YKP Genel Sekreteri Murat Kanatlı, Kıbrıs sorunundaki son gelişmeleri değerlendirdi. Konu ile ilgili açıklama şöyle:

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun 1 Kasım 1974’te oybirliği ile aldığı 3112 sayılı kararın değiştirildiğine dair yeni bir karar alınıncaya kadar, BM süreçte olmaya devam edecekti, son basında çıkan görev süresine uzatmaya dair rapor taslağı ile bunun olacağı ilan edilmiş oldu… Hele de Kıbrıs’ın AB toprağı olduğu ve son alınan Avrupa Parlamentosu Türkiye raporunda da çözüm bulunması için çağrıların yapıldığı koşullarda, sürecin methodlar bir miktar değişerek bir şekilde devam edeceğini söylemek gerekir. Ancak bunları detaylarını konuşmak için henüz daha erkendir.

Bundan sonra nelerin olması gerektiğini ise konuşabiliriz. İsviçre’deki konferans sırasında basına sızan Genel Sekreterin çerçeve önerisi diye belirtilen doküman YKP açısından önemlidir. Bize göre bundan sonra, Kıbrıs sorununda BM parametreleri çerçevesinde çözümden bahsedenler Genel Sekreterin bu dökümanını göz ardı ederek konuşamaz.

Adı geçen belgede “güvenlikte, mevcut güvenlik rejiminin devamını değil, yeni bir güvenlik rejiminin gerekliliğini tanımalıyız. Tek yanlı müdahale hakkını ve Garanti Antlaşması’nı sonlandırmalıyız. Bunların yerini, tüm Kıbrıslıların kendilerini güvende hissedecekleri yeni bir emniyet sistemi almalıdır” denmekteydi. Bu nedenle hem ‘Türkiye’nin tek yanlı müdahale hakkıyla beraber garantisinin devamını isteriz’ deyip hem de çözüm istediğini iddia etme imkanı kalmamıştır. Buradaki seçeneklerden birinden biri seçilmelidir. Türkiye’nin müdahale hakkını içeren garantisini istemek, net şekilde ortaya konmuştur ki çözümsüzlük istemek, statükonun sürmesini talep etmek anlamındadır. Artık Türk liderliği, Türkçe konuşanları kimi kelime oyunları ile kandırmaktan vazgeçmelidir. Kıbrıs sorunu taktik manevralarla çözülecek konu değildir. Bu şekli ile taktik manevra yapılması “iki evet gerekir” söylemi ile de derin çelişki oluşturmaktadır. Kıbrıs sorunu tepede iki kişinin imza atması ile çözülecek konu değil. Liderlerin imzalayacağı ve referandumda halk tarafından onaylanacak antlaşma, bir sürecin önünü açacak ama bu süreci inşaa edecek toplumlar olacaktır. İki toplum liderinin açıklamaları, masadaki sözde diplomasi taktikleri, sonrasındaki davranışları toplumlararası ilişkilere zarar vermektedir. İki lideri sorumlu davranmaya çağırırız…

YKP, tüm siyasi partilere Genel Sekreterin kamuoyuna sızan belgesi çerçevesinde pozisyonlarını netleştirme çağrısı yaparız. YKP açısından tek yanlı müdahalenin devamını istemek, çözüm istememekle eş anlamına geldiğini düşünmekteyiz. Bizler açısında Kıbrıs sorunun çözümünü destekleyecek platform ve benzeri inisiyatiflerin siyasi özünü Genel Sekreterin bu dökümanı oluşturması gerekmektedir. Bu doküman bundan sonrasının turnusol kağıdıdır.

Bu doküman yalnız Kıbrıslı Türklere değil, Kıbrıslı Rumlara da mesajlar içermektedir. Genel Sekreter bu dökümanda “dönüşümlü başkanlık da dahil, güç paylaşımının diğer unsurları Kıbrıslı Türklerin talepleri doğrultusunda (2:1 oranına göre) tartışılmalıdır” derken, Kıbrıslı Rumların yeterli olmayan önerilerinin revizesini talep etmektedir. Bu noktada da açıktır ki çözüm taraftarı olduğunu iddia eden Kıbrıslı Rum siyasi partileri için de Genel Sekreter dökümanı bir turnusol kağıdıdır… Artık bu detayları konuşup tüm Kıbrıslıların uzlaşabileceği zeminlerin birlikte inşaa etmemiz gerekir.

YKP olarak değerlendirmemiz, konunun bu noktaya kadar getirildikten sonra BM süreçten tümden çekilecek demenin güç olduğu yönündedir. Ancak Kıbrıslılar olarak erken bir çözüme her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyuyoruz ve maalesef, son başarısızlık yeni methodların aranması ile bize ciddi zaman kaybettirecektir …

Bu nedenle çeşitli uluslararası örgütlerin hazırladığı raporlardaki, durumun daha da güçleştirilmesini engellemeye yönelik çağrıların da olduğu kararların uygulanması için ilgili örgütleri, kararlarına sahip çıkmaya ve tedbir alınmasına yönelik adım atmaya zorlamak önemlidir. Avrupa Konseyinin özellikle nüfus konusunda, demografik yapının değişmesinin önlenmesine yönelik tavsiye kararları vardır. Bunlar hemen şimdi hayata geçirilmelidir ki liderler yeni bir method aramada uzlaşırlarsa, kayıp zamanda daha fazla geri dönülemeyecek uygulamalar hayata geçirilmesin…

Tüm bu süreçler devam ederken, YKP esas olanın toplumların yakınlaştırılması olduğunu altını bir kez daha çizer ve daha fazla güven artırıcı önlemin hayata geçmesi için çağrısını yineler…

Yorumunuzu ekleyin