Hasan
Keskin'nin Ekim ayının sonları ve Kasım ayının başlarında Volkan
Gazetesindeki Doğuş başlıklı köşesinde yazdığı yazılarda kendisinin
kimseyi tehdit etmediği, basına hakaret etmediğini yazdı. Aşağıda
gazetecilere, politikacılara "uşaklar", "b.klar",
"kemik isteyenler" diye yazdığı birkaç örnek yazısını linkleri
ile birlikte aktarıyoruz. Ayrıca kendisinin red ettiği "vatan
hainlerinin kanını içmek de helaldir" dediği yazısının küpürünü
de hatırlatma olarak aşağıda bulabilirsiniz. Yazıyı okumak için küpürünün
üstüne tıklayabilirsiniz. Ayrıca aşağıdaki yazılarda Keskin'in kendi
kaleminde sokak kabadayılığına soyunduğunu ve bir grup Kıbrıs Rumu
tahriklerde bulunuyorlar diye sınıra kadar götürüp güneye geri dönmelerini
sağladığını okuyabilirsin. Tabi normalde asayişi sağlam polisin olsa da böylesi
mahalle kabadayılığına soyunanlar için bu övünülecek birşeydir.
Bu arada basına yansıyan bu fotoğrafla da ilgili Keskin 'rum gazetecilerin çektiği
fotoğraf' olarak bahsttmişti. Yandaki fotoğraf bizim de arşivimizde bulunan
TAK'ın 17 Ekim tarihli dağıttığı fotoğraftır.
"Eski bir Mücahit Komutanı, Mücahit
Komutanları Derneği Genel Başkanı, UHH Gazimağusa Bölge Koordinatörü ve
UHH'nin kurucularından olan Hasan Keskin'in köşesinde yazdıkları daha değişik
olsa inanın kendisine olan saygısını kaybederdi.
.....
"Bugüne kadar tüm yazdıklarımın
hatta tüm yaptıklarımın arkasındayım. Aynı tarzda yazmaya devam edeceğim."
Doğuş, Volkan Gazetesi, 19 Mayıs 2003
Ben hem Türk hem de Müslüman'ım. Helale da inanırım, harama da. Afrikacıların dediği gibi Türkiye'den gelecek suyun bize helal olduğunu biliyorum. Laf helalden açılmışken bir şeyin daha helal olduğuna inanıyorum. Vatan hainlerinin kanını içmek de helaldir.
Doğuş, Volkan Gazetesi, 23 Kasim 2002 yazısı
YBH’nın AIHM başvurusu üzerine: “Hala da Türkiyeli Kıbrıslı ayırımı yapılmasının TC kökenli kardeşlerimizi çok üzdüğümü biliyorum. Ne yaparsanız bir tarlada ot da biter b..... da biter. Bülbüllerle papağanlar da bizim tarlanın b....ları...”
Doğuş, Volkan Gazetesi, 16 Haziran 2003
Bebeleri, yaşlıları, kadınları öldürenleri affetmiştir. Atamız bir tek şeyi affetmemiştir. İç düşmanları vatan hainlerini ve işbirlikçileri affetmemiştir. Bu konuda halkını, gençliğini, askerini uyaran onlarca söylemi vardır. Yaptıkları vardır. VOLKAN'ın başlığı gözüme ilişti. Yüce Atatürk'ün bir söylemi yer alıyor ve şöyle diyor: "İçte de bir ulusun yaşamı ile oynamak isteyen düşmanlar vardır. İç düşmana karşı daha sert olmalıyız" Atatürk devleti yıkmak isteyenlere acımamıştır. Vatan hainlerine, işbirlikçilere acımamıştır. Şeyh Sait'in, Çerkez Ethem'in ve nicelerinin akıbeti malumdur. Atamızın yolunda gitmeye ant içmiş olan bizler Rumları affettik. İçimizdeki Rumları ise asla. Akıbetleri korktukları gibi olacaktır. Beklediğimiz gün uzakta değildir. Ve beklenen gün geldiğinde kımız içeceğime ant içiyorum. Atamın rakı içtiği gibi. Bize Atatürk'ü hatırlatmak gafletinde bulunan satılmışlar merak etmeyin, Atamızın vasiyetini yerine getirmeye çoktan yemin ettik. Duyun ve titreyin ey gafiller!.. Türk ulusu haykırıyor, Kıbrıs'ın Mücahit Halkı haykırıyor!.. Hasan Keskin haykırıyor!.. "ATAM İZİNDEYİZ!"
Doğuş, Volkan Gazetesi, 30 Temmuz 2003
Güney Kıbrıs'ın Limasol kentindeki Annan pilavının nimetleri miydi yoksa Annan'ın başka bir haltının faydaları mı pek çözemediğim bir toplantıya katılan Erel ve İzcan, Rumlara Beşparmak'taki Türk bayrağını kaldırmak sözü verdi. Elleri kırılır diyeceğim. Yine tehdit ediyor diyecekler. Yine başsavcıyı göreve çağıracaklar. O bayrak ancak kanla silinir diyeceğim. Adımız kan içmeye yeminliye çıktı ya yine vampir diye manşet atacaklar. Tarih versinler diyeceğim silahlı yüzlerce kara gömlekli gönderecek diye dünyayı ayağa kaldıracaklar. Tahir Ercebi ile Hasan Keskin yeter diye yazacak olsam; Bozkurtlar saldırdı, öldürecekler diye ağlamaya başlayacaklar. Siyah çelenk mi boş verin canım hiç olmaz. Siyah çelenge hakaret olur. Adamlar devletlerinin bayrağını yok etmekten bahsediyorlar.
Doğuş, Volkan Gazetesi, 16 Ekim 2003
Basın
gününde olsun kalemimizden ağır kelimeler çıkmasın diyorum ama olmuyor
Mete Başkan. Sonra satın alan ve satın aldığını açıklayan bas bas
emirler yağdırırken satılanlar da emredersiniz diye arşı alayı inletirken
bizim yazmamıza ne gerek var? Olsa olsa havuç kod ismini eleştirebiliriz.
Armut daha uygun olurdu. Bugün basın günü yoksa
en iyi kod isminin kemik olduğunu ben de biliyorum ama basın günü olduğu için
armutla yetinmek gerek.
Doğuş, Volkan Gazetesi, 12 Temmuz 2003
Memleketimizde yaşayan belli bir zümrenin uşaklık kanlarına işlemiş. Onlar için uşaklık yaptıklarının adı önemli değildir. Onlar için uşaklık yapmak önemlidir. Bir kısmını bir ara bizlerde kullandık. Para yetiştiremedik gönderdik. Zengin kapılarında uşaklığa alışanları doyurmak imkansız oluyor. Medyanın büyük bölümü bu uşakların elinde.
Doğuş, Volkan Gazetesi, 13 Haziran 2003
4
gece önce UHH Mağusa Merkezi yanındaki bir kahvehanede otururken, merkez
binamızın kapısının bir genç tarafından çalındığını gördüm. Bina
kapalı olduğu için ilgilendim ve ne istediğini sordum. Genç Türkiye'den
gelen ve DAÜ'de okuyan bir öğrenci idi. Beni de tanımıyordu. Ne istediğini
sordum. UHH'li gençleri aradığını söyledi; "Karşı kafeteryada
oturan ve 3 Türk ve 4 Rum'dan oluşan bir grup devamlı Denktaş'a ve Türk
askerine hakaret ediyorlarmış. Bizim gençleri alıp hadlerini bildirmek
istiyormuş. Genç arkadaşa UHH'nin kapalı olduğunu açık olsa da UHH'li gençlerin
bu tür olaylara karışmadıklarını söyledim. Genç o zaman ben de öğrenci
arkadaşlarımı toplarım dedi. Olay vahim boyutlara ulaşabilirdi. Gence ben
hallederim dedim ve birlikte bahse konu kafeteryaya gittik. Beni gören 3 Türk
genci (Türk denirse) koşarak kafeteryadan ayrıldılar. Rum gençlerden biri
hala Denktaş'a hakaret ediyordu. Yüksek sesle, "Rumca bilen var mı?"
diye müşterilere sordum. Aslen Baflı olan bir arkadaş ben bilirim diyerek
yaklaştı. Arkadaşa Rumlara kim olduğumu söylemesini, Akyar Barikatı'nın
10 dakikalık mesafede olduğunu hatırlatmasını ve kuzeyi terk etmeleri için
15 dakikaları olduğunu bildirmesini söyledim. Rumlar anında ciplerine binip
ayrıldılar ben de öğrenci arkadaşın arabası ile peşlerinden gittim.
Onlar doğruca güneye geçtiler ben de kafeteryaya döndüm. Kafeteryada oturan
müşteriler çok iyi yaptın, pezevenkler bizden Türk kızı da istiyorlardı
dediler. Olay bu. UHH ile ilgisi yok. Tamamen Hasan Keskin'e ait.
Doğuş, Volkan Gazetesi, 18 Haziran 2003
Bu arada 26 Temmuz tarihinde düzenlenecek Savaşa ve Milliyetçiliğe Karşı İki Toplumlu Etkinliğe karşı 25 Temmuz'da basın toplantısı düzenleyip, tehditler edenler arasında Hasan Keskin de vardı. 26 Temmuz tarihinde de Muratağa'daki toplu mezarlığın bulunduğu yere giderek gelecek olan olan Kıbrıslı Rum ve Türkleri ellerinde sopalar ve yumurtalarla bekleyenler içinde de Hasan Keskin vardı.
"UHH Gazimağusa Bölge Koordinatörü Hasan Keskin, dün düzenlediği basın toplantısında Rumlarla işbirlikçilerini uyardı: "Şehitliğimize Rum toprağı konulmasına izin vermeyeceğiz."
"Mücahit Komutanları Derneği Asbaşkanı Hüseyin Özgüven, şehitliklerin kutsal mekanlar, şehitliğin de Müslümanların gelebileceği en yüksek mertebe olduğuna işaret ederek, "Rum'un şehidi olmaz. Onların geberiklerinin mezarından alınacak topraklarla bizim şehitliklerimiz cenabet edilemez" diye konuştu." (Mücahit Komutanları Derneği Başkanı Hasan Keskindir ) haberin tamamı
Journalists
threatened
Sener Levent, editor of Afrika, along with his staff, friends and family, regularly received threats until mid-November. While he was in prison, his daughter received an anonymous call threatening to kill her father "like a dog." Levent told the police but said he thought those making the threats were protected by the authorities. Hasan Keskin, a columnist with the newspaper Volkan, published by an organisation close to Denktash, criticised Afrika on 23 July for supporting the UN-proposed reunification plan. He said Afrika journalists had betrayed their country and that it was "halal" (legitimate) to drink their blood.
(Reporters Without Borders (RSF) Cyprus - Annual Report 2003)