yaklaşımlarAlpay DurduranSeçilmişleri darmadağın ettiler çünkü arkasında biri yok – Alpay Durduran

Seçilmişleri darmadağın ettiler çünkü arkasında biri yok – Alpay Durduran

Halkın demokrasisi seçimlerle tamamlanır ama ne olacağı bellidir. Seçilenlerin görev yapması nasıl halkın refahı için şartsa onları desteklemek de halkın yükümlülüğüdür.

Bir şamarla seçimlerin maskaraya döndüğünü gördük. Nüfus yapısına göre seçimlerde oy dağıldığını ve TC istedi diye Tatar seçildiği ortaya çıktı.

Yetmedi en büyük denilen partinin seçimlerine de karışıldığı için ülke hükümetsiz kaldı.

Vallah Billâh ahali müdahaleye çok kızdı. Hele basın eleştiriden kaçınmadı. Sosyal medya ise öfkelenenleri sığmaz oldu… çok geçmedi dayanışma duygusu etrafı sardı. En büyük partinin kurultayı var, hükümet kurmak var ve sonra bütçe falan yapıp erken seçime gitmek var.

Seçilmişler sakatlığı fark edip zaman için evine çıkacak, polise sahip çıkıp yolsuzluklara savaş açacak ve benden çıkınca iyi görünmez deyip hafif sesle uyardığım konuyu yani reform ve reorganizasyonun tamamlanması için AB ile temasa geçmeyi anımsatıyordum. Amma uyandıramadım. YKP de uyarmaya devam ediyordu. Olmadı.

Şimdi arada korka korka “ay sonuna maaşları bile ödeyemez hale gelince halk bizi yutar” diye fısıltılarla aşağılanmayı içine çekenler var. Kimi de köşeyi dönmek için el birliği ile sorunlara sahip çıkmalıyız diyor. Başlarını taşa vuran kim diye dert etmiyorlar ve kader diye algılıyorlar gibidirler.

UBP yalakalık yapmasa yardımcı olmak isteyen Türkiye’ye biz de tasarruf edelim demiş olsa ve “sizinkilerin projelerinde bir yanlışlık var ki bir türlü ekonomik durum düzelmiyor”. “Biz bakalım da sizin onayınıza sunacağımız projelerden içinden finanse edeceklerinizi seçin” “onlar için yardım yapın ki bizimkiler sorumluluklarını bilsinler” demiyorsa kendi bilir. Kamu bütçesini ödeyemeye bile yetersiz bir yönetim olmak yüzünden bizi bizim demokratik hakkımızla sahip olduğumuz her ne kadarsa aklımızla bayram etmemize fırsat tanımamak olamaz

Hala bir yasal durumu bile elde edemedik. Engelli bir çocuk gibi halka olanaklarımız kıt lakırdısı ederek durumu kurtarmaya çalışan TC emrinde bir ucube olmak kaderimiz mi? Yoksa Rum tarafını gösterip bize boyun eğdirme oyunundan memnun olanlar, çektiklerimizi bizim kabahatimiz gibi göstererek bizimle eğleniyorlar mı?

Şimdi tiyatronun sonunda bütçesiz sözde bizim mali yılımızın sonuna ulaşıyoruz ve sözde KKTC tiyatrosu gibi uygulamalardan memnun figüranları basın yayında bütçesiz yeni yıla girmek anayasa ve yasalara aykırı deyip uyarıyorlar. Dün mali yıl bizim mi idi? Geçmekte olan yılın bütçesini umursayıp da halka bilgi veren veya eleştiren mi oldu!

Ersan Saner’in AB Kıbrıs kararı yok hükmündedir dediği gibi gevelemelerle anayasa veya yasa çiğnendi demenin anlamı mı kaldı. Daha doğrusu seçim sonuçlarına müdahale, adaylara olabilirlik beratı verme gibi pratik uygulamalarla sıfırla çarpılan Kıbrıslı Türk yönetimi kam arazilerinin yağmasından, yatırım diye kumarhane ve çevreye yaptıkları, üniversite ve öğrenci yurdu ve saire diye temelden küçücük bünyeyi zorlayıcı durumu geçim yolu yaptılar. Açıkça sorumluk alacaklarına geçim derdine düştüler. O kadar ahlak bozuldu ki bu kargaşada seçim kazanan ve cumhurun başı olan gider partisinin seçimlerine destek olsunlar diye ayrıldığı başbakanlığı hala elinde tutuyormuş gibi bir yığın atama yapıtı.

O utanmadı eleştiriler de kahkahalar eşliğinde yapıldı. Çünkü kimse bu suçtur, baklalım savcılık falan ne suçundan bahsedip deftere yazıyorum diyecek veya mevkie başladım deyip para alırsanız suça iştirakten ceza davası açarım diyen olmadı. Ortada eski bir başbakan dokunulmazlığı kaldırılıp dava edilsin diye meclise rağmen dolaşıyor ve yakında olacak seçimde anahtar rolü oynaması bekleniyor.

Güle eğlene insanlarımız yasaları, anayasayı ve hatta gelenekleri çiğneyenleri izliyor ve kimse bunların sorumlularına oy vermez demiyor.

Başımıza gelecekleri hak ettiğimizi açıkça görüyor ve aramızda ses etmeyenler var onlar suçlu biz de ceremesini çekip vicdanı yarasız olmakla yetineceğiz.

Diğer yazıları

Yönetimin tek cinsi kabul edilir: DEMOKRASİ – Alpay Durduran

Yönetimin tek cinsi olması kabul edilir. Diğer cinsler tarih...

Gerçekte devletimiz varmış! – Alpay Durduran

Gerçekte devletimiz var. Onun uğruna ölünecek kutsal bir halka...

Demokrasi ve sorunları halkın karşısında – Alpay Durduran

Seçimler oldu ve sınav devam ediyor. Oylar dağıtıldı ve...

Devlet suçluyu koruyamaz her an suçu soruşturmaya hazır olmalıdır – Alpay Durduran

Halkı kandırıp yasal boşluklardan bahsedilirse biliniz ki sorumluluktan kaçanlar...

Demokrasiye ters gelişmeler – Alpay Durduran

Demokratik yolla seçilmiş gibi yapılan ve hükümet kurma çalışmaları...
4,157BeğenenlerBeğen
947TakipçilerTakip Et
3,969TakipçilerTakip Et
810AboneAbone Ol

Son eklenenler

Trump’ın Hürmüz ablukası ve bumerang etkisi – Yusuf Karadaş

ABD ve İran heyetleri arasında Pakistan’da yapılan görüşmelerden bir...

Hindistan’dan Kıbrıs’a dijital sansür operasyonu! – Gözde Bedeloğlu

Kuzey Kıbrıs’ta yaklaşık bir haftadır devam eden siber saldırıların...

Ödemekle Bitirilemeyen Borç – Şener Elcil

Kıbrıslıların, Türkiye’ye borç ödemeye başlama tarihi, 1517 Ridaniye Savaşı ile Mısır’ın Osmanlı Padişah’ı Yavuz Sultan Selim tarafından...

Savaşların ekonomik maliyeti – Hayri Kozanoğlu

Savaşların yıkımı sadece cephede değil bütçelerde de büyüyor. ABD...

Macaristan ve Biz: Orbán’ın Yenilgisi üzerine Düşünceler – Fabrizio Burattini

Sonuçlar artık kesinleşti. Katolik muhafazakâr Peter Magyar, Viktor Orbán’ın...

Kıbrıs ekseninden bir NATO makalesi – Özkan Yıkıcı

Son gelişmeler eğer yetmişlerin ortasında olsaydı, hele de Türkiye...

ABD-İran ateşkesi ne anlama geliyor? – Doç. Dr. Mustafa Çıraklı

Diplomatik söylemin fazlasıyla gelgitli, sahadaki gelişmeler bağlamında ise tarafların...

Duyduk, duymadık demeyin: Komünizmden başka bir gelecek yok… – Fikret Başkaya

“İnsanlık ancak çözümleyebileceği sorunları görev olarak önüne koyar. Çünkü...

Canlı yayın