17 Şubat 2026, Salı
18.8 C
Lefkoşa
.YeniçağmanşetAnayasa Mahkemesi vicdani ret hakkını ret etmedi!

Anayasa Mahkemesi vicdani ret hakkını ret etmedi!

vicdani retMurat Kanatlı’nın vicdani ret hakkını kullanarak seferberliğe gitmemesi üzerine açılan davayı görüşen Anayasa Mahkemesi,10 Ekim Perşembe saat 9.30’da kararını okudu.

Mahkeme kararında vicdani ret hakkı reddedilmezken, bu konuda iç hukukta düzenleme olmadığına işaret edilerek, top bir anlamı ile meclise atıldı ve dava da askeri mahkemede görüşülmeye devam edecek.

Mahkeme kararında, AİHM ve BM İnsan Hakları Komitesi kararlarından bahsedilerek, uluslararası hukukta vicdani ret hakkı ile ilgili kararlar olduğuna işaret edildi.

Konu ile ilgili Murat Kanatlı’nın değerlendirmesi şöyle:

Anayasa Mahkemesi kararını Perşembe günü okudu…

Karar birçok olasılığa kapı açması nedeniyle çok önemlidir.

Öncelikle Anayasa Mahkemesi, kararında, açıkça vicdani ret hakkını tanıdığını deklere etti, bunun uygulanması ile ilgili iç hukuktaki eksikliğe dikkat çekti.

Anayasa Mahkemesi, kararında, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin (AİHS) düşünce, vicdan ve inanç özgürlüğünü düzenleyen 9. Maddesi ile Anayasa’nın 23. Maddesi arasında doğrudan ilişki kurduğunu belirtti ve sonrasında AİHM’in aldığı Bayatyan, Erçep, Savda ve Tarhan’ın davalarına atıfta bulundu. Adı geçen davalarda Ermenistan ve Türkiye vicdani retçileri yargılayıp mahkum ettiği için 9. madde ihlalinden AİHM’de mahkum olmuştur. Anayasa Mahkemesi ayrıca BM İnsan Hakları Komitesi’nin Türkiye’yi Cenk Atasoy ve Arda Sarkut davalarında vicdani ret hakkını tanımayarak Uluslararası Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesi’nin (ICCPR) düşünce, vicdan ve inanç özgürlüğünü düzenleyen 18. Maddesi’ni ihlal ettiğine hükmettiğini hatırlatmıştır…

Tüm bunlar Anayasa Mahkemesi’nin, vicdani reddi “düşünce, vicdan ve inanç özgürlüğünü” kapsamında yorumladığını gösteren bulgulardır.

Anayasa Mahkemesi, ayrıca, yurt ödevinin yalnız ve yalnız silahlı askerlik görevi ile tanımlanmış olmasının hak ihlali ortaya çıkarabileceğinin de uyarısında bulundu. Bu konudaki yasal düzenleme takdirinin yasa koyucuda olduğunu da kararında belirtti.

Hukuğun üstünlüğünün egemen olduğunun iddia edildiği koşullarda, iç hukuğun parçası olan sözleşmelerin gereklerinin yerine getirilmesi de doğal olarak bir talep olarak gündeme gelecektir.

AİHM, Bayatyan kararında dinamik süreçten bahsederek günün koşullarına göre Sözleşmelerdeki maddelerdeki kapsamların geliştiğini belirtmişti. Bayatyan davasında AİHM, bu nedenle ilk kez Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin (AİHS) düşünce, vicdan ve inanç özgürlüğünü düzenleyen 9. Maddesi’nden Temmuz 2011’de Ermenistan’ı mahkûm etmişti. AİHM’in sonrasında verdiği hükümler de bu konudaki kararının istisnai olmadığı göstermektedir.

Bu bağlamda, insan hak ve özgürlüklerini önemsediğini belirten meclisin, Anayasa Mahkemesi’nin kararında da gerekliliğine vurgu yapıldığı gibi, acil olarak AİHS’teki şartları yerine getirmek görevi vardır.

İkinci önemli konu ise Anayasa Mahkemesi’nin bu kararında insan hakları mahkemesi gibi çalışmadığını ilan etmesidir. Bu karar ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesindeki hakların ihlali konusunda tüketilecek iç hukuk yolu olmadığı ortaya konmuş oldu. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ndeki hak ve özgürlüklerin çiğnendiği inancı ile doğrudan AİHM gitme koşulları bu karar ile oluşmuş oldu.

2009’da ilan ettiğim vicdani reddim sonrası, 14 Haziran 2011’de ilk kez askeri mahkeme huzuruna çıkmış, 8 Aralık 2011 tarihinde ise konu Anayasa Mahkemesine havale edilmişti. 10 Ekim 2013 tarihi itibari ile Askeri Mahkemeye geri dönüyoruz.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin, kararlarında belirttiği gibi vicdani ret Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin (AİHS) düşünce, vicdan ve inanç özgürlüğünü düzenleyen 9. Maddesi kapsamındadır. Tam da bu nedenle vicdani reddimi ilan ederek yani AİHS’deki Madde 9’daki hakkımı kullanmamdan dolayı suç işlediğimi düşünmüyorum.

Askeri Mahkemede yargılanma sürecine devam ediyor oluşumuz, “teknik bir prosüdür”. Süreç, yasa koyucunun yani meclisin AİHS haklarının sağlanması ile ilgili iç hukuktaki düzenlemeyi zamanında yapmaması nedeniyle hak ihlali ile sonuçlanabilir. AİHM, Türkiye ve Ermenistan’ı iç hukuklarındaki düzenlemeleri zamanında yapmamalarından dolayı Vahan Bayatyan, Yunus Erçep, Feti Demirtaş, Mehmet Tarhan ve Halil Savda davalarında mahkum etmişti. Yani Türkiye ve Ermenistan’ın suç saydığı vicdani ret hakkının tanınmamasını AİHM hak ihlali saymıştı. Yalnız AİHM değil, Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komitesi de aynı fikirdedir.

Askeri Mahkemede süren davam ile ilgili AİHM ve Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komitesi gibi düşünmekte, suçsuz olduğuma inanmaktayım.

Son bir değerlendirme yapmam gerekirse, Anayasa Mahkemesinin de işaret ettiği gibi vicdani ret hakkının, sivil hizmet sağlanarak hayat bulması için yasa koyucu önünde hızlı ve zorlu bir süreç olduğunu hatırlatmak, gerekli çalışmaların ivedilikle başlatılmasının öneminin de altını çizmek isterim.

Diğer yazıları

YKP: İşgale karşı barış ve sosyalizm yolculuğumuz 36 yıldır sürüyor

Yazılı açıklama yapan YKP Parti Sekretaryası, partinin, taviz vermeksizin...

Anayasa Mahkemesi ve AİHM kararlarına rağmen Meclis görevini yapmadığı için yeni vicdani retçiler hapis yolunda

Kıbrıs'ta Vicdani Ret İnisiyatifi açıklaması şöyle:  22 Eylül 2025 tarihinde...

YKP: İşgallere ve savaşlara karşı, barış için mücadele yükseltilmeli

Yeni Kıbrıs Partisi (YKP) Sekretaryası, Kıbrıs’taki İngiliz üslerinin kullanımından,...

YKP: Artık sağın önemli bir kesimi dahi “seçim değil atama” diyor

YKP yazılı açıklama yaparak, “Seçimlerde Tavır Ne Olmalı?” gündemiyle...

20 Temmuz’da, Yeni Kıbrıs Partisi, Sol Hareket ve Devrimci Komünist Birlik olarak sokağa çıkıyor

Sol Hareket, Yeni Kıbrıs Partisi (YKP) ve Devrimci Komünist Birlik (DKB), 20 Temmuz’da...
4,157BeğenenlerBeğen
947TakipçilerTakip Et
3,994TakipçilerTakip Et
774AboneAbone Ol

Son eklenenler

Sömürgecilig Goşullarında EKTAM Direnişi – Halil Karapaşaoğlu

6 Şubad 2026 tarihinde DEV-İŞ’e bavlı EMEK-İŞ, EKTAM KIBRIS...

Bir Veda Konuşması ve Sanata Dair Bazı Düşünceler – Niyazi Kızılyürek

Kilisede takım elbisesiyle tabut içinde yatan adamın yanı başında...

Onlarca ifade, yüzlerce isim, milyonlarca belge, sıfır dava – Aras Coşkuntuncel

Temsilciler Meclisi Üyesi Jerry Nadler: Epstein’ın suç ortaklarından kaçını suçladınız?...

Başkanın tüm tarafları – Fehim Taştekin

Suriye Demokratik Güçlerinin (SDG) kontrolündeki stratejik manivela araçlarının neredeyse...

Tek seçenek reddetmek – Serdar M. Değirmencioğlu

Militarizmin, acımasızlığın ve utanmazlığın her gün ısrarla bütün dünyaya...

Laikliği sahiplenmek sınıfsaldır – Korkut Boratav

Sosyalist sol düşün üzerinde sahibi olduğu ağırlığı, küçük parlamento...

Çöp meselesi: Bir sınıf ve mekân rejimi – Ecehan Balta

Şehirlerin bir alışkanlığı var: Kirliliği görünmez kılmak. Çöp poşeti...

Silahlanmada Alman-Fransız rekabeti – Yücel Özdemir

Bundan yaklaşık dokuz yıl önce, temmuz 2017’de Almanya ve...

Canlı yayın