyebileceği sorunları görev olarak önüne koyar. Çünkü...

Canlı yayın