yazılariktibasUlusal savunma belgesi – ‘niyet beyanından sert eyleme’ - Özgür Amed

Ulusal savunma belgesi – ‘niyet beyanından sert eyleme’ – Özgür Amed

Orjinal yazının kaynağıyeniyasamgazetesi9.com

Strateji belgesi, ABD’nin gerçekdışı diye tarif ettiği maceralardan kaçınarak, kaynaklarını kendi sanayisine ve halkına odakladığı, müttefiklerini harcama yapmaya zorladığı, küresel ilişkileri ‘ticari bir sözleşmeye’ indirgediği ve düşmanlarına karşı ‘ezici askeri güç’ tehdidini masada tuttuğu bir ‘Yeni Altın Çağ’ vaadiyle sona eriyor ve Trump bizi altın çağa götürüyor diyor

ABD, Ulusal Güvenlik Strateji belgesinden sonra “2026 Ulusal Savunma Stratejisi” (2026 NDS) belgesini de yayımladı.

Belgenin temel felsefesi “Önce Amerika” söylemini sürdürme ve “Savaş Bakanlığı” odağıdır. Belge, önceki yönetimlerin “liberal uluslararası düzen” gibi soyut kavramlar uğruna Amerikan kaynaklarını heba ettiğini savunup, bu yaklaşımın “Pragmatik Gerçekçilik” ile değiştiğini ifade ediyor. (Bunu zaten daha önce de ifade etmişti, şimdi pekiştiriyor)
Bu bağlamda yeni strateji “izolasyonizm” değil, önceliklendirmedir diyor. Yani strateji, dünyadan çekilmiyoruz, tam tersine Amerikan halkının “somut ve pratik” çıkarlarını dünyanın merkezine alıyoruz diyor.
Dikkate değer bir başka değişim vurgusu da “ulus inşasına” dairdir. Rejim değişikliği ve ulus inşası döneminin bittiği, ordunun tek amacının “savaşmak ve kazanmak” olduğu ilan edilmiş. Tek derdi savaş kazanmak olacak olan ordunun odak noktası da “savaşçı ruhunu” yeniden yaratmak olduğu belirtilmiş.

Stratejiye göre ABD’nin dört temel gücü var.
a) ABD ve Batı Yarımküreyi savunmak,
b) Çin’i Hint-Pasifik’te caydırmak (Çatışma ile değil ama)…
Çin’e dair şunu da not düşmekte fayda var. Önceki stratejilerin aksine, Çin artık “birincil varoluşsal tehdit” olarak tanımlanmamış, ikinci sıraya düşürülmüş.
c) Müttefiklerle yük paylaşımını artırmak,
d) Savunma sanayi tabanını güçlendirmek…

Bölgesel tehdit ve operasyonlara dair ise 2026 senaryosunda gerçekleşmiş olduğu varsayılan bazı kritik olay ve olgulara değiniyor. Bu eksende ABD’nin “Midnight Hammer” (Gece Yarısı Balyozu) adlı bir operasyonla İran’ın nükleer programını yok ettiğini, “12 Gün Savaşı” boyunca İsrail’e destek verilerek İran rejiminin “tarihinin en zayıf noktasına” getirildiğini, Hamas, Hizbullah, Husilerin operasyonlarla çökertildiğini, İsrail’in örnek müttefik olduğu belirtiliyor. “Rusya bir tehdit olsa da Avrupa’daki NATO müttefiklerinin ekonomisi Rusya’dan çok daha büyüktür. Bu nedenle Ukrayna savaşı ve Rusya’yı caydırma görevi Avrupa’nın sorumluluğundadır” denmiş. Kuzey Kore için ise “ABD topraklarını vurabilecek nükleer kapasiteye ulaşmıştır. Güney Kore, güçlü ekonomisiyle bu tehdidi göğüslemelidir” ibaresi var.

Belge bağlamında, bazı yorumların dikkat çektiği tehlike şu: “Amerikan ordusunun (Pentagon) tarihsel misyonunun dışına çıkarılarak iç güvenlik aygıtına dönüştürülmesi…”
Bu durum, stratejinin en tehlikeli kısmı olarak görülüyor.

Sonuç olarak bu strateji belgesi, ulusal güvenlik belgesinin devamı niteliğindedir ve ABD’nin gerçekdışı diye tarif ettiği maceralardan kaçınarak, kaynaklarını kendi sanayisine ve halkına odakladığı, müttefiklerini harcama yapmaya zorladığı, küresel ilişkileri “ticari bir sözleşmeye” indirgediği ve düşmanlarına karşı “ezici askeri güç” tehdidini masada tuttuğu bir “Yeni Altın Çağ” vaadiyle sona eriyor ve Trump bizi altın çağa götürüyor diyor.

***

2025’te yayınlanan ulusal güvenlik belgesi ile 2026’da yayınlanan ulusal savunma belgesi arasındaki temel farklara da kısaca değinerek bitireyim yazıyı.

  • Hiyerarşi ve kapsam açısından ulusal güvenlik belgesi daha geniştir.
  • Ulusal güvenlik belgesi daha diplomatik ve politik bir dil kullanarak “Barış Başkanı”, “Müzakere” ve “Ekonomik Güvenlik” kavramlarını çıkarmıştı. Ulusal savunma ise doğrudan “savaş” diyor. Savunma yerine savaşı ikame ediyor.
  • Ulusal güvenlik belgesi tehditleri ekonomik odak olarak tarif etmişti, bu belgede ise doğrudan operasyonel odak esas alınıyor.
  • Her iki belge de müttefiklerin daha fazla ödeme yapmasını istiyor ama ulusal savunma belgesi, bunu kesin askeri şarta bağlıyor.
  • Ulusal güvenlik belgesi sınır güvenliğini bir egemenlik ve demografi sorunu olarak ele alıyordu, bu yeni belgede ise sınır güvenliğini doğrudan bir askeri görev olarak tanımlanıyor.
  • Özetle; 2025 Ulusal Güvenlik belgesi, Trump yönetiminin dünyayı nasıl görmek istediğine dair siyasi ve ekonomik bir niyet beyanı iken; 2026 Ulusal Savunma belgesi, bu niyeti gerçekleştirmek için ordunun adını, yapısını ve angajman kurallarını değiştiren sert bir eylem planıdır diyebiliriz.

Diğer yazıları

Çernobil’in 40. Yılında: Gezegen Nükleer Sevdasını Hâlâ Taşıyabilir mi? – Fatoş Negiş

İnsanlık âleminin nükleerle ilişkisi adeta ölümcül bir sevda. Çernobil...

‘Milli iktisat’ niye tutmadı? – Cihan Tuğal

Aşırı sağın Macaristan’daki hezimeti, çoğunlukla siyasi bir çerçevede tartışıldı....

Yeni nesil kapitülasyonlar – Mahir Ulutaş

Türkiye’nin son yıllarda enerji ve doğal kaynaklar alanında ardı ardına imzaladığı...

Katledilmelerinin 54’üncü yılında onlardan ilham almaya devam ediyoruz – İhsan Çaralan

Bugün 6 Mayıs 2026!Deniz, Hüseyin ve Yusuf’un vahşice katledilerek...

Deniz olmak ve Denizleri aşmak… – Mustafa Yalçıner

Hedef belirten sloganı biliyorum. Tabii ki “Deniz olunmalı”!Hedefini “Deniz...
4,438BeğenenlerBeğen
1,520TakipçilerTakip Et
3,961TakipçilerTakip Et
833AboneAbone Ol

Son eklenenler

Tam bir “Truva Atı” operasyonu… – Hasan Kahvecioğlu

3 Mayıs; 1991 yılından beridir dünyada “Basın Özgürlüğü Günü”...

Meyhanede Devrim – Şener Elcil

Çok değer verdiğim bir arkadaşım, beni arayarak bir grup...

Çöp (atık) veya kendi pisliğinde boğulmak – Fikret Başkaya

‘Gerçeği söylemek devrimci bir eylemdir’Antonio GramsciYüzleşmek zorunda olduğumuz sosyal...

Çernobil’in 40. Yılında: Gezegen Nükleer Sevdasını Hâlâ Taşıyabilir mi? – Fatoş Negiş

İnsanlık âleminin nükleerle ilişkisi adeta ölümcül bir sevda. Çernobil...

Lübnan saldırıları ve sessiz dünya ikilemi – Özkan Yıkıcı

Herkes daha çok İran’la olan savaşa odaklandı. Şimdi de...

Küresel dengesizlikler ve Türkiye – Hayri Kozanoğlu

Küresel ekonomide yeniden büyüyen dış ticaret ve cari denge...

Suudilere, Ruslara var: Halka yok – Özgür Gürbüz

Rusya ile Akkuyu Nükleer Santralı için yapılan anlaşmanın bir benzeri Suudi...

Canlı yayın