Ana sayfa » Kategori bazında arşiv » makale » MURAT KANATLI

Yabancı ipi yerine yerli ipi ile intiharı seçenler! – Murat Kanatlı

Daha önce gene yazdıydım, bir daha yazalım… Doğu Akdeniz Koleji, Doğa Kolejine devredilme sürecinde kavganın en yükseldiği yerde Mağusalı işadamları ‘biz de bu devir işleminde taraf olmak istiyoruz’ dediklerinde ‘yabancıya gitmesin’ tavrı birçok kişide etkili olmuştu… ‘Doğrudur, yabancı yiyeceğine bizimkiler yese daha iyi olur’ anlamına da giden bir tavır… Kavga yükselmekteydi, şimdi safları bölmemek gerekirdi, [...]

Mücadelenin okulu çadırlar – Murat Kanatlı

Mücadelenin okulu çadırlar – Murat Kanatlı

19 Ocak Perşembe günü Kıbrıs’ın kuzeyi, bir süprizle uyandı, EL-SEN ve TEL-SEN süresiz grev ilan etmişti… Günlerce bu eylemlerin doğruluğu yanlışlığı tartışıldı, herkes bir eylem nasıl yapılır konusunu konuştu. Mısır’a vicdani retçi Maikel Nabil’in askeri mahkemesinde davasını takibe gittiğimde dönüş yolunda, havaalanında 24 saat mahsur kaldım, hava trafik kontrolörlerinin grevi vardı! Mısır, turizmden ciddi gelir [...]

“Doğal adalet ilkelerine” karşı savaş – Murat Kanatlı

“Doğal adalet ilkelerine” karşı savaş – Murat Kanatlı

Halil Karapaşaoğlu olay ile bir kez daha bazı konuları hatırladık… Bu ülkedeki hukuk sistemi çöktü, çürüdü, insan hak ve özgürlüklerini korumda artık yetersizdir olma halinin son aşamasındadır. Hukuk sistemi çöktü. Polis canının çektiği yere barikat kurar ve der ki ‘bundan sonrası yasak!’ Peki, toplantı ve gösteri yürüyüşü yapma hakkına ne oldu? Elçilik önüne kurar, meclis [...]

Kısır döngü – Murat Kanatlı

Kısır döngü – Murat Kanatlı

Kıbrıs’ın kuzeyinde siyasal olarak bir kısır döngü içine sokulmaya çalışılıyoruz. Bu, yeşil-turuncu kısır döngü birinin gitmesinin diğerinin gelmesi anlamına gelmesi gerektiğine inanılan bir döngüdür. Sistemle hiçbir alıp veremediği olmayan, sistemin birbirini tamamlayan dişlisi gibi rejime karşı öfkeyi boşaltmak için biri gidecek diğeri gelecek üzerine dayalı bir döngü… Bu kısır döngünün güzelliği, illa ‘beni hükümet yapın’ [...]

2012 – Murat Kanatlı

2012 – Murat Kanatlı

Klasik olduğu üzere yılın son yazısı hep geriye doğru değerlendirmeler yapılır… Ne oldu, nasıl oldu tartışmasıdır bu ama ayni zamanda bir yıllık muhasebedir, geleceğe dair öğrenmeler için… Bu yazının da böylesi bir çerçevesi var… 2011’e aslında Arap Baharı Kıbrıs’a mı ulaştı diye sorulası bir hızda başlanmıştı, 28 Ocak’ta İnönü Meydanı dolmuştu, sonra… Sonrası malum… 19 [...]

Mezar taşları mı, eski yazıları mı, yoksa resmi tarih mi yalan söyler? – Murat Kanatlı

Mezar taşları mı, eski yazıları mı, yoksa resmi tarih mi yalan söyler? – Murat Kanatlı

21 Aralık 1963 rejim için önemli bir tarihtir. Onlar bu tarih üzerinden kutsal bir büyük anlatı yaratmışlar ve bu anlatıyı hem dokunulmaz, hem de tartışmasız kılmak için de askeri/militarist törenlerle koruma altına aldılar

Amaçlar ve araçlar üzerine – Murat Kanatlı

Amaçlar ve araçlar üzerine – Murat Kanatlı

Bugünlerde sürekli olarak aklıma son okuduğum kitaplardaki bazı cümleler gelmekte, kitaptakiler düz cümle olmaktan çıkıp, bağımsızlıklarını kazanıp, bugünkü yaşamın içine düşmekteler… Örneğin yazar birinci dünya savaşını anlatıp Osmanlı’nın hamlelerini anlatırken bir cümle kuruyor, Osmanlı’nın diyor yazar, amaç ve araçları arasındaki uyumsuzluk yıkımı getirdi… “Amaç ve araçlar arasındaki uyumsuzluk” bizim bulunduğumuz durumu da anlatmakta… Evet, rejime [...]

Her şey kendimizce – Murat Kanatlı

Her şey kendimizce – Murat Kanatlı

Nüfus sayımı yapıldı, bir iki yabancı ortalıkta dolaştı diye günlerdir tartışmaktayız, bunlar gözlemci mi değil mi? Gözlemci, bir yerdeki seçim, sayım veya benzeri bir olayda şaibe ve usulsüzlük durumlarını gözlemleyip raporlayan kişiyi anlatır yani bir tür denetleme mekanizmasından bahsetmekteyiz. Konumuz eğer bizim nüfus sayımı ise, kim usulsüzlük yapabilir ya da şaibeli işler çevirebilir? Kıbrıs’ın kuzeyinde [...]

Yeniden vicdani ret; kuş mudur, deve midir? – Murat Kanatlı

Yeniden vicdani ret; kuş mudur, deve midir? – Murat Kanatlı

Ortalık toz duman, birçok kişi birçok yerde vicdani ret nedir diye konuşmakta… Yazarlar, çizerler, vekiller, savcılar herkes kendince bir vicdani ret tanımı yapma derdinde ama Gün Zileli’nin yazısında belirttiği gibi bazıları bir nokta farkı ile bunu yapmakta… Bir nokta farkı ile bazıları aslında vicdani reddi değil, vicdanı reddi konuşmakta… Vicdanın reddi ile başlayınca tartışmaya gideceğiniz [...]

Ulus devletçilik hastalığı – Murat Kanatlı

Ulus devletçilik hastalığı – Murat Kanatlı

Kıbrıs Türk Petrollerindeki son gelişmeler bizlere üzeri sürekli örtülen bir sorunu yeniden hatırlattı… Daha önce TC Devleti elindeki Petrol Ofisleri ile ana ortak olarak kurulan K-Petrol’in kaderi aslında Petrol Ofisin Türkiye’de özelleştirilmesi ile belirlenmişti. Benzer bir süreç KTHY’de yaşandı, THY özelleştirilince… TEKEL Türkiye’de satışa çıktığında buradaki TAŞEL ve Kıbrıs Tütünlerindeki payları da özelleşmiş oldu… Bu [...]

Kıbrıs sorunu – Murat Kanatlı

Kıbrıs sorunu – Murat Kanatlı

Çok kolay gibi duran, herkesin bildiğini sandığı ‘Kıbrıs sorununun çözümü” konusu gittikçe daha da içinden çıkılmaz hale gelmekte… Kıbrıs sorununda kaç taraf var, o bile çok net değil… Kolay cevap ‘ABD ne isterse o olur’ ama acaba cevap bu kadar basit mi? Immanuel Wallerstein’ın “Dünya Sisteminde Yapısal Kriz” (Monthly Review’un Temmuz 2011) başlıklı yazısında ilginç [...]

Zaman ve mekan – Murat Kanatlı

Zaman ve mekan – Murat Kanatlı

Her ülkedeki değişim toplumsal muhalefetin başkaldırısı veya devrim süreçlerinin devamı veya isyanların sonucu olur… Unuturuz ama her isyan, her başkaldırı, her kalkışma sizin istediğin yere gitmek zorunda değildir. Tüm koşullar yerine geldiğini düşündüğünüzde bile bu olmaz. Yani her isyandan rejim/sistem değişikliği çıkmaz. Hatırlanacağı gibi 1918-1923 Alman Devrimi, tarihe “gerçekleşmeyen” devrim olarak geçti. Benzer şekilde İran’daki [...]

Erdoğan’ın HAS acentası – Murat Kanatlı

Erdoğan’ın HAS acentası – Murat Kanatlı

Erdoğan’ın ziyareti öyle hemen konuşulup hızla geçilecek nitelikte değildir. Birçok şey yaşandı, bunlar tekrar tekrar konuşulması gerekiyor. En önemlisi nüfus konusuydu. Erdoğan’ın ziyareti öncesi ve sonrası nüfusla ilgili bu yazda üzerinde durmak istediğim iki önemli şey ayni anda yaşandı, biri Erdoğan’ın açıklaması, diğer ise yaptırdığı “miting”ler… Açıklama malum, herkes biliyor. Erdoğan, 18 Temmuz’da Kıbrıslı gazetecilere [...]

Yanlış yoldan doğru adrese gidilmez! – Murat Kanatlı

Yanlış yoldan doğru adrese gidilmez! – Murat Kanatlı

Erdoğan geldi gitti… Bu süreçte çok şey yaşandı ve bir kez daha gördük ki birçok örgütle çok ciddi yaklaşım farklılıklarımız var… Bu hali ile ortak hareket kurulabilir mi? Süreç bizi zorladığı zaman bazı kesimlerle çeşitli başlıklarda kurduk, kurmaya devam edeceğiz… Ancak bu yaklaşım farklılıklarına sistemli bir çözüm getiremediğimiz için de çok uzun süreli birliktelikleri başarmak [...]

Halkın iradesi denen şey ve seçememe hali – Murat Kanatlı

Halkın iradesi denen şey ve seçememe hali – Murat Kanatlı

Murat Sevinç Radikal2’deki yazısında seçme, seçilme ve yurttaşlaşma sürecini yazdı. Sevinç yazısında şöyle diyordu: “Yurttaş, adını bilemese ve her sabah evinden bu dürtüyle çıkmasa da, yaşamıyla eninde sonunda bir ideolojiye hizmet eder. Söz konusu bilinçli/bilinçsiz hizmeti yönlendiren ise doğumundan itibaren maruz bırakıldığı etkiler yani hangi sınıf/tabakanın bilgisi ve kültürüyle yoğrulduğudur. Yurttaşın her eylemini ve elbette [...]

Bir ülke bölünürken! – Murat Kanatlı

Bir ülke bölünürken! – Murat Kanatlı

Bir gün arkamıza yaslanıp, bir ülke bölünürken ne yaptık diye düşüneceğiz… Kimimiz, maaşı ve borçlarının ödenmesi için sessiz kalmanın az biraz acısını duyacak ama gene de dost sohbetlerinde keskin laflar etmiş olduğundan gene suçlamalardan bir miktar arındığını düşünüp, kendi kendini teskin edecek, “ben söylemiştim” lafları arkasına saklanılacak… Kimimiz, en radikal söylemleri her yerde söylemiş olmanın [...]

Türkiye seçimleri üzerine – Murat Kanatlı

Türkiye seçimleri üzerine – Murat Kanatlı

Türkiye’deki seçimlerden iki gün önce Diyarbakır’a gittik, seçim günü ise Siirt’teydik. Seçim gecesi ise Diyarbakır’daki kutlamalara tanıklık ettik… Tüm bunları yaşayınca bazı açıklamalar daha bir tuhaf geldi bana… Bir TV programında “Türkiye’de çok şey değişti. Geçmiş dönemlerle karşılaştırdığınızda Türkiye Cumhuriyeti çok ileri ve iyi noktalara gelmiştir” diyen Mehmet Ali Talat’tı… Bu açıklamanın ardından Kıbrıs sorunundaki [...]

Vesayet rejimi yeniden kurulurken – Murat Kanatlı

Vesayet rejimi yeniden kurulurken – Murat Kanatlı

Daha önce yazdık, Kıbrıs’ın kuzeyinde seçimsel otoriter bir sistem vardır. Bu seçimsel otoriter yapı içinde, “seçim” diye yapılan rejimin seçenekleri arasından birini seçmedir, yani rejimin özüne dokunacak seçenekler zaten ayıklanmıştır. Büyük opsiyonların rejimin karakterine yönelik bir şey yapması mümkün olmayacak şekilde etkisizleştirildiği koşullarda, diğer opsiyonlar da demokrasinin kanıtları olarak bu “seçim” sürecine katılırlar. Yani halkın [...]

Oy kullanma, kullanmama ve parlamenterizm üzerine yeniden – Murat Kanatlı

Oy kullanma, kullanmama ve parlamenterizm üzerine yeniden – Murat Kanatlı

Kıbrıs Cumhuriyet seçimleri yapıldı. Bu seçimin yeni tartışması Kıbrıslı Türklerin oy kullanması… Kuzu postuna bürünmüş kurt, oğul ya da JR Denktaş, ateşi fitilledi ve buyurdu, ‘544 kişi içinde varsa kuzeyde oy kullanacak, kaydı düşürüle’… Arkasından TC yetkililerinden yediği fırçalarla sarhoşa dönen İrsen Küçük da konuyu nasıl becerdiyse anayasaya bağladı… Kuzeyde mafya babalarının oy kullanacağını dert [...]

Umuda dair – Murat Kanatlı

Umuda dair – Murat Kanatlı

Ortamda kasvetli bir hava var… Her tarafta toplumsal hareketler patlarken, bir her birine bir kulp bulup beğenmeme hallerimizi sürdürüyoruz. Mısır ve Tunus’un bir Amerikan emperyalizmi oyunu olduğuna eminiz, yok eğer çok komplocu değilsek, kesin iki twitter bir facebook mesajı ile artık bu çağda devrimlerin olduğundan bu defa kesin eminiz… Daha önce yazdım, başkaları da yazdı, [...]

Bir vicdan muhasebesi olarak ret! – Murat Kanatlı

Bir vicdan muhasebesi olarak ret! – Murat Kanatlı

Herkesin bir günü var… Herkes bulunduğu yerden bugünlere bakarak kendince, “kutlama”lar yapmakta… Özellikle yaşadığımız çağın “gerçeği” diye bize satılan her şeyin metalaşması sonucu bu “özel” günlerin “parasal” anlamı da var. Bugünler yaklaştıkça anneler, babalar, sevgililer günlerinde “ilgini” göstermek için ‘daha fazla tüket’ çağrısı yapılır… Bunun yanında bir de yoksunluğu çekilen konular yılda bir kez olsun [...]

Biz bize demokrasi anlayışımız – Murat Kanatlı

Biz bize demokrasi anlayışımız – Murat Kanatlı

Kıbrıs’ın kuzeyinde kendimizce yazdıklarımızı ve söylediklerimizi sanki genel geçer bir kural gibi birbirimize dayatmamız çok rastlanan bir ‘sorun’dur… “Dünyanın her yerinde” veya “dünyada tek” veya “yalnızca bizde” gibi cümlelerle donatılmış, tartışmayı genelleştiren ve ayni zamanda genel kabul gören ancak hatalı olması da bir o kadar yüksek ihtimali olan bir sürü konu vardır… Örneğin seçim, demokrasi [...]

Oldu mu ya şimdi? – Murat Kanatlı

Oldu mu ya şimdi? – Murat Kanatlı

Nisyana isyan sevdiğim bir cümle; yani unutmaya karşı isyan da denebilir… Bazen unutmaya, bazen de unutturulmaya çalışılanlara karşı isyan ederiz… Ki zaten rejimler unutturmak üzerine kendilerini kurarlar, neyi hatırlayıp neyi unutmamızı isterlerse ona göre propaganda mekanizmalarını işletirler ve sürekli bilgi bombardımanı altında onların istediği gündemi takip ederiz… Böylesi zamanlarda unutmayanların ağzından benzer cümleler düşer, “oldu [...]

24 Nisan’a giderken! – Murat Kanatlı

24 Nisan’a giderken! – Murat Kanatlı

Başlığa bakıp herkes kendince tahminlerde bulunacağına eminim, zaten gündem bu kadar yoğun olunca neyi yazmalı diye insanın şaşırmaması elde değil… 24 Nisan’a dair neyi yazmalı? Ermeni soykırımı yıldönümünü mü, yoksa Annan Planı referandum yıldönümünü mü? 1915 yılında Ermenilerin uğradığı zulme karşı yapılacak iki yüzlü açıklamaları mı yazmalı, yoksa 2004 referandum sürecini kullanıp idarenin başına oturup [...]

Erdoğan, gerçeklerin yeniden hatırlanması ve çıkar ilişkileri – Murat Kanatlı

Erdoğan’ın sözleri adeta patladı… Ama herkes Erdoğan’ın daha çok besleme sözlerine takıldı. “şehitlerimiz var, gazilerimiz var, stratejik çıkarımız var” cümlesi biraz da hak ettiği ilgiyi(!) almadı… – “jeopolitik gerçekler” askerin dış politikadaki silahı Türkiye’nin Kıbrıs konusundaki politikasından bahseden Pınar Bilgin bir gerçeğe vurgu yapıyor; “doksanlı yılların ortalarından beri ise Türkiye’nin politikası nerdeyse yalnızca “jeopolitik gerçeklere” [...]

Yeni solcuların maceraları / Murat Kanatlı

Kıbrıs’a her şey sonradan gelir… Ada ülkesi olmasından rötarlı gelişler; belki bazıları tolere edilebilir ama siyasi alandaki rötarlar, 10 yıllık farkla gelince tabii biraz ilginç oluyor, hele de bunlar yeni diye yutturulmaya çalışılırsa, o biraz da ayıp oluyor… Bir süredir Kıbrıs’ın kuzeyinde “yeni sol” diye bir kavram dolaşır oldu… Aslında bizler, YKP çevresinde olanlar, radikal [...]

Kıbrıs’ta Temmuz 74’te ne oldu? 1 / Murat Kanatlı

Temmuz aylarında Kıbrıs’ta gene bir sürü hikâyeler anlatılacak… Ve bu hikâyelerin birçoğunun içinde biraz gerçek, biraz da hayal ürünleri var… Önce baştan almak gerekirse kanlı EOKA-B örgütü ne demek? Hade buradan başlayalım… Kasım 1967 sonrası silahlı toplumlararası çatışma var mı? Mart 68 itibari ile görüşmeler başlamadı ve normalizayona geçilmedi miydi? O zaman? Eylül 1971’te adaya [...]