Suriye ve Bulgaristan’la nelerle karşılaşacağız? – Özkan Yıkıcı

0
17

Çok değil, sadece 6 yıl öncesine gidelim. Doğu komşumuz Suriyede yeni yeni gösteriler yapılıyor haberleri geliyordu. Suriyenin Dera Kentinde bazı öğrenciler duvara yazılar yazdılar. Polis de onları tutukladı. Söyledikelri bazı laflar nedeniyle tepki aldılar. Suriye hükümeti konuya müdahale yaptı. Sanıldı ki olaylar orada duracaktı! Olmadı; protestolar devam etme eylimi göserdi. Bu arada alışlmamış şekilde dünya kamuoyu ve özellikle ABD sert tepkiler verdi. Yine de Suriyedeki olayların büyümeden sonlanacağı beklentisi vardı. Taki, dış güçlerin müdahale etmeğe ve konunun oldukça probagandalaşma eylimine girmesine dek. Anlaşılmağa başlandı ki olay öyle salt Suriye yazı yazma ve tutuklamayla sınırlı kalınmayacaktı! Nitekim, bölge politikasını iyi inceleyen ve yeni hedefi anımsayanlar, Suriyede işlerin karışacağını uyarıyordu. Abartılı haberler yanında giderek Suriye topraklarına sokulan cihatcılar haberleri ile yükselen probaganda ve direk devletler düzeğinde konulan tavırlar. Artık bildik Suriyenin kanlayacağını anlıyorduk…..

Suriye yakın tarihine 6 değil de örneğin 7 yıl öncesine baktığımızda, otoriter yönetim olmasına karşın, Ortadoğu ve hele arap ülkeleri arasında en moderin olan, laik ilkesine dayalı, İsrail ile direk savaş halinde olan komşu ülke gibi öteki arap ülkelerinden farklı görünüme sahipti. Üstelik Beşer Esat batıyla girdiği ilişkide ağır ağır onların istediklerini de yapıyordu. Türkiye ile olan sınırı ise nerede ise sıfırlanan hale geldi. “Dostum, kardeşim Esat tı”! Böyle bir Suriye vardı. Ama çok değil daha bir yıl sonrasında ise savaşla karşılaşma sürecine sokulup, batıdan, doğudan binlerce cihatcının, batılı ajanların ülkede kol gezmeğe başlayan ülke haline geldi. Bunun adını da kimileri BOP projesinin yeni uygulanacak ülkesi olarak koydular.

Birçok savaşlar yaşandı. Birçok ülke resmen Suriye içlerine dek müdahil oldu. Suriyede birçok örgüt kuruldu. Kimisi yeni Suriyeden pay almakla meşkulken, kimisi bölgesel hegemonya amacıyla Suriye hesaplarına direk katılırken, kimisi de uluslar arası güç rolu olarak bu ülkede yerini aldı. Yeni kesimlerin yer alması, bölgesel ülkelerin hegemonya kzanma hamleleri ve Uluslar arası sömürgeleşmenin yeniden şekilenme merkezi Suriye, ülkesel dünya savaşının merkezi oldu. Son nokta Suriye konusunun Uluslararasılaşmasının tıkanış ve hamle yapma ikileminde sıkıştığını görüyoruz. Rus Amerikan askerleri, Türkiye iran birlikleri, Sudi Katar milisinden finansmanına, Hizbulahtan çeçen örgütlerine ne ararsan Suriyede mevcut. Buna ek olarak bir yanda mezhepli Sunistan hesaplı dış destekli kesimler, Kürtlerin bölgesel güç olarak kazandıkları etkinlik, IŞİD gibi yeni cihatcı örgütler hepsi adeta Suriyenin geleceğinden yer isteyen çeşitli yapılar oldu.

Suriye savaşından tam 6 yıl geçip yedincisine girdik. Astanadan Cenevreye toplantılar yapılıyor. Ortadoğuda Soğuksavaş sonrası ilk defa Rusya sahaya inip merhabe dedi! ABD merkezli Emperyalist BOP olayı Suriyede bataklık haline geldi. Türkiye resmen bölgede Rusyanın da izniyle yeniden Kıbrıs sonrası yeni işkalci haline geldi Tüm bunlar, gelecek Suriye hesabının nasıl çıkacağına yöneldi. ABD stratejisinin tıkanıp, Rus hamlesiyle yeni dönemin başladığı genel görünümden, bölgesel derinleşen mezhepsel savaş ile Türkiyenin şkalci olması, IIŞİD tipi yeni yapıların ve bölgesel kürt alanlarının oluşu, Suriye konusunu epey karışık hale getiriyor.

Son gelen bilgilere göre, yenilmekte olan ıŞİD ve Elkayde militanların, öteki kesimden devşirdikleri üyelerle, bölgede yeni bir cihatcı örgüt kurma peşinde. ABD basınına göre de bunu ilgili ülke de silahla destekleyerek boşalacak özelikle Raka çevresindeki Suni bölgesinde Sunistan deneğimi eyer tutarsa denenecek! Türkiye malum yeni hedefleriyle Urfada toplanan Aşiretlerle ortak bir yapı kurmakla meşkul. Türkiye kamuoyu nedense onca bataklıklara karşın hala Suriye politikasındaki işkal girişimi ile yeni hamlelere karşı çıkılmıyor! Hat ta, Kürtlere karşı olan ve şimdilik ABD ve Rusya tarafından engelenen Kürt saldırılarını da destekliyorlar. Buda işin travması.

Sonuç olarak; Suriye Ortadoğu projesi, bölgesel hegemonya ve öteki kesimlerin nifus alanı veya yer kapma alanı olarak oldukça bonba üstünde bulunuyor. Esatın güçlenmesi ve öenmli denetim sağlamasına karşın, hala mezhepsel kırılma ve yeni cihatcılıkla Suriye oldukça yeni pimlerin çekilecek ülkesi olarak bataklıkta duruyor. Şimdilik hem memnun olan, hem de gelecekte kim kazanır kuşkusundaki İsrail, daha net saldırılarla konuşulmayan aktör olarak görevini yapmaya devam ediyor. Bakalım küçük dünya savaşı yaşanan ve dost ile düşmanın birbirine karıştığı Suriye yeni döneme nasıl bir denklemle şekilenmek zorunda kalacak?*******

Balkanlara uzanınca, Bulgaristan Türkiye denklemine takılırız. Türkiye ısrarla kimsenin kendi içişlerine karışmamasını haykırırken, kendisi her ülkenin içişlerine karışmağa ve yeni krizler yaratmaya devam ediyor. Kimisi Ayuka çıkarken “Holanda ve Almanya gibi” kimisi de sesizce haberleşip braklıyor. Özellikle de Türkiyenin karıştığı olaylar olursa! Bulgaristan bunlardan birisidir. Üstelik Türkiyenin komşusu olup Bulgaristandaki seçimlerde Türk azınlığın siyasal yönelişine parti kurdurtup, destek vermesi gibi….

Konuşulmasa da bulgaristanda önümüzdeki hafta seçim var. Aslında Bulgaristan da epey karışık. Ülkede önemli oranda Türk ve Çingene azınlığı vardır. Buna Pomakları da eklememiz gerekir. Türkiye Bulgaristan ilişkileri özellikle Türk azınlık nedeniyle hep sorunlarla birlikte yaşandı. Son AKP döneminde de ilişkiler yeniden yaşanma eylimi gösterdi. Türkiyenin DP partisini Türkiyede kurdurtup hem de Başbakanın görüşerek belirtmesi, sorunun yeniden başlamasına neden oldu. Üstelik Bulgaristandaki yine Türklerin HÖP parti liderinin Türkiyeye gelip oradaki Bulgar Türkleriyle görüşmek istemesini de sınırda engelenmesiyle işler yavaş yavaş ısınmakla kendini göstermeğe başladı.

Bulgaristanda önemli sayıda Türk olduğu kadar, Türkiyede de önemli miktarda göç eden ve Bulgaristanda oy hakkı olan Türkler vardır. Bu durum Türkiyenin de zaten yeni siyasal straetejisi olan duruma hizmet etirilmek isteniliyor. Kurdurtulan itifakla DB p direk desteklenerek Bulgaristan seçimelrine müdahil olundu.

Böylesi Probaganda sürecine Bulgaristan Türkiyedeki elçisini istişare adıyla geri çağırdı. Bunun anlamının ne olduğunu da herkes bilir! Ama Türkiye kamuoyu nedense bu konuya hiç eyilmedi! Türk yetkililer referandum adıyla Avrupada cirit atıp provaganda yapmak isterken, alhete yazı yazan batıyı “müdahale” diye suçlarken, kendileri direk Bulgaristan seçimlerinde taraf oldular. Üstelik kimse şu soruyu sormuyor: Bulgaristan partierli de Türkiyeye gelip yaklaşık yarım milyon Bulgar vartandaşına probaganda yapabilirmi? Buyrun gerçeklere!

Doksanlarda meşur emperyalist teorisyenler nedemişti: “Dönem artık sınıfsal mücadele değil, kültürler çatışma dönemi! Ortadoğu da kırılgan fay hatına sahiptir”! Şimdi Türkiye doğuda suni Müslüman mezhepli savaşın ve Balkanlarda etnik içerikli müdahalelerle direk taraflaşıyor. Hem de ayni çelişkileri “alevi ve kürt gibi” kendi içinde de otoriterlikle yaşamasına rağmen! Bu denklem nasıl çözülür?

Yorumunuzu ekleyin