14 Aralık 2025, Pazar
17.8 C
Lefkoşa
Kıbrıs iktibasLevent AtikoğluSevişecek yer bulamayınca savaşan entel - Levent Atikoğlu

Sevişecek yer bulamayınca savaşan entel – Levent Atikoğlu

“İdare etmeyi” meslek sayanlara…

Kırgınlık, Ortadoğu’nun resmi dili gibi: Her cümle biraz eksik, her tebessüm biraz borçlu. Yıllardır bu topraklarda her sabah, birilerinin hayatı bir “gelişme”ye, bir “son dakika”ya sıkıştırıldı. Gazeteler bombalandı, gençler kaçtı, yaşlılar unutuldu. Ve arada kaldık: ne kadar kırgın, ne kadar yüzsüz olursa olsun, kahvesini French press’te demlemeyi unutmayan, Spotify çalma listesi hâlâ aktif olan, maaşını yetersiz bulup Tinder’a giren entel…

Bu coğrafyada entel olmak, artık bir kariyer değil bir direniş biçimi. Üniversite kantinlerinde, ikinci el kitapçılarda, yıkık apartman teraslarında tartışılan dönüşümde. Ama dönüşen bizken, ev kiraları artarken, maaşlar erirken, dostluklar temassız kart gibi işlerken içe. Sevişecek yer bulamayınca, “özgürlük” kavramı bile Wi-Fi şifresi kadar kıymetli geliyor bir yerde.

Son on yılda her şehir kendi ironisini üretti. Beyrut yandı, Halep sustu, İstanbul yoruldu. Lefkoşa’da ise klimadan sızan serinlik bile politik oldu. Bir jenerasyon, sürekli “idare et” dendiği için idare etmeyi meslek sandı. Hayat, artık bir “CV güncellemesi” ve bir “maaş pazarlığı” arasına sıkıştı kaldı.

Kırgın entel, sabah kahvesini içerken, haberleri kaydırıp, bitcoin, “investment”, dolar, sınır, savaş, konser iptali, yeni bir festival posteri… Derken araya kedili bir tweet sığdırdı. Bir sanal “merhaba” bıraktı ve kaçtı ya da. Çünkü duygular da artık gündelik tüketim nesnesi oldu. Uzun ve istikrarlı bir duygu temennisi teoride kaldı. Duygusuz kalmamak için duygulu görünmek yetti. Yüzsüzlük, tam da burada başladı: Direnmeye mecali olmayan entelin yüzünde, ironik bir gülümseme kaldı sadece.

Ortadoğu’da “iyi yaşamak” artık lüks, “yaşamak” ise diplomatik bir mesele oldu. Ama yine de herkesin içinde bir küçük Dublin var, Joyce’un penceresinden sızan ışık gibi, umutlu ama yorgun. Sevişememek, konuşamamak, geçinememek, yani bunların hepsi aynı kökte sinsice sindi kaldı.

Temassızlık, fizikselden çok ruhsal bir kayaya tosladı. Biriyle istikrarlı temas kurmak, artık en pahalı alışkanlık oldu.

O yüzden kırgınız, çünkü bir zamanlar inandık. Yüzsüzüz, çünkü hala deniyoruz. Bu topraklarda her yeni sabah, aynı soruyu fısıldıyor kulağımıza: “Bugün kime benzemeden hayatta kalabilirsin?” Cevap hep aynı: kimseye. Çünkü entel artık bir tip değil, bir hayatta kalma stratejisi.

Ve gece olunca, kimse maaşını konuşmuyor, kimse savaş haritalarını açmıyor. Herkes bir şekilde bir ışığın peşinde, bazen birinin yüzünde, bazen bir sokak lambasında, bazen bir bardak rakının, “gin”in  içinde.

O ışık azalsın istiyorum, çünkü karanlıkta daha güzel görünüyor kırgın yanlarımız…

Diğer yazıları

3 Aralık Dünya Engelliler Günü: Hesaplaşma ve yüzleşme vakti – Levent Atikoğlu

Kıbrıs’ta, Türkiye’de, ihmal ve istismar üzerine kurulu işgüzar sistemlerde...

Derya’dan Erhürman’a kapsayıcı barış dili ayarı – Levent Atikoğlu

Canlı yayınların en çarpıcı yanı, samimiyete ve çoğu zaman...

Hükmü yok sayılan söylemler, provokasyon ve ada’nın geleceği – Levent Atikoğlu

Bürokratlık başka, liderlik bambaşka bir sorumluluktur. Bugün ortaya konan...

Yanlışı eleştirmek, doğruyu takdir etmek – Levent Atikoğlu

Sosyal medya, bilgi ve duygunun hızla yayıldığı bir mecradır....

“Elini yakamızdan çek” demek yeter mi? – Levent Atikoğlu

“AKP elini yakamızdan çek” demek yeter mi?Belki bir vesile,...
4,157BeğenenlerBeğen
947TakipçilerTakip Et
4,000TakipçilerTakip Et
748AboneAbone Ol

Son eklenenler

Konuyu anlamaya çalışırken – Özkan Yıkıcı

Genelde basit gerçeklerle hareket edecek olursak: Önce, eğer bir...

Pembe Dalga’nın sönüşü: Latin Amerika’da aşırı-sağın yükselişi – Kavel Alpaslan

Aşırı-sağın yerini sağlamlaştırdığı bir zamanda Latin Amerika’daki solun içerisinden...

Trump Avrupa’da ‘rejim değişikliği’ istiyor – Yücel Özdemir

“Rejim Değişikliği”, bugüne kadar daha çok ABD ve Avrupa...

ABD’nin Ulusal Güvenlik Stratejisi ve Barrack’ın uysal monarşisi – Nuray Sancar

ABD'nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Thomas Barrack,...

Nükleer atıklar gündelik yaşamın neresine düşer? – Pınar Demircan

Bir kentin gündelik yaşamı sessiz bir süreklilik üzerine kuruludur....

Bir hükümete daha güle güle: Bulgaristan – Özkan Yıkıcı

Bu yıl belkide muhalefet bakımından konuşulacak konu da hükümetlerin...

Lübnan bir kez daha savaşın eşiğinde! – Hediye Levent

Lübnan semalarında bir kere daha kara bulutlar toplanmaya başladı....

Fabrikada-tarlada: Sovyet kütüphane kültürü – Kavel Alpaslan

Tarihler 1980’leri gösterdiğinde dünyadaki üç kütüphaneden biri tek bir...

Canlı yayın