yazılarKıbrıs iktibasSessizliğin tarihi: Port of Famagusta’ davasından bugüne - Engin Kara

Sessizliğin tarihi: Port of Famagusta’ davasından bugüne – Engin Kara

Orjinal yazının kaynağıfacebook.com

Bir süre önce sosyal medyada karşıma emekliye ayrılmış bazı siyasi liderlerle yapılmış röportajlar çıktı. Kim yaptı bu röportajları bilmiyorum ama günümüze ışık tutuyorlardı. Kısa videoları izlerken ilk dikkatimi çeken şey şu oldu: Görüşlerimiz ne kadar farklı olursa olsun, o liderlerde bir samimiyet vardı. Bir duruş… Ve bugünkü siyasi liderlerle kıyaslandığında, bu samimiyet insanın gözüne daha da çok çarpıyor.

O röportajlarda geçen hikâyelerden biri, bugünkü “sessizlik kültürünü” anlamak açısından özellikle çarpıcıydı: Kıbrıslı Türklerin “Port of Famagusta” mührüyle dünya ticaretine katılım hakkını nasıl kaybettiği…

O döneme kadar, Kıbrıslı Türkler bu mühürle ihracat yapabiliyordu. Ta ki İngiltere’de bir dava açılana kadar.

Alpay Durduran anlatıyor. İngiltere Hükümeti’nin açılan uluslararası davada savunma yapılması için “onların partisine kadar” ulaştığını söylüyor. Parti binasını ziyaret eden Ingiliz yetkililer, ‘Bir avukat gönderin, hukuki zeminde hakkınızı savunun’ demişler. Ama ne avukat gönderilmiş, ne de savunma yapılmış.

Sonuç? Belki de dünya ticaret tarihinin en önemli limanlarından biri olan Port of Famagusta, Kıbrıslı Türklerin yönetiminde kapısına zincir vurularak kapanmış. O gün bugündür de açılamamış.

Daha sonra Derviş Eroğlu konuşuyor. O da bu konuda yalnızca şu açıklamayla yetiniyor: “Bir arkadaşımızın ihmaliydi. Sonra o arkadaşı görevden aldık.”

Burada bir parantez açmak isterim: Alpay Durduran’a büyük saygı duyuyorum. Geçmişe dair yaptığı bu tür anlatılarla hem hatırlamamıza hem de anlamamıza yardımcı oluyor. Ama hiçbir zaman günlük siyasetin içine girip kimseye misyon yüklemiyor, polemik yaratmıyor. Tam da bu yüzden değerli.

Port of Famagusta hikâyesi aslında bugünün de hikâyesi. O dönemde bir hukuki fırsat kaçırıldı, sessizlik tercih edildi. Bugün ise, özellikle Annan Planı sonrası dış dünyayla bütünleşme konusunda elde edilen kazanımların birer birer unutulduğunu izliyoruz.

Ve maalesef aynı alışkanlık devam ediyor. Hukuka, demokrasiye ya da insan haklarına dair bir kriz yaşandığında, yine derin bir sessizlik…

Kuzey Kıbrıs’ta bir avukat tutuklandığında, CTP ve TDP cephesinden tek bir ses dahi çıkmadı.

Eğer bu tür kritik anlarda bile ses çıkmayacaksa, muhalefet ne işe yarar? Neden siyaset yapıyorlar? Bu sadece bireysel bir kariyer meselesi mi?

Diğer yazıları

Eşekten İnmek – Ahmet Aslım

Bu fıkrayı belki daha önce size anlatmışımdır. Biliyorsanız anlatmayayım(!) Bir Alman davranışsal iktisatçı Kıbrıs’a...

İki Cephede Bir Mücadele: George Vassiliou’nun Barış Arayışı ve Avrupa Yolculuğu – Nikolaos Stelya

14 Ocak’ta hayata veda eden Kıbrıs Cumhuriyeti’nin üçüncü Cumhurbaşkanı...

Askerden arındırma – Takis Hacıdimitriou

Geçen yıl, sol partilerin konferansında Tufan Erhürman da aramızdaydı....

Ölümünün 47. yılında Dr İhsan Ali – Ulus Irkad

Unutulmayan Lider: Dr. İhsan Ali Dr. İhsan Ali, Baf kazasında...

Cesurların Dansına Katıldı – Cenk Mutluyakalı

Ünlü Kıbrıslı yönetmen Alexia Papalazarou’yu kaybettik.Hem de genç yaşta…En...
4,157BeğenenlerBeğen
947TakipçilerTakip Et
3,990TakipçilerTakip Et
786AboneAbone Ol

Son eklenenler

CIA destekli 1953 darbesiyle gelen diktatörlük – Kavel Alpaslan

Pedofili bataklığına batmış ABD’nin Devlet Başkanı Donald Trump, soykırım...

Kuzey Kıbrıs’ta İngiltere Algıları – Özkan Yıkıcı

Son gelişmelerden sonra yeniden anladım ki gerçeklerden koparsanız, siyasal...

Kıbrıs’ta Barış Sadece Kıbrıs’ta Barış Değildir – Erkan Çavuş

ABD ve İsrail haydut devletlerinin İran'a karşı başlattıkları alçak...

Savaşa Karşı Yükselen Ses: İspanya – Özkan Yıkıcı

Son dönemde görünüşte bölgeselleşen, genelde ise emperyalist gerçeklikle yaşanan...

Özelleştirme, Prekarite ve Dayanışma – Çağla Elektrikçi

Max Weber, modern toplumun giderek artan şekilde rasyonalizasyon süreciyle...

Gelinen aşamadaki yaklaşımlar – Özkan Yıkıcı

Savaş başlayınca önce gerçekler yok edilir. Çok taraflı alanda,...

Laikliğe dair söylem ve gerçek – Fikret Başkaya

‘Bu evrensel sahtekârlık çağında gerçeği söylemek devrimci bir eylemdir.’ George...

Kimin Eli Kimin Cebinde! – Şener Elcil

Tarihi gelişmeleri bilmeyenler, sonuçlar üzerinde lafazanlık yapmaktan öte iş...

Canlı yayın