|
Derin devlete örgüt dayanmıyor, tutmuyor, ne yapsalar tutmuyor Bozkurtlar olmadı ASENA verelim
Türkiye Genelkurmay başkanlığına Büyükanıt’ın gelişi ile başlayan süreç, günümüzde Kıbrıs’ın kuzeyini de etkileyip devam etmekte… Askerin sivil refleks talebi ile düzenlenen ve düzenlenmeye devam eden İstanbul’daki Çağlayan, Ankara’daki Tandoğan ve benzeri mitinglerin benzerleri Kıbrıs’ın kuzeyinde Omorfo ve Girne’de, tıpkı orada olduğu gibi çok tanınmayan/öne çıkmayan kadınların öncülüğünde yaptırıldı. Andıç hem orada hem burada açığa çıktı, politikacı asker gerginliği hem orda, hem burada gündem oldu, olmaya devam etmektedir ve benzeri örnekleri çoğaltmak mümkün… Ancak Kıbrıs’ın kuzeyinde psikolojik savaş kimi zaman Türkiye’deki süreçlerden de bağımsız, methodlarını yenileyerek sürmekte… Bu süreç inişli çıkışlı bir seyir izlese de paramiliter örgütleri, aşırı sağ grup ve yayınları bir araya getirmek için Denktaş ve çevresinde yer alanların çabaları bugünlerde de sürmektedir. Ancak eski asker ve saray bürokratları ile oluşturulan çatı örgütleri çok paralar harcayarak bir veya iki eylem yaptıktan sonra rutin, arada bir bildiri çıkarma ile kendi hatırlatma dışında silinip gidiyorlar… Şu sıralar, daha önce dediğimiz gibi derin devletin temsilcileri Türkiye’de ve Kıbrıs’ın kuzeyinde de olduğu gibi ön plana kadınları çıkarmaktalar. Yani bozkurtlar olmadı Asena verelim der gibi şu sıralar Makbule Ötüken, Seyyan Uzunoğlu ve Emete Gözügüzelli (Ayşe Kocatürk) gibi isimler sahaya sürüldü…
UHH’dan ULKON’a Çatı örgütlerine UHH ve ULKON’u örnek vermek mümkün… Daha öncesinde Kuzey Kıbrıs Kurum ve Kuruluşlar Komitesi gibi isimlerle ama daha gevşek çatı yapılarıyla bir araya gelmelerine rağmen UHH ve sonrasının özelliği merkezi yapısal bütünlüktür… Ulusal Halk Hareketi ve Kurumlar Konseyi Mayıs 2001’de Denktaş’ın danışmanlarından Taner Etkin liderliğinde kurulmuştu. UHH 1. Milli Halk Kongresi de ayni sene içinde gerçekleşti. Daha sonraki süreçte yalnızca UHH’dan söz edilmekte, UHH ile birlikte oluşturulan diğer organlar (Konsey, Vakıf, UGH vb) bir anlamı ile yok olmaya mahkûm edilmiş, adları anılmaz durumdadır… Ardından Uluslararası Kuzey Kıbrıs Konseyi (ULKON) Temmuz 2005 Denktaş’ın danışmanlarından Ergün Olgun liderliğinde kuruldu. Gene Temmuz aylarında birkaç eylem yapıp ortadan ULKON da kayboldu. En son, Mayıs 2006’da DEKAP, DAÜ-SAM ile ULKON inisiyatifi ve işbirliğiyle bir araya gelen 13 örgüt Brüksel'e gitmişti…
Derin devletin yeni kozu/yeni oyuncağı: Kıbrıs Türk Platformu Genelkurmay Başkanlığına Yaşar Büyükanıt’ın getirilmesi ile Sahra Talimnamesi 31-15 canlandırılmaya ve özel harbin günün koşullarına göre yeniden dizayn edilmeye başlandığı birçok kesimin ortak görüşüdür… Sahra Talimnamesi 31-15 ve benzeri FM 30 Talimnameleri, NATO bünyesinde oluşturulan süper NATO diye de anılan gayri nizami savaş uygulamak için çeşitli ülkelerde oluşturulan örgütlerden biri olan Özel Harp Dairesi’nin yani Türkiye ayağının mevzuatıdır. Asker kökenli araştırmacı Talat Turhan’a göre, Türkiye”nin NATO’ya girmesinden sonra Seferberlik Tetkik Kurulu adıyla bir örgüt kuruldu ve sonradan Özel Harp Dairesi adını aldı. Türk Mukavemet Teşkilatı (TMT) da 1 Ağustos 1958’de Özel Harp Dairesi tarafından re-organize edilerek gayri nizami savaş kuralları çerçevesinde yeniden örgütlenmişti.
Bu talimname, Amerikan Özel Harekat Birlikleri’ne ait “Operations Against Irregular Forces” Field Manual FM 31-15’in ST 31-15 Sahra Talimnamesi başlığı ile Türkçeye çevrilip yürürlüğe sokulmuş hali. ST 31-15, ilk kez Orgeneral Ali Keskiner imzasıyla 25 Mayıs 1964 gün ve OPS: 1708-74-64 Mr. Ta.Krl. sayılı Kara Kuvvetleri Komutanlığı emriyle yürürlüğe girmişti. ST 31-15, “Gayri nizami kuvvet anlayışına taraftar olan, Silahlı Kuvvetler eski mensuplarıyla gayrı nizami kuvvet teşkiline muktedir kuvvetli şahsiyetler ve bunların faaliyetleri üzerinde durulmasını öngörüyor” denmektedir. Talimname kapsamındaki bu örgütler, “Sivil bir örgütlenme şeklinde idari taksimata uygun hücre tipi örgütlenilmesini; tedhiş (korkutma, dehşet salma), sabotaj, gizli haber alma” yöntemlerini benimsiyorlar”… Kıbrıs’ın kuzeyinde zaten yıllardır gayri nizami savaş kuralları psikolojik savaş ağırlıklı olmak üzere ama diğer yönleri de kullanılarak ST 31-15 ve benzeri FM 30 Talimnameleri temelinde yürütülmektedir. Mücahitler Derneği, TMT Derneği, Emekli Mücahitler Derneği, Emekli Astsubaylar Derneği, Emekli Subaylar Derneği, Mücahit Komutanları Derneği ve benzerleri yukarıdaki ST 31-15’de tarif edilen örgütlenme modeline uygun yapılardır… Paramiliter Ülkü Ocakları, Nizami Alem Ocakları, Alperen Ocakları doğal ittifak kurulacak örgütlerdir… Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD), Çağdaş Yaşamı Destekleme ve Kuvvayi Milliye türü örgütlenmeler ise bugün Türkiye’de yeniden oluşturulan yeni tarz ST 31-15 örgütlenmelerdir… Böylesi koşullarda yukarıda adı geçen Kıbrıs’ın kuzeyindeki örgütler ve onlara yeni katılan KKTC ADD, KKTC’yi Koruma Derneği yeni bir çatı örgütü kuruyor: Kıbrıs Türk Platformu
Kimler yok ki aralarında?! GKK Emekli Astsubaylar Derneği, KTBK Gaziler Derneği, Mücahit Komutanları Derneği, Emekli Mücahitler Derneği, Kıbrıs Türk Mücahitler Derneği, TMT Derneği, Şehit Aileleri ve Malul Gaziler Derneği, Hataylılar Kültür Dayanışma Deneği, İnşaat Emekçileri Dayanışma Derneği, KKTC Koruma Derneği, Kıbrıs Türk Gençliği Çözüm Hareketi Derneği, Türk Göçmenler Derneği, UHH, Güvenlik Çalışanları Eğitim ve Dayanışma Derneği, Vakıflar ve Din İşleri Emeklileri Derneği, KKTC ADD, Arasta Esnafı Derneği ve Kıbrıs Türk Çalışan Kadınlar Derneğinin katılımıyla oluşturulan platformun eylemliliklerinde kadınlar ön planda…
Emete Gözügüzelli, hem Omorfo’da hem de Girne’de düzenlenen eylemde konuşmalar yaptı. Emete Gözügüzelli 2005 yılında Denktaş ile birlikte bir kez de Denizli’de Türkiye’nin Kıbrıs’ı tanımaması için yapılan eyleme de katılmıştı… Uluslararası İlişkiler Uzmanı unvanı ile Denktaş’ın yavru dişi kurdu olarak 2005’de Türkiye’yi dolaşan Emete Gözügüzelli ya da kod adı ile Ayşe Kocatürk ayrıca Türkiye Kemalistler Teşkilatı yayın organı Hakimiyeti Milliye gibi yayınlarda yazılar yazıyor. Kuvayi Milliye Dergisi Gözügüzelli’den bahsederken “Kıbrıs’tan değerli mücahit, yiğit “Asena” sevgili dost ve Türk kardeşimiz Emete Gözügüzelli” diyor… Gözügüzelli “1998 yılında Fikir Kulübünde Gençlik Kolları As başkanı seçilmiş ve 1994 yılından günümüze değin KKTC Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’tan birçok takdir mektubu almıştır” şeklinde hakkında bilgi de mevcut… Bu Asena Omorfo’daki mitingde "Önce Kıbrıslılık kimliği safsatalığı çıkardılar. Türkçe köy isimlerini Rumca yaptılar. Rumlar için Türk tarafında okul açtılar. Kıbrıs Türk tarihini değiştirdiler. Kendi topraklarımızı karış karış vermek için Mal Tazmin Komisyonu'nu kurdular. Kimin toprağını kime veriyorsunuz? Biz Türk olmaktan gurur duyuyoruz" demişti… Ayni konuşmadaki “Ne ticaretlerini, ne de Mali Yardım Tüzükleri’ni istiyoruz. Ada’da ezan sesini susturmayacağız” demesi de ilginçti… Yazıları Volkan yazarı ve eski bir asker olan Hasan Keskin kadar keskin olmasa da sürekli ürettiği ırkçı düşüncelerle dikkat çekiyor… Omorfo’daki konuşmasında Hasan Keskin gibi bol kanlı bölümleri de vardı; “Bastığınız her toprakta Türk kanı vardır. Kanla alınan kanla verilir. … . Güzelyurt’un bir vatan toprağı olduğunu unutanlar var. Hatırlatmaya geldik.” Emete Gözügüzelli ayrıca Kıbrıs Türk Gençliği Çözüm Hareketi Derneği lideri olarak da gözükmekte… Gözügüzelli, KTP’nin 4 eylemin 3’ünde; 23 Nisan, Lefkoşa, 19 Mayıs, Omorfo ve 16 Haziran’da Girne’deki eylemlerde konuşmacıydı… Gözügüzelli’nin konuşmacı olmadığı tek eylem 1 Haziran’da, Vasilya’daydı… Vasilya’daki eylemde konuşan diğer bir kadın eylemci Şerife Paşaoğluları’nın “içimize Rum istemiyoruz. Karşıyaka’ya yerleşecek bir Rum’u, Rum Milli Muhafız Ordusu askeri gibi; böyle bir karara onay verenleri de düşman sayacağımızı, bulundukları yerde ezip yok edeceğimizin bilinmesinde yarar görüyoruz” demişti ki bu, bu ve benzeri eylemlerin karakterini ortaya koyması açısından önemli bir örnekti. KTP’nin içinde başka hangi isimlerin olduğunu da ekleyelim; 15 Nisan tarihli Kıbrıs Gazetesi haberini yeniden hatırlamakta yarar var: “İki toplumun yakınlaşmasına karşı eylem yapan ve Star Kıbrıs gazetesinin tanıtımında olay çıkaranların aynı çevreler olduğu dikkat çekti. KKTC'yi Yaşatma Derneği üyesi Makbule Ötüken ile Seyyan Uzunoğlu, tanıtımda Türkiye Dışişleri Bakanı Gül'e karşı eylem yapmışlardı. Dünkü eylemde saldırıya uğrayan gençler, bir kişiye tekme atarak gerginliği başlatan kişinin aynı derneğin başkanı Ahmet Ötüken olduğu iddia edildi”… Seyyan Uzunoğlu’na ve özellikle “KKTC’yi Koruma Derneği”ne (kimi yerde “KKTC’yi yaşatma Derneği” olarak da geçmekte) de yakından bakmak gerek. Dernek üyesi ve Volkan Yazarı da olan Ayla Berkin’in 9 Ağustos 2005 tarihli yazısında da vurgulandığı gibi bu dernek MHP’nin bir yan kuruluşudur; “Ergenekon destanını yaratan Türk boyları bir kez daha Erciyes’in yamaçlarında otağını kurdu. … Bu Erciyes Zafer Kurultayı da bunun en güzel örneklerinden biridir ve olmaya da devam edecektir. … KKTC’yi Koruma Derneği Sn. Ahmet Koroğlu başkanlığında, dernek sekreteri Seyyan Uzunoğlu tarafından temsil edilmiştir.” Seyyan Uzunoğlu’nun Volkan dışında başka yerde yazısı çok sık yayınlanmasa da Makbule Ötüken de Türkiye Kemalistler Teşkilatı yayın organı Hakimiyeti Milliye yazarıdır… 1946’da Afyon doğumlu olan Makbule Ötüken, 2003’de DP’den Lefkoşa Milletvekili adayı da olmuştu. 1990’dan beri, kurucusu olduğu K.T. Çalışan Kadınlar Birliği Başkanlığını da yürütmektedir… Makbule Ötüken 9 Ocak 2007 tarihinde Lokmacı köprüsünü kaldırmaya gelen vinci engellemeye çalışması ve vincin önüne geçerek, "yazıklar olsun" diye bağırmaya başlaması ile de hatırlamak mümkün (aslında bankalar krizi sırasında meclis önünde polis araçlarının önüne yatarken, meclisi baskınında içerideki tavırları ile de hatırlamak mümkün)… Makbule Ötüken’in Volkan ve UBP yakınlığı ile bilinen Güneş Gazetelerinde de yazılar yayınlanmakta… Yani Asenalar 3 adet, Makbule Ötüken, Seyyan Uzunoğlu ve Emete Gözügüzelli…
Bu arada Makbule Ötüken’in oğlu Göktürk Ötüken de Türk-Bir üyesidir… 3 Eylül 2004 tarihli Kıbrıs Gazetesi haberinde “Türk Birliği Kültür Derneği (TÜRK-BİR), Romanya'nın Köstence kentinde yapılacak 11. Türk Dünyası Gençlik Kurultayı'na katılıyor. … TÜRK-BİR heyetinde Göktürk Ötüken, Mehmet Küçük, Ercan Arıklı, Buğra Acar ve Kaya Kuzucu yer alacak” denmekteydi. Buradaki isimlerin bir kısmı 6 Nisan 2004 tarihinde de Kıbrıs Gazetesindeki bir habere daha konu olmuştu; “Annan Planı için hayır kampanyası başlatan ve AKP hükümeti üzerinde baskı yaratmak için Türkiye'nin çeşitli kentlerine ziyaretler gerçekleştiren Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, beraberinde götürdüğü militanların masraflarını da devlete ödettiriyor. … 300'er milyon TL almaları için Cumhurbaşkanı Denktaş tarafından talimat verilen kişiler, şu isimlerden oluşuyor: "Hande Kayasal, Salih Can Doratlı, Kerem İzmen, Mine Arıhan, Tuna Arıhan, Bengü Kişmir, Göktürk Ötüken, Okyay Sadıkoğlu, Barış Taşkıran, Mehmet Küçük, Durali Güçlüsoy, Tuğberk Yazgı, Erel Rüstemoğlu, İlker Aslan." Göktürk Ötüken ayni zamanda “Zirvede Bayrak Derneği” kurucu üyesi ve Avrasya TV çalışanı olarak sarı basın kartı sahibi… 2 Mayıs Gençlik Örgütü üyeliği ve bir dönem DP Gençlik Kolları Başkanlığında da bulunmuştu Göktürk Ötüken… 28 Nisan tarihinde KTP sözcü diye ortaya çıkan kişi ise Kıbrıs Türk Mukavemet Teşkilatı (TMT) Derneği Başkanı Yılmaz Bora… 19 Mayıs’ta Ülkü Ocakları’nın yoğun katılımı ile Omorfo’da gerçekleşen eylemde ise KKTC ADD Başkanı Gökhan Güler konuşma yapmıştı. Gökhan Güler hakkında da konuşmakta yarar var. BMBP’nin 2001 yılındaki ilk eylemlerinden birine misilleme yaptırdılan 18 Mart 2001 tarihindeki “Bayrak-Vatan-Özgürlük Mitingi”nde “KKTC gençliği” (!) adına konuşmacıydı… Buna rağmen BKP’ciler Gökhan Güler’i keşfetmiş(!) ve 2007 Şubat’ında gazetelerinde onunla bir röportaj yayınlamışlardı. Röportaj Birleşik Kıbrıs Gazetesinde yayınlanmıştı. BKPlilerin de konuşma ihtiyacı hissettikleri bu ‘değerli’ şahıs Omorfo’da yaptığı konuşmada göz göre göre yalan da söylemişti. Konuşmasında “Güney Kıbrıs ta gerçekleştirilen pek çok genel kurullara giderek orada gerek güney kıbrıs rum cumhuriyetinin gerekse yunan bayraklarının altında saygı duruşunda bulunanlar neden kendi ülkemizde kendi bayraklarımızın huzurunda şehitlerimiz için saygı duruşunda bulunmamışlar ve üstüne üstlük yurdumuz işgal altında şarkılarını söyleyebilmişlerdir?” demişti…
KKTC ADD’ın sitesindeki bir haberde “Türkiye Cumhuriyeti Genel Kurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt'ın bu akşam saat 19:00'da Ankara Merkez Orduevi'nde vereceği kokteyle KKTC Atatürkçü Düşünce Derneği Genel Başkanı Gökhan Güler'in de davet edildiği ifade edilen açıklamada, Güler'in, kokteyle katılmak için bugün adadan ayrılacağı ve 27 Aralık tarihinde KKTC'ye geri döneceği belirtildi” (cümle düşüklüğü yazana ait) denmekte… Tarih belirtilmemesine rağmen Aralık 2006 olduğu kesin… Gökhan Güler ile Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt arasındaki ilişki aslında, ADD’nın fonksiyonunu bize anlatması açısından önemli… 19 Mayıs 2003 tarihindeki Hasan Keskin’in Volkan Gazetesindeki yazısındaki “ben hem Türk hem de Müslüman'ım. Helale da inanırım, harama da. … Laf helalden açılmışken bir şeyin daha helal olduğuna inanıyorum. Vatan hainlerinin kanını içmek de helaldir” diyen anlayıştan yeni bir aşamaya gelen ve kadro yenileyip gençleşen özel harp dairesi psikolojik savaş araçları mücadeleye devam ediyor. Şimdilik psikolojik savaş ama ellerinde tuttukları paramiliterlerin neler yapabileceği de açık… Ama hem Türkiye’de hem de Kıbrıs’ın kuzeyinde şimdi moda askerin emri ile miting düzenlemek, ‘sivil’ refleks vermek! |