17 Şubat 2026, Salı
13.8 C
Lefkoşa
Kıbrıs iktibasLevent AtikoğluNostaljik erotik hallenmelerim - Levent Atikoğlu

Nostaljik erotik hallenmelerim – Levent Atikoğlu

Bedenin de, aşkın da, direncin de bir son kullanma tarihi var mı?

Bu sorunun cevabını, belki de en çok kadınların çığlıkları veriyor. Sezaryen dikişleri patlayan bir kadın, düşük yaptığında, yardım eli aradığında ama bulamadığında, sadece kendi değil, hepimizin yarasını açığa çıkarmıyor mu? Kadın bedeni, doğumla ölüm arasındaki en keskin çizgiyi taşırken, toplumun sessizliği de bu acıyı daha da derinleştiriyor. Üzüm ve kirazın gizli boşluğu soğutuyor kızışan yarayı.

Bir zamanlar koşulsuz denilen sevgiler artık koşullara bağlandı. Fenalara saptık ve eğrilere bulandık. Sevmenin, sevilmenin bile şartları vardı aşk şiiri yazarken. Saf bir duygunun peşine düşmek, neredeyse imkânsız hale geldi şimdi. Çünkü her duygunun ardında bir gölge, her samimiyetin ardından da bir şüphe beliriverdi tropikal şehvetlerde. İnsan kendini başka biçimlerde, başka bağlamlarda düşünmek zorunda kalıyor yeri geldiğinde. 

Yabancılaşma sadece sokakta, işte ya da siyasette değil gözümüzün aynadaki rahatsızlığında gizli.

Birer birer ölen Hasanlar, Kemaller, geriye kalan Ahmetler… Arkalarında kalan kadınlar, bu ölümlerden sonra hep “fazlalık” gibi hissettirildi bize ve biz gibi olana.

Faydasız, zararsız, ziyansız olmanın bir tür kurtuluş olduğunu sandık sevişirken. Oysa bu sadece büyük bir yanılsamaydı. Çünkü kadınların ve toplumun yükünü hafifleten hiçbir şey olmadı: acılar sadece ertelendi, bir sonraki kuşağa aktarıldı.

Doksanlı yıllar, bu çelişkilerin belki de en yoğun yaşandığı dönemdi. Bir yanda sabah namazının huzuru, diğer yanda akıl ishalinin utancı. Bir yanda sahte ihtişam, diğer yanda açlık ve yokluk.

Ertelenmiş hazlar, gecikmiş adaletler, yarıda kalmış hayatlar… Öksüz çocukları doyuran memeler kadar gerçek, üçüz doğurtan ama hep yarım kalan umutlar kadar kırılgandı o yıllar.

Şimdi geriye dönüp bakınca, görüyoruz ki “Son Kullanma Tarihi” yalnızca bir şiirin adı değil. 

Aynı zamanda bir kuşağın, bir toplumun, hatta bir coğrafyanın ortak hikâyesi. Kadın bedeniyle toplumun yaraları, aşk ile korkunun birbirine karışması, geçmişin yüküyle bugünün çaresizliği… Hepsi aynı tabloda buluşuyor. Bir coğrafi kimlik imkansızlığı gibiyim kuyruksokumuma batan ayrıntıda.

Belki de asıl soru şu: Bedenin, sevginin, adaletin gerçekten bir son kullanma tarihi var mı?

Yoksa biz mi onları, tıpkı rafta bekleyen bir gıda ürünü gibi, zamana terk ederek çürütüyoruz?

Çürürken sevişiyoruz. 

Şimdilerde ise gözlerime bakmayı ihmal etmeyen bir sevgili gibi arıyorum adaleti ve vazgeçiyorum üstünkörü yaşamaktan. 

Bir ben oluyorum beni anlatanlara. Kokusu yetiyor nostaljik ve erotik hallenmelerime…

Eğreti gelsem de yaşıyorum sıkılmadan.

Diğer yazıları

“Uyuz Guduz Alameti Da Çok” – Levent Atikoğlu

Kıbrıs’ın işgal altındaki bölgesinde yıllardır kurulan siyasal düzeni anlatmak...

Denizaşırı Odalarda Aklanan Muhalefet: Bir Enkazın Anatomisi – Levent Atikoğlu

Türkiye’nin bütün dertlerinin, kirinin, pasının, her türlü rezilliğinin ve...

21 Aralık propaganda tarihi değildir – Levent Atikoğlu

21 Aralık 1963 ve bu hafta, milliyetçiliğin utanmaz diliyle...

3 Aralık Dünya Engelliler Günü: Hesaplaşma ve yüzleşme vakti – Levent Atikoğlu

Kıbrıs’ta, Türkiye’de, ihmal ve istismar üzerine kurulu işgüzar sistemlerde...

Derya’dan Erhürman’a kapsayıcı barış dili ayarı – Levent Atikoğlu

Canlı yayınların en çarpıcı yanı, samimiyete ve çoğu zaman...
4,157BeğenenlerBeğen
947TakipçilerTakip Et
3,993TakipçilerTakip Et
774AboneAbone Ol

Son eklenenler

‘Alaturka Faşizm’ veya şeylerin gerçeğiyle yüzleşebilmek… – Fikret Başkaya

‘Faşizm demokrasinin karşıtı değil, onun kriz zamanındaki evrimidir.’ Bertolt Brecht ‘Kapitalizme...

Orta güçler ittifakı yeni ‘üçüncü dünyacılık’ mı? – Ceren Ergenç

Dönüşen küresel dinamiklere ayak uydurmaya çalışan Avrupa’ya ayak uydurmaya...

Sömürgecilig Goşullarında EKTAM Direnişi – Halil Karapaşaoğlu

6 Şubad 2026 tarihinde DEV-İŞ’e bavlı EMEK-İŞ, EKTAM KIBRIS...

Bir Veda Konuşması ve Sanata Dair Bazı Düşünceler – Niyazi Kızılyürek

Kilisede takım elbisesiyle tabut içinde yatan adamın yanı başında...

Onlarca ifade, yüzlerce isim, milyonlarca belge, sıfır dava – Aras Coşkuntuncel

Temsilciler Meclisi Üyesi Jerry Nadler: Epstein’ın suç ortaklarından kaçını suçladınız?...

Başkanın tüm tarafları – Fehim Taştekin

Suriye Demokratik Güçlerinin (SDG) kontrolündeki stratejik manivela araçlarının neredeyse...

Tek seçenek reddetmek – Serdar M. Değirmencioğlu

Militarizmin, acımasızlığın ve utanmazlığın her gün ısrarla bütün dünyaya...

Laikliği sahiplenmek sınıfsaldır – Korkut Boratav

Sosyalist sol düşün üzerinde sahibi olduğu ağırlığı, küçük parlamento...

Canlı yayın